Kategorinin Öne Çıkanları

15

1

Image

Ağabeylerinden miniklere hediye

Yusuf Özer Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, oyuncak toplama kampanyası kapsamında topladıkları oyuncakları, Namık Kemal İlkokulu ana..

2

Image

Din görevlileri eğitimden geçti


Afyonkarahisar İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ve Afyonkarahisar İl Müftülüğü iş birliği ile merkezde görev yapan 305 kişilik din görevlisi..

3

Image

TED Afyon Koleji’nde 23 Nisan coşkusu


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 99. yılında TED Afyon Koleji’nde büyük bir coşkuyla kutlandı.
..

4

Image

Atık malzemelerden açık hava sınıfı oluşturdular
Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde Aktürkler İmamhatip Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri atık malzemelerden, sıra yaparak açık hava sınıfı oluşturdu..

5

Image

Halk oyunları izleyenleri mest etti
Hoca Ahmet Yesevi İlkokulu Geleneksel Halk Oyunları Festivali, Hattat Ahmet Karahisar Kültür Merkezi Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleşti. Festivald..

6

Image

Arama köpeklerinin zorlu eğitimi

Afyonkarahisar'da İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) bünyesindeki arama köpekleri, keskin koku alma yetenekleri sayesinde heyelan, deprem ve ..

7

Image

İmam Hatiplilerin projeleri sergilendi

Afyonkarahisar Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin projeleri 4006 TÜBİTAK Bilim Fuarı’nda sergilendi. ..

8

Image

‘Eğitime büyük katkı sağlıyor’

Afyonkarahisar’da düzenlenen Bilgi Günleri etkinliğinde konuşan Vali Mustafa Tutulmaz, etkinliğin Afyonkarahisar’ın eğitim seviyesine büyük katkı..

9

Image

Ulusal Robot Yarışması

Afyonkarahisar merkezde bulunan Selçuklu İlkokulu, 27 Nisan 2019 tarihinde Ulusal Robot Yarışması’na ev sahipliği yapacak...

10

Image

‘Donanımlı bireyler yetiştiriyoruz’
Afyon Eğitim Vakfı, Ankara’da düzenlenen Ulusal Proje Meslek Konferansı’na katıldı. Vakıf Genel Sekreteri Murat Diker, “Bursiyerlerimizin eğitimine ka..

11

Image

Güvenlikçilere eğitim

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) bünyesinde bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu tarafından kurul çalışanlarının yasal hak ve sorumlulukları a..

12

Image

‘Elimizden gelen desteği veriyoruz’

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Uluslararası İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi (UİM) tarafından düzenlenen ‘7. International Week’ (Erasm..

13

Image

Hayalleri gerçek oldu

Afyonkarahisar'da polis olarak operasyona çıkma hayali kuran bedensel engelli ikiz kardeşler, Yunus timlerinin kullandığı motosikletle senaryo ge..

14

Image

Öğrencilerden şiir ziyafeti

Afyonkarahisar Kocatepe İlkokulu öğrencileri tarafından şiir gecesi düzenlendi. Özel bir okulun konferans salonunda gerçekleştirilen şiir gecesi,..

15

Image

Öğrencilerden anlamlı hediye

Emine Efiloğlu Anaokulu Okul Müdürü Okan Özdemir ve Sınıf Öğretmeni Serap Çilek minik öğrencilerle birlikte İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ..

16

Image

‘Eğitimcilere şiddet son bulmalı’
Şuhut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve eğitim sendikaları öncülüğünde bir araya gelen eğitim camiası, Gebze'de bir lisede görev yapan Müdür Yardımcısı N..

17

Image

Kurutma yapan vestiyer

Afyonkarahisar’da bir ortaokulda eğitim gören iki öğrenci, 4006 TÜBİTAK Bilim Fuarı için ıslak kıyafetleri kurutan vestiyer tasarladı...

‘Dijital araçlar bireyi kullanabilir’ | Gazete3.com.tr
Image

‘Dijital araçlar bireyi kullanabilir’


Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ev sahipliğinde “Dijitalleşen Dünyada Bir Yetişkin Yetiştirmek” temasıyla düzenlenen 13. Okul Öncesi Eğitimi Öğrenci Kongresi açış konferansında konuşan Eğitimci Yazar Dr. Erdal Atabek, günümüzde her bireyin adeta vazgeçilmezi haline hızla gelen cep telefonu, internet gibi imkanların bir araç olduğunun bilincinde hareket edilmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bu araçların bireyi kullanabileceğini söyledi.


  EĞİTİM    28.04.2018 10:21:15

Atabek, “Dijital kültürde üretim de var tüketim de var. Belirleyici husus bunu nasıl kullandığımızdır. Dijital araçlar adı üstünde araçtır. Cep telefonu bir araçtır. Televizyon, Facebook, e-posta bunların hepsi birer araçtır. Bizim kullanmamız gereken araçlardır. Ancak kullanmasını bilmediğiniz araç sizi kullanır. Bu bindiğiniz arabadan cebinizdeki paraya kadar geçerlidir. Eğer onu iyi kullanamazsanız o sizi kullanır. Cebinizdeki paraya ya da kullandığınız arabanın gaz pedalına teslim olursunuz. Kullandığınız cep telefonuna teslim olursunuz ve oyun oynarken saatleriniz geçer” dedi. Atabek, bilim, sanat ve hayatın paylaşıldığı süreç ve ölçüde güzel, yaratıcı ve üretici olduğunu belirterek, gelinen aşamada dünyanın dijital kültürde geri dönülemez bir noktada olduğunu ifade etti. Atabek, “Geriye dönülmez biçimde dijitalleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Geriye dönülmez diyorum, çünkü dünyanın geriye dönülmez evreleri vardır. Tarım toplumu 10 bin yıl devam etti. Avcılık ve toplayıcılıktan dünyamızın tarım toplumuna, yerleşik tarıma dönmesi geri dönülemez bir adım olmuştur. 10 bin yıl devam ettiği tahmin edilen tarım toplumundan sonra 300 yıl endüstri toplumu kendi paradigmaları ile dünyaya egemen olmuştur. Yaklaşık olarak da 50 yıldan beri bilgi toplumunda yaşıyoruz. Aynı zamanda bir küreselleşmeyle birlikte yaşıyoruz. Dijital kültürün küreselleştirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Bunlar geri dönülemez adımlardır. Eğer biz çağın gerekleriyle yaşamayı öğrenemezsek, kazanmak yerine kaybederiz. Bu çok önemli bir nokta olup bunu öğrenciye öğrenmemizde fayda vardır” diye konuştu.

“ÜRETMEYEN ÇOCUK SABRETMEZ VE BEKLEMEZ”

Konuşmasında kendi çocukluğu ile şimdiki zaman çocuklarına ilişkin örnekler aktaran Atabek, iki çocukluk arasındaki temel farkın üretmemek ve bunun değerini bilmemek olduğunu aktardı. Atabek, doğadan kopuk yetişen neslin bir “kayıp” olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Çocukluğumda 2 katlı ve bahçeli bir evde yaşıyorduk. Ben 5 yaşımdayken bahçeye mısır ekiyordum. Babam öğretmendi. İlçenin de Milli Eğitim Müdürlüğünü yapıyordu. Öğretmen okulunun ilk mezunlarındandı. Annem de eğitime ilgi duyan bir kadındı. Bahçede bir arkadaşımla mısır ekerdik. Ektiğimiz yerleri sulamamız öğretilirdi. Her sabah sulardık. Horoz ve tavuk yetiştirirdik. Biz suladığımız mısırların toprakta büyüdüğünü ve mısır verdiğini gördük. 5 yaş çocukluğumu anlatmanın bir nedeni var. Biz orada bunları yaparken sabretmeyi, beklemeyi ve üretmeyi öğrendik. Su verdiğimiz bir tohumun büyüdüğünü gördük. Su vermeye devam ettiğiniz bir bitkinin ürün verdiğini gördük. Bunlar bugün çocuklarımıza öğretemediğimiz şeylerdir. Bugün 5 yaşında bir çocuğumuz bunu yapmadığı için sabretmeyi bilmiyor ve beklemeyi öğrenemiyor. Bunu yapmadığı bir ürünün nasıl geliştiğini göremiyor. Çocuklarımızı alıp alışveriş merkezlerine gidiyoruz ve çocuklarımız orada her şeyi yapay görüyor. Meyveleri manavda görüyor. Hayatında bir kiraz ağacı görmeden kirazı dalında görmeden büyüyen erişkinlerimiz var. Bunları kayıp sayıyorum.”

“KUZEY AVRUPA ÜLKELERİNDEKİ ORMAN ANAOKULLARINDA ÇOCUKLAR DOĞAYI ÖĞRENİYOR”

İnsanoğlunun doğadan çok fazla şey öğrendiğini ifade eden Atabek, “Asla unutmamız gereken bize en çok şey öğreten doğadır. Her gün 24 saat bize pek çok şeyi anlatan içinde yaşadığımız doğadır” dedi. Atabek, insanoğlunun doğadan öğrendiklerini çocuklarına aktarması gerektiğine işaret ederek, “Her sabah doğan güneş her akşam batan güneş, her gün bize ışığını saçan bir sistem. Biz bunu çok fark etmiyoruz. Mevsimlerimiz, kıştan bahara geçişimiz, bahardan yaza girişimiz, sonbahar, kış. Mevsimlerin binlerce yıldır şaşmayan ritmi bize bir şey öğretiyor. Dikkat etmeyi, görmeyi, bakmayı, anlamayı ve düşünmeyi öğretiyor. Bunları çocuklarımıza öğretmeliyiz. Çocuklarımız bu yaşam dersleri görmeli” diye konuştu. Atabek, Kuzey Avrupa ülkelerinde doğa merkezli bir okul öncesi eğitim sistemi olduğunu belirterek, “Bugün Finlandiya’da, Hollanda’da, Danimarka’da orman okulları var. Okulları ormana kurmuşlar. Çocuklar ormana gidiyor. Sabahleyin ormana gidip, eğitimlerini orada sürdürüp akşam evlerine dönüyorlar. Yaz ve kış da durum böyle. Ormanda her koşulda yaşamayı, her koşula uygun giyinmeyi, her koşulda yapacakları şeyleri öğreniyorlar” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK ASLA YETİŞTİRİLECEK BİR OBJE DEĞİLDİR

Bir çocuğun asla yetiştirilecek bir obje olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Atabek, çocuğun öğretmenlerin rehberliğinde kendini yetiştirdiğini ifade etti. Atabek, “Bir çocuk sizin yetiştirmeniz gereken bir obje değildir. Yetişmesine rehberlik etmeniz gereken bir insandır. Onun yetişmesine siz rehberlik edersiniz ama o kendisi yetişir. Öğrenci, öğretmenin kendisine bir şey öğrettiği bir kişi değildir. Öğretmenin rehberliğinde kendisi öğrenen kişidir. Öğrenci kendisi öğrenir. Öğretmen sadece bir rehberdir. Aksi halde öğretmen bilgileri aktarır, öğrenci de ezberler ve onu tekrarlar. Bu öğrencilik değildir” diye konuştu. Atabek, Türkiye’deki eğitim sisteminin en temel sıkıntısının da eleştirel düşüncenin öğretilmesi olduğunu ve bunun sonucunda da insanların bilgiyi öğrense bile düşünmeyi öğrenemediğini de sözlerine ekledi.
Açılış konferansının sonunda Eğitimci Yazar Dr. Erdal Atabek’e Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak tarafından plaket takdim edildi.>>>Gazete3


  EĞİTİM    28.04.2018 10:21:15

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..