Kategorinin Öne Çıkanları

15

1

Image

Bahçeşehir Koleji’nde karne coşkusu
Afyonkarahisar'da 2018-2019 eğitim öğretim yılının ilk döneminin sona ermesi dolayısıyla karnelerini aldı...

2

Image

‘Tatili verimli geçirin’
Afyonkarahisar’da yarıyılın sona ermesi dolayısıyla Hoca Ahmet Yesevi İlköğretim Okulu’nda düzenlenen karne dağıtım töreninde konuşan Vali Mustafa Tut..

3

Image

İki haftada okuma yazma öğrendi
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Onkoloji ve Hematoloji Hastanesinde tedavi gören 54 öğrenci, karnelerini aldı. 1,5 aydır AFSܒde t..

4

Image

Şehit çocuklarının karne heyecanı
TED Afyon Koleji’nde eğitim gören şehit çocuklarına yarıyıl karnelerini Afyonkarahisar Emniyet Müdürü Gürsel Yıldız ve İl Jandarma Komutanı Albay Hamz..

5

Image

Yarıyıl tatili bugün
Afyonkarahisar’da 2018-2019 eğitim-öğretim yılı yarıyıl tatili bugün başlıyor. 146 bin öğrenci bugün yarıyıl karnelerini alarak, sömestr tatiline başl..

6

Image

‘Kitap Fuarı kültür şölenine dönüşmeli’
Afyonkarahisar’da 2’ncisi düzenlenecek olan Kitap Fuarı konusunda açıklamalarda bulunan Vali Mustafa Tutulmaz, Kitap Fuarı’nın kültür şölenine dönüşme..

7

Image

Çocukları gözetledi veliler soruları çözdü
Afyonkarahisar'da, ilkokul öğrencilerine kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için başlatılan "Sayfalarla Yaşamak" projesi kapsamında kitap okuyan veli..

8

Image

‘Kentimizi geliştirmek için çalışıyoruz’
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Yaşam Boyu Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi kursiyerleri tarafından oluşturulan El Sanatları Sergisi, Park Afyon..

9

Image

‘Dinamik ve yenilikçi bir yapıdayız’
TED Afyon Koleji Genel Koordinatörü Hayrettin Balıkçı, TED Afyon Koleji’nin dinamik ve yenilikçi bir eğitim-öğretim anlayışına sahip olduğunu söyledi..

10

Image

Özbek heyetten ziyaret

Taşkent Ali Şir Nevai Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Shuhrat Sırajiddinov, Öğrenci işlerinden sorumlu Prof. Dr. Rauf Yorkulov ve Fililoji Fakülte..

11

Image

İş birliği protokolü
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ve Ali Şir Nevai Taşkent Devlet Özbek Dili ve Edebiyatı Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı...

12

Image

‘Basınla iyi ilişkiler içinde olduk’

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Afyonkarahisar’daki basın mensuplarıyla bir araya gelen AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, basınla..

13

Image

AEV’den Vali Tutulmaz’a kutlama

Afyon Eğitim Vakfı Genel Sekreteri Murat Diker, Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz’ı öğrencilerle ziyaret ederek İdareciler Günü’nü kutladı. ..

14

Image

‘İş birliğimiz devam edecek’
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Rektörü Prof. Dr. Nurullah Okumuş, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sol..

15

Image

‘El değmedik MYO kalmadı’
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) bünyesinde yer alan meslek yüksekokullarının (MYO) iç donanım eksiklerinin giderilmesi amacıyla bilgisayar dağıtımı ..

16

Image

Veliler bilgilendirildi
Afyonkarahisar Kocatepe İlkokulu tarafından düzenlenen seminerde, veliler çocuklarda olumlu davranışları geliştirme konusunda bilgilendirildi...

17

Image

MYO’lara bilgisayar
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) bünyesinde yer alan meslek yüksekokullarının (MYO) iç donanım eksiklerinin giderilmesi amacıyla bilgisayar dağıtımı ..

‘Dijital araçlar bireyi kullanabilir’ | Gazete3.com.tr
Image

‘Dijital araçlar bireyi kullanabilir’


Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ev sahipliğinde “Dijitalleşen Dünyada Bir Yetişkin Yetiştirmek” temasıyla düzenlenen 13. Okul Öncesi Eğitimi Öğrenci Kongresi açış konferansında konuşan Eğitimci Yazar Dr. Erdal Atabek, günümüzde her bireyin adeta vazgeçilmezi haline hızla gelen cep telefonu, internet gibi imkanların bir araç olduğunun bilincinde hareket edilmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bu araçların bireyi kullanabileceğini söyledi.


  EĞİTİM    28.04.2018 10:21:15

Atabek, “Dijital kültürde üretim de var tüketim de var. Belirleyici husus bunu nasıl kullandığımızdır. Dijital araçlar adı üstünde araçtır. Cep telefonu bir araçtır. Televizyon, Facebook, e-posta bunların hepsi birer araçtır. Bizim kullanmamız gereken araçlardır. Ancak kullanmasını bilmediğiniz araç sizi kullanır. Bu bindiğiniz arabadan cebinizdeki paraya kadar geçerlidir. Eğer onu iyi kullanamazsanız o sizi kullanır. Cebinizdeki paraya ya da kullandığınız arabanın gaz pedalına teslim olursunuz. Kullandığınız cep telefonuna teslim olursunuz ve oyun oynarken saatleriniz geçer” dedi. Atabek, bilim, sanat ve hayatın paylaşıldığı süreç ve ölçüde güzel, yaratıcı ve üretici olduğunu belirterek, gelinen aşamada dünyanın dijital kültürde geri dönülemez bir noktada olduğunu ifade etti. Atabek, “Geriye dönülmez biçimde dijitalleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Geriye dönülmez diyorum, çünkü dünyanın geriye dönülmez evreleri vardır. Tarım toplumu 10 bin yıl devam etti. Avcılık ve toplayıcılıktan dünyamızın tarım toplumuna, yerleşik tarıma dönmesi geri dönülemez bir adım olmuştur. 10 bin yıl devam ettiği tahmin edilen tarım toplumundan sonra 300 yıl endüstri toplumu kendi paradigmaları ile dünyaya egemen olmuştur. Yaklaşık olarak da 50 yıldan beri bilgi toplumunda yaşıyoruz. Aynı zamanda bir küreselleşmeyle birlikte yaşıyoruz. Dijital kültürün küreselleştirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Bunlar geri dönülemez adımlardır. Eğer biz çağın gerekleriyle yaşamayı öğrenemezsek, kazanmak yerine kaybederiz. Bu çok önemli bir nokta olup bunu öğrenciye öğrenmemizde fayda vardır” diye konuştu.

“ÜRETMEYEN ÇOCUK SABRETMEZ VE BEKLEMEZ”

Konuşmasında kendi çocukluğu ile şimdiki zaman çocuklarına ilişkin örnekler aktaran Atabek, iki çocukluk arasındaki temel farkın üretmemek ve bunun değerini bilmemek olduğunu aktardı. Atabek, doğadan kopuk yetişen neslin bir “kayıp” olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Çocukluğumda 2 katlı ve bahçeli bir evde yaşıyorduk. Ben 5 yaşımdayken bahçeye mısır ekiyordum. Babam öğretmendi. İlçenin de Milli Eğitim Müdürlüğünü yapıyordu. Öğretmen okulunun ilk mezunlarındandı. Annem de eğitime ilgi duyan bir kadındı. Bahçede bir arkadaşımla mısır ekerdik. Ektiğimiz yerleri sulamamız öğretilirdi. Her sabah sulardık. Horoz ve tavuk yetiştirirdik. Biz suladığımız mısırların toprakta büyüdüğünü ve mısır verdiğini gördük. 5 yaş çocukluğumu anlatmanın bir nedeni var. Biz orada bunları yaparken sabretmeyi, beklemeyi ve üretmeyi öğrendik. Su verdiğimiz bir tohumun büyüdüğünü gördük. Su vermeye devam ettiğiniz bir bitkinin ürün verdiğini gördük. Bunlar bugün çocuklarımıza öğretemediğimiz şeylerdir. Bugün 5 yaşında bir çocuğumuz bunu yapmadığı için sabretmeyi bilmiyor ve beklemeyi öğrenemiyor. Bunu yapmadığı bir ürünün nasıl geliştiğini göremiyor. Çocuklarımızı alıp alışveriş merkezlerine gidiyoruz ve çocuklarımız orada her şeyi yapay görüyor. Meyveleri manavda görüyor. Hayatında bir kiraz ağacı görmeden kirazı dalında görmeden büyüyen erişkinlerimiz var. Bunları kayıp sayıyorum.”

“KUZEY AVRUPA ÜLKELERİNDEKİ ORMAN ANAOKULLARINDA ÇOCUKLAR DOĞAYI ÖĞRENİYOR”

İnsanoğlunun doğadan çok fazla şey öğrendiğini ifade eden Atabek, “Asla unutmamız gereken bize en çok şey öğreten doğadır. Her gün 24 saat bize pek çok şeyi anlatan içinde yaşadığımız doğadır” dedi. Atabek, insanoğlunun doğadan öğrendiklerini çocuklarına aktarması gerektiğine işaret ederek, “Her sabah doğan güneş her akşam batan güneş, her gün bize ışığını saçan bir sistem. Biz bunu çok fark etmiyoruz. Mevsimlerimiz, kıştan bahara geçişimiz, bahardan yaza girişimiz, sonbahar, kış. Mevsimlerin binlerce yıldır şaşmayan ritmi bize bir şey öğretiyor. Dikkat etmeyi, görmeyi, bakmayı, anlamayı ve düşünmeyi öğretiyor. Bunları çocuklarımıza öğretmeliyiz. Çocuklarımız bu yaşam dersleri görmeli” diye konuştu. Atabek, Kuzey Avrupa ülkelerinde doğa merkezli bir okul öncesi eğitim sistemi olduğunu belirterek, “Bugün Finlandiya’da, Hollanda’da, Danimarka’da orman okulları var. Okulları ormana kurmuşlar. Çocuklar ormana gidiyor. Sabahleyin ormana gidip, eğitimlerini orada sürdürüp akşam evlerine dönüyorlar. Yaz ve kış da durum böyle. Ormanda her koşulda yaşamayı, her koşula uygun giyinmeyi, her koşulda yapacakları şeyleri öğreniyorlar” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK ASLA YETİŞTİRİLECEK BİR OBJE DEĞİLDİR

Bir çocuğun asla yetiştirilecek bir obje olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Atabek, çocuğun öğretmenlerin rehberliğinde kendini yetiştirdiğini ifade etti. Atabek, “Bir çocuk sizin yetiştirmeniz gereken bir obje değildir. Yetişmesine rehberlik etmeniz gereken bir insandır. Onun yetişmesine siz rehberlik edersiniz ama o kendisi yetişir. Öğrenci, öğretmenin kendisine bir şey öğrettiği bir kişi değildir. Öğretmenin rehberliğinde kendisi öğrenen kişidir. Öğrenci kendisi öğrenir. Öğretmen sadece bir rehberdir. Aksi halde öğretmen bilgileri aktarır, öğrenci de ezberler ve onu tekrarlar. Bu öğrencilik değildir” diye konuştu. Atabek, Türkiye’deki eğitim sisteminin en temel sıkıntısının da eleştirel düşüncenin öğretilmesi olduğunu ve bunun sonucunda da insanların bilgiyi öğrense bile düşünmeyi öğrenemediğini de sözlerine ekledi.
Açılış konferansının sonunda Eğitimci Yazar Dr. Erdal Atabek’e Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak tarafından plaket takdim edildi.>>>Gazete3


  EĞİTİM    28.04.2018 10:21:15

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..