Kategorinin Öne Çıkanları

15

1

Image

Maver Kemal Arsoy’a ilk hediye belediyeden
Belediye Başkanı Burhanettin Çoban'ın talimatıyla 'eğitime destek' amacıyla başlatılan “Her Okula, Bir Bilgisayar, Bir Televizyon” kampanyası çerçeves..

2

Image

Teknik Kolej’den Müftü Kabukçu’ya ziyaret
Camiler ve Din görevlileri haftası dolayısıyla Afyon OSB Rahmiye Sare Palalı Teknik Kolejinde eğitim ve öğretim gören öğrenciler, Afyonkarahisar İl Mü..

3

Image

Minikler itfaiyeciliği öğrendi
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Renkli Ev Kreşi öğrencileri, Afyonkarahisar Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nü gezerek bilgi aldı...

4

Image

Batı Tur şoförleri kahvaltıda buluştu
Başta Afyon OSB Rahmiye Sare Palalı Teknik Kolejin öğrenci ve personelleri ile birçok okul servis işletmenin taşımacılığı yapan Afyon Batı Tur’un şofö..

5

Image

‘Teknoloji Üniversitesi kuracağız’
Turkcell firması tarafından Zeka Gücü Projesi kapsamında düzenlenen programda konuşan Kültür ve Turizm Eski Bakanı ve Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi At..

6

Image

‘Kentimizi başarıyla temsil ettiniz’
Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, TEKNOFESTE katılan Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi takımını makamında ağırladı. Başkan Çoban, heyeti kentimizi b..

7

Image

Fatih Anadolu Lisesi Stem Merkezi olacak
Afyonkarahisar Fatih Anadolu Lisesi’nin 2018 teklif çağrısı döneminde başvurduğu 2018-1-TR01-KA229-058635_1 numaralı "Maths,Engineering and Technology..

8

Image

‘Gençler 18 yaşına kadar meslek edinmeli’
Uluslararası Bilim ve Eğitim Kongresi’nde konuşan AKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Peker, 18 yaşına gelen ve üniversiteye giremeyen gençler..

9

Image

TÜBİTAK destek programı tanıtıldı
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ile Akdeniz Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinin ortaklaşa düzenlediği TÜBİTAK Bİ..

10

Image

Sınav Koordinasyon Kurulu toplandı
Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yarın yapılacak olan Ortaöğretim Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) öncesinde Afyon Kocatepe Üniv..

11

Image

Başkan Çoban başarılı öğrencileri ödüllendirdi
Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Bilgi Evi öğrencilerini başarıya teşvik etmek amacıyla başlattığı ödül uygulamasında dereceye giren öğrencilere ve..

12

Image

Geleceğin sanayicileri yetişiyor
Afyonkarahisar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki eğitim faaliyetleri hakkında velileri bilgilendiren Okul Müdürü Osman Tezgiden, okulda farklı eğ..

13

Image

Mekatronik Mühendisliği AKܒyü temsil etti
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği bölümü TeknoMeka takımı İstanbul’da düzenlenen Havacılık, Uzay Ve Teknol..

14

Image

Oryantasyon eğitimi
Afyonkarahisar Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulunda 2018-2019 eğitim öğretim döneminde görev alacak 186 usta öğreticiye oryantasyon eğitimine b..

15

Image

Öğrencilere yardım
2018-2019 eğitim-öğretim yılı başlangıcında İzmir Afyonkarahisar Dinar ve Çölovası Köyleri Derneği, 410 öğrencinin yüzünü güldürdü...

16

Image

Sosyal Medya’da doğru iletişim anlatıldı
Afyonkarahisar Fatih Anadolu Lisesi 2015 teklif çağrısı döneminden bu yana koordinatörü olarak yürüttüğü “Connect, Share and Get Enlighted – Bağlan, P..

17

Image

Emekli öğretmenler Çay’da buluştu
İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü'nden 1973-1976 yılları arasında mezun olan beden eğitimi öğretmenleri, Afyonkarahisar'ın Çay ilçesinde buluştu...

‘Dijital araçlar bireyi kullanabilir’ | Gazete3.com.tr
Image

‘Dijital araçlar bireyi kullanabilir’


Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ev sahipliğinde “Dijitalleşen Dünyada Bir Yetişkin Yetiştirmek” temasıyla düzenlenen 13. Okul Öncesi Eğitimi Öğrenci Kongresi açış konferansında konuşan Eğitimci Yazar Dr. Erdal Atabek, günümüzde her bireyin adeta vazgeçilmezi haline hızla gelen cep telefonu, internet gibi imkanların bir araç olduğunun bilincinde hareket edilmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bu araçların bireyi kullanabileceğini söyledi.


  EĞİTİM    28.04.2018 10:21:15

Atabek, “Dijital kültürde üretim de var tüketim de var. Belirleyici husus bunu nasıl kullandığımızdır. Dijital araçlar adı üstünde araçtır. Cep telefonu bir araçtır. Televizyon, Facebook, e-posta bunların hepsi birer araçtır. Bizim kullanmamız gereken araçlardır. Ancak kullanmasını bilmediğiniz araç sizi kullanır. Bu bindiğiniz arabadan cebinizdeki paraya kadar geçerlidir. Eğer onu iyi kullanamazsanız o sizi kullanır. Cebinizdeki paraya ya da kullandığınız arabanın gaz pedalına teslim olursunuz. Kullandığınız cep telefonuna teslim olursunuz ve oyun oynarken saatleriniz geçer” dedi. Atabek, bilim, sanat ve hayatın paylaşıldığı süreç ve ölçüde güzel, yaratıcı ve üretici olduğunu belirterek, gelinen aşamada dünyanın dijital kültürde geri dönülemez bir noktada olduğunu ifade etti. Atabek, “Geriye dönülmez biçimde dijitalleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Geriye dönülmez diyorum, çünkü dünyanın geriye dönülmez evreleri vardır. Tarım toplumu 10 bin yıl devam etti. Avcılık ve toplayıcılıktan dünyamızın tarım toplumuna, yerleşik tarıma dönmesi geri dönülemez bir adım olmuştur. 10 bin yıl devam ettiği tahmin edilen tarım toplumundan sonra 300 yıl endüstri toplumu kendi paradigmaları ile dünyaya egemen olmuştur. Yaklaşık olarak da 50 yıldan beri bilgi toplumunda yaşıyoruz. Aynı zamanda bir küreselleşmeyle birlikte yaşıyoruz. Dijital kültürün küreselleştirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Bunlar geri dönülemez adımlardır. Eğer biz çağın gerekleriyle yaşamayı öğrenemezsek, kazanmak yerine kaybederiz. Bu çok önemli bir nokta olup bunu öğrenciye öğrenmemizde fayda vardır” diye konuştu.

“ÜRETMEYEN ÇOCUK SABRETMEZ VE BEKLEMEZ”

Konuşmasında kendi çocukluğu ile şimdiki zaman çocuklarına ilişkin örnekler aktaran Atabek, iki çocukluk arasındaki temel farkın üretmemek ve bunun değerini bilmemek olduğunu aktardı. Atabek, doğadan kopuk yetişen neslin bir “kayıp” olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Çocukluğumda 2 katlı ve bahçeli bir evde yaşıyorduk. Ben 5 yaşımdayken bahçeye mısır ekiyordum. Babam öğretmendi. İlçenin de Milli Eğitim Müdürlüğünü yapıyordu. Öğretmen okulunun ilk mezunlarındandı. Annem de eğitime ilgi duyan bir kadındı. Bahçede bir arkadaşımla mısır ekerdik. Ektiğimiz yerleri sulamamız öğretilirdi. Her sabah sulardık. Horoz ve tavuk yetiştirirdik. Biz suladığımız mısırların toprakta büyüdüğünü ve mısır verdiğini gördük. 5 yaş çocukluğumu anlatmanın bir nedeni var. Biz orada bunları yaparken sabretmeyi, beklemeyi ve üretmeyi öğrendik. Su verdiğimiz bir tohumun büyüdüğünü gördük. Su vermeye devam ettiğiniz bir bitkinin ürün verdiğini gördük. Bunlar bugün çocuklarımıza öğretemediğimiz şeylerdir. Bugün 5 yaşında bir çocuğumuz bunu yapmadığı için sabretmeyi bilmiyor ve beklemeyi öğrenemiyor. Bunu yapmadığı bir ürünün nasıl geliştiğini göremiyor. Çocuklarımızı alıp alışveriş merkezlerine gidiyoruz ve çocuklarımız orada her şeyi yapay görüyor. Meyveleri manavda görüyor. Hayatında bir kiraz ağacı görmeden kirazı dalında görmeden büyüyen erişkinlerimiz var. Bunları kayıp sayıyorum.”

“KUZEY AVRUPA ÜLKELERİNDEKİ ORMAN ANAOKULLARINDA ÇOCUKLAR DOĞAYI ÖĞRENİYOR”

İnsanoğlunun doğadan çok fazla şey öğrendiğini ifade eden Atabek, “Asla unutmamız gereken bize en çok şey öğreten doğadır. Her gün 24 saat bize pek çok şeyi anlatan içinde yaşadığımız doğadır” dedi. Atabek, insanoğlunun doğadan öğrendiklerini çocuklarına aktarması gerektiğine işaret ederek, “Her sabah doğan güneş her akşam batan güneş, her gün bize ışığını saçan bir sistem. Biz bunu çok fark etmiyoruz. Mevsimlerimiz, kıştan bahara geçişimiz, bahardan yaza girişimiz, sonbahar, kış. Mevsimlerin binlerce yıldır şaşmayan ritmi bize bir şey öğretiyor. Dikkat etmeyi, görmeyi, bakmayı, anlamayı ve düşünmeyi öğretiyor. Bunları çocuklarımıza öğretmeliyiz. Çocuklarımız bu yaşam dersleri görmeli” diye konuştu. Atabek, Kuzey Avrupa ülkelerinde doğa merkezli bir okul öncesi eğitim sistemi olduğunu belirterek, “Bugün Finlandiya’da, Hollanda’da, Danimarka’da orman okulları var. Okulları ormana kurmuşlar. Çocuklar ormana gidiyor. Sabahleyin ormana gidip, eğitimlerini orada sürdürüp akşam evlerine dönüyorlar. Yaz ve kış da durum böyle. Ormanda her koşulda yaşamayı, her koşula uygun giyinmeyi, her koşulda yapacakları şeyleri öğreniyorlar” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK ASLA YETİŞTİRİLECEK BİR OBJE DEĞİLDİR

Bir çocuğun asla yetiştirilecek bir obje olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Atabek, çocuğun öğretmenlerin rehberliğinde kendini yetiştirdiğini ifade etti. Atabek, “Bir çocuk sizin yetiştirmeniz gereken bir obje değildir. Yetişmesine rehberlik etmeniz gereken bir insandır. Onun yetişmesine siz rehberlik edersiniz ama o kendisi yetişir. Öğrenci, öğretmenin kendisine bir şey öğrettiği bir kişi değildir. Öğretmenin rehberliğinde kendisi öğrenen kişidir. Öğrenci kendisi öğrenir. Öğretmen sadece bir rehberdir. Aksi halde öğretmen bilgileri aktarır, öğrenci de ezberler ve onu tekrarlar. Bu öğrencilik değildir” diye konuştu. Atabek, Türkiye’deki eğitim sisteminin en temel sıkıntısının da eleştirel düşüncenin öğretilmesi olduğunu ve bunun sonucunda da insanların bilgiyi öğrense bile düşünmeyi öğrenemediğini de sözlerine ekledi.
Açılış konferansının sonunda Eğitimci Yazar Dr. Erdal Atabek’e Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak tarafından plaket takdim edildi.>>>Gazete3


  EĞİTİM    28.04.2018 10:21:15

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..