Kategorinin Öne Çıkanları

15

1

Image

‘Çobanlar’da işsizliği bitireceğiz’

Çobanlar Belediye Başkanı Ali Altuntaş, 500 kişinin çalışacağı tekstil fabrikası için çalışmalara başladı, tesisler 6 ay içinde faaliyete geçecek..

2

Image

‘BÜYÜK İŞLER BAŞARACAĞIZ’

Kanal 3 ekranlarında Mehmet Emin Güzbey’in hazırlayıp sunduğu Dobra Dobra programına konuk olan Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rekt..

3

Image

Moleküler Biyoloji Günleri

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi tarafından Moleküler Biyoloji ve Genetik Günleri etkinliği düzenlendi. ..

4

Image

BAŞKAN ADAYI Burhanettin Çoban
AK Parti tarafından İl Genel Meclisi Grup Toplantısı İl Özel İdaresi Binası’nda gerçekleştirildi...

5

Image

‘MHP seçimlerden zaferlerle çıktı’

Milliyetçi Hareket Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, 31 Mart seçimlerinde Afyonkarahisar’da MHP’den belediye başkanlığını kazana..

6

Image

AFRAY’ın detayları konuşuldu

Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Devlet Demiryolları 7. Bölge Müdürü Adem Sivri ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti...

7

Image

‘Sultandağı örnek bir ilçe olmalı’

Sultandağı Belediye Başkanı Mehmet Aldırmaz’ı ziyaret eden Orman ve Su İşleri eski Bakanı, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Prof. Dr. Veysel ..

8

Image

‘Belediye çiftlik gibi yönetilmiş’
Çay ilçesinde Belediye Başkanı seçilen Hüseyin Atlı’yı ziyaret eden Milletvekili Prof. Dr. Veysel Eroğlu yaptığı açıklamada, “Bizden önceki belediye ..

9

Image

‘Emirdağ marka ilçe haline gelecek’

Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu’ya ziyarette bulunan Orman ve Su İşleri eski Bakanı, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Prof. Dr. Veyse..

10

Image

‘Ateş böyle yakılır’
Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Nevzat Ercan, sessizliğini bozarak CHP’nin eski 2 il başkanlarının yaptığı eleştirilerine cevap verd..

11

Image

“AK Parti’nin farkını ortaya koyacağız”

31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin ardından İl Genel Meclisi Üyeliği’ne seçilen Burhanettin Çoban, Ferda Ertürk, Nurettin Birliktir, Mustafa Y..

12

Image

Vali Tutulmaz anaokulu açtı

Devlet millet iş birliği çerçevesinde Hayırsever Ahmet Kızılkaya tarafından Kanlıca Mahallesi’ne yapılan Vediha-Ahmet Kızılkaya Anaokulu’nun açıl..

13

Image

‘Birlik ve beraberlik içinde çalışacağız’

Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı görevine başladıktan sonra ilk ziyaretini Vali Mustafa Tutulmaz’a yapan Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Afyonk..

14

Image

‘Başkanlarımız 10’ar yıllık çalışacak’

AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen haftalık olağan basın toplantısında konuşan AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Hüseyin Sezen, da..

15

Image

‘Dolandırıcılara itibar etmeyin’

Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’ndan yapılan açıklamada, dolandırıcılık yapan bazı şahısların Vali Mustafa Tutulmaz ve vali yardımcılarını..

16

Image

‘31 Mart Cumhur’un zaferidir’

31 Mart seçimleri sonrası MHP’nin kazandığı belediyelerdeki, Belediye Başkanlarını ziyaret eden MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, 31..

17

Image

‘Sorunları çözüme kavuşturacağız’

Afyonkarahisar’da Emir Murat Özdilek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde Eğitim-Öğretim ve Bilim Hizmet Kolu Çalışanları Sorunlar..

‘Hedeften sapmadan sivil direnişin destanı yazıldı’ | Gazete3.com.tr
Image

‘Hedeften sapmadan sivil direnişin destanı yazıldı’


“15 Temmuz: Direniş ve Diriliş Destanı” konulu konferansta konuşan AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karakaş, 15 Temmuz’da hedef dışına sapmadan sivil direnişin destanının yazıldığını söyledi.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karakaş tarafından “15 Temmuz: Direniş ve Diriliş Destanı” konulu konferans gerçekleştirildi.
  SİYASET    18.07.2018 10:46:30

Senato Salonunda gerçekleştirilen konferansın açış konuşmasını yapan AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün ikinci yıl dönümünde de AKÜ personeliyle birlikte etkinliklere katıldıklarını ifade etti. Solak, “Allah bizlere bir daha 15 Temmuz yaşatmasın. Yükü, karşılığı, travması ağır bu nedenle ülke ve toplum olarak dikkat etmemiz ve üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Gece boyunca yapılan konuşmalarda Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmalarından da özetleyecek olursak hakikaten millet olarak, ülke olarak birçok konuya hassasiyet göstermemiz gerekiyor” diye konuştu.

“KİMSE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN DIŞLANAMAZ”

AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsa Sağbaş ise mali alanda faydasından kimsenin dışlanamadığı malların kamusal mal olduğunu ifade etti. Sağbaş, “Özgürlük de bunlardan birisi. 15 Temmuz’da şehitlerin canlarıyla, gazilerin kanlarıyla bedelini ödedikleri özgürlüğü 80 milyon olarak hiçbir bedel ödemeden kullanıyoruz. 15 Temmuz’da olaylar Ankara ve İstanbul’da çok fazla yaşandı ve burada yaşayan vatandaşlarımız 15 Temmuz’u bizden daha fazla hissettiler. Beni en fazla etkileyen, şehadete giden vatandaşlarımızın parklardaki süs havuzlarından abdest almaları oldu. Ne mutlu onlara diyorum” dedi.

“TÜRKİYE TARİHİ DARBELER ZİNCİRİ”

Açış konuşmalarının ardından AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karakaş tarafından “15 Temmuz: Direniş ve Diriliş Destanı” adlı konferans verildi. Türkiye siyasi tarihinde darbelerin önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Karakaş, “Cumhuriyet döneminin kendine özgü bir vesayet sistemini ifade eden darbeler süreci var. Bunun son halkası ise hep beraber somut bir şekilde yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişimidir.” diye konuştu.

“TEK PARTİ DÖNEMİNDE DARBE SİSTEMİ YOKTU AMA VESAYET VARDI”

“Siyasi tarihimiz Osmanlı’dan bugüne darbe dönemlerine tanıklık ederek şekillenmiştir.” tespitinde bulunan Karakaş, şunları söyledi: “Osmanlı’da 1876’da Sultan Abdülaziz’e yönelik yapılan darbe siyasi tarihimizin ilk darbesi olarak biliniyor. Daha sonra 1908’de II. Abdülhamit’e yönelik olarak Jön Türkler’in gerçekleştirmiş olduğu bir darbe var. 31 Mart 1909 ise aslında karışık olayların vuku bulduğu ve askerin sivil siyasete vesayetini ifade eden bir tarihtir. Cumhuriyet Dönemine geçtiğimizde tek parti döneminde bir darbe sistemi yoktu ama vesayeti ifade eden halk iradesini bir anlamda tam yansımasını engelleyen Bürokrasi-Ordu-CHP üçlüsü diye tanımlanan jakoben yapı ile karşı karşıyayız. Bu durum, halk iradesinin iktidara yansıması veya yansımaması açısından siyasi tarihçiler tarafından ayrıca tartışılmaktadır.”

“DARBELER TARİHİNİN ANASI 27 MAYIS 1960 DARBESİ”

Çok partili hayata geçildikten sonra Cumhuriyet tarihinin darbeler döneminin başladığını ifade eden Karakaş, “Bu anlamda hepimizin bilgi olarak bildiği darbeler tarihinin anası olarak bilinen 27 Mayıs 1960 darbesidir. bu darbenin hafızalarımızda nasıl yer ettiğini biliyoruz. Dönemin seçilmiş başbakanının ve bakanlarının idam edilmesi hafızamızda olan en önemli bilgi ve görüntüdür. Yine hemen akabinde 12 Mart 1971 muhtırasını görüyoruz. Aslında bu muhtıra 9 Martta gerçekleştirilmek istenen sol içerikli bir girişim idi. 9 Martta darbe gerçekleşseydi yapısı itibariyle 15 Temmuz’a benzer nitelikteydi. Çünkü siyasi bir arka planı vardı. Sol siyasetin gerçekleştirmek istediği bir darbeydi. Fakat generaller bunu haber aldıkları için girişimi önleyerek karşı darbeyi 12 Martta bir muhtıra olarak siyasi iktidara bildirmiş oldular. 12 Eylül 1980 darbesi sonuçları açısından en büyük darbe diyebiliriz. Çünkü Türkiye’de siyasi oluşumlara ve sivil siyasete yönelik gerçekleştirilen, farklı gerekçeleri olan ama sonuç itibariyle siyaseti vesayet altına alacak ve somut sonuçları bulunan bir darbedir. Sonuçları itibariyle en büyük darbe diyebiliriz. 28 Şubat 1997 post-modern darbesini ise yöntemi farklı olan ancak sonuçları itibariyle darbe niteliği taşıyan, siyaseti vesayet altına alma girişimidir.” şeklinde konuştu.

“DİRENİŞ HATTININ EN ÖNEMLİ OMURGASI SİVİL HALK”

İhanet gerçekleşirken direnişin de dozunu artırarak devam ettiğini kaydeden Karakaş, “Cumhurbaşkanımızın meydanlara çıkın çağrısı ile birlikte Türkiye’nin bütün meydanları il ve ilçeler olmak üzere insanlarımız tarafından dolduruldu ve direniş güçlendirilmiş oldu. Direniş hattına baktığımız zaman en önemli ve omurgayı oluşturan sivil halk, polis, meclisimiz, yargı, medya ve yine Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde vatansever bir grup, salalarla birlikte imamlar önemli bir yer edindi ve en önemli boyutlardan birisi de bu sürece güçlü bir liderlikle öncülük yapan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Tabii ki, Başbakan Binali Yıldırım, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından da ciddi anlamda liderlik ortaya konulmuş oldu” dedi.

“HEDEF DIŞINA SAPMADAN SİVİL DİRENİŞİN DESTANI YAZILDI”

Korkak denilen aşağılanan halkın, tankın, tüfeğin, helikopterin ve uçağın karşısına çıplak elleriyle vücutlarıyla çıktığını söyleyen Karakaş, “O gece hiç unutmuyorum, bir FETÖ kanalında direniş çağrısı yapıldı denildiğinde bizim halkımız daha yere yatmasını, tüfeği nasıl çalıştıracağını bilmez şeklinde bir aşağılama ifadesini hatırlıyorum. Demek ki halk darbeyi gerçekleştirenler tarafından tam çözümlenememiş. Dolayısıyla millet faktörü üzerinden hedef dışına sapmadan sivil direnişin destanı yazılmış oldu. Yani öldürme, cam, çerçeve kırma, yağmalama gibi hiçbir şey ile karşılaşmadık. Bu anlamda soylu bir direniş ifadesini hak ediyor.” şeklinde konuştu.

“ŞANLI BİR HALK DEVRİMİ”

Direnişin oluşturduğu heyecan ve ruhun beraberinde şanlı bir halk devrimini inşa ettiğini ifade eden Karakaş, “O gece millet, iradesi, azmi ve cesaretiyle nasıl özgür kalabileceğini ve kaderini tayin edebileceğini tüm dünyaya göstermiş oldu. Direnişi ve dirilişi örgütleyen, tankların önüne yatan, kurşuna karşı yürüyen ve uçaklara kafa atmaya çalışanların oluşturduğu bir sosyoloji ile bu gerçekleşmiş oldu. Ve direniş, Demokrasi Mitingleri ile oluşan yeni duruş, Türkiye’nin yeni siyasal ve sosyolojik ikliminin bir tutumu haline gelmiş oldu. Bu tutum hem zihinsel hem de politik olarak diriliş ruhunu ifade ediyordu” diye konuştu.

DEVRİM DEĞİŞİMDİR

Devrimin değişim olduğunu söyleyen Karakaş, “Dolayısıyla bundan sonra olacakların eskisinden farklılıklar arz etmesi gerekiyordu. Bu süreç sonrasında yapılan değişikliklere baktığımızda da bunu görüyoruz. Daha önce hiç aklımıza gelemeyecek değişikliklerin bu dönemden sonra yapıldığını görüyoruz. Mesela askeri eğitim sisteminden birliklerin kent dışına taşınmasına, OHAL kapsamındaki KHK’lar ile yapılan değişiklikler ve anayasa değişiklikleri ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçiş gibi gelişmeler, devrimsel değişimin en önemli göstergeleriydi. Bugün 24 Haziran seçimleri ile birlikte bu değişimin en somut sonucu da ortaya çıkmış oldu” dedi.

“BEDELİ AĞIR, ÖNEMLİ SONUÇLARI OLAN BİR GİRİŞİM”

İhanet, direniş ve diriliş olarak ifade edilen sürecin sonuçlarını anlatan Karakaş, şunları kaydetti: “Öncelikle 15 Temmuz siyasal toplumsallaşma sürecidir ve önemli sonuçları olmuştur. 7’den 70’e bütün kesimler için bir siyasal toplumsallaşma sürecidir. Toplumu yeni bir siyasal kültür iklimine taşıdı ve yeni bir sosyolojinin oluşmasına neden oldu. Toplumsal dayanışma ruhunu ortaya çıkardı, birlikte karşı duruşların sonuç alınabileceğini gösteren birliktelik ruhu oluştu. Yine siyasal kutuplaşmayı zayıflatarak birlik ve direniş ruhunu güçlendirdi. Bu da çok önemli, Türkiye’de siyasal kutuplaşma hep tartışılan ve şikâyet edilen bir konudur. 15 Temmuz gecesinde ortaya çıkan o direniş ve diriliş ruhu o kutuplaşmaları da ciddi anlamda azalttı ve birlikte olma zorunluluğunu ortaya çıkarmış oldu. Yine küreselci ve emperyalist işbirlikçilerin maskelerini düşürdü. Biz buradan hareketle hem Gezi’nin ne anlama geldiğini yeniden görmüş olduk hem de 17-25 Aralık’ın ne anlama gelmiş olduğunu anlamış olduk. Bir başka önemli sonucu da Y ve Z kuşağı olarak bildiğimiz genç kuşaklarımıza tecrübe kazandırarak siyasal bilinçlenmeleri sağlanmış oldu. Özellikle demokrasi mitingleri ile birlikte bu perçinlenmiş oldu. Hani gençler için lümpen, değersiz, apolitik gibi kavramlar kullanılıyordu, ancak bunun öyle olmadığı anlaşıldı ve darbe gibi durumların Türkiye’de de yaşanabileceği algısı üzerinden bir siyasal bilinçlenme gençler arasında sağlanmış oldu. Sol düşüncenin direniş ve devrim konusundaki ezberini bozdu ve aklını karıştırdı. Biraz önce bahsettiğim o kıskanma bu sonuçla bağlantılı idi. Emperyalizmin Türkiye için yazdığı felaket senaryosu bozularak iç savaş tehlikesi atlatılmış oldu. O gece ciddi anlamda iç savaşın eşiğine gelmişti Türkiye. Yine tutumları, darbe girişiminin arkasında Amerika ve AB ülkelerinin olduğunu bize gösterdi. Darbeye karşı tutumlarını hatırlayın. O gece Amerika’nın, Avrupa Birliğinin ve paralel yapılanmaların ne zamandan itibaren açıklama yapmaya başladıklarını hatırlarsak bunu görmüş oluruz. Darbede direnişçilerin psikolojik anlamda üstünlük kazanmaya başladıktan sonra bu açıklamaların yapıldığını hatırlıyoruz. Tabii darbe girişimi ağır faturası olmasına rağmen, geleceğe daha umutlu bakma imkanını tanıdı bizlere. Sürekli uyanık olunması gereken bir jeostratejik değeri bulunan coğrafyada yaşadığımızı bize hatırlattı. Vatan duygusunu güncelledi ve önemini hatırlattı. Bana göre 15 Temmuz sonrasının en önemli çıktılarından birisidir vatan duygusuna çok güçlü bir şekilde yeniden sahip olunması. Yine siyasi kültürümüzde var olan darbe geleneğinin hiç aklımızdan çıkarmamız gerektiğini gösterdi. Ilımlı İslam söylemi ve paralel din projesini bize gösterdi, Türkiye’nin hala tartışmaya devam ettiği bir konudur. Bu sonuçların etkisi tamamlanmış değil, hala tartışılmaya devam ediyor, etkisi de uzun süre devam edecektir diye düşünüyorum. Darbe gibi ihanet girişimlerine karşı nasıl direneceğimizi öğreten bir süreçti. Son olarak da tabandan tavana, milletimize diriliş ruhu kazandırdı. Bu ruhla milletimiz geleceğe daha umutla bakmayı, daha uyanık olmayı ve geleceği kendi ellerimizle yeniden inşa etmemiz gerektiği inancını kazandırdı. Bu sonuçlar açısından son derece önemliydi. Dolayısıyla 15 Temmuz gerçek bir ihanetti. Karşısında gerçek ve soylu bir direnişi buldu. Direnişin sonucunda da güçlü bir dirilişle şanlı bir halk devrimi gerçekleşti diye düşünüyorum. Bu vesileyle de 15 Temmuz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum.”>>>Alkan KURT

  SİYASET    18.07.2018 10:46:30

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..
18.04.2019
18.04.2019
18.04.2019
OZEL HABERLER