Kategorinin Öne Çıkanları

15

1

Image

133 bin 654 öğrenci karne sevinci yaşadı
Afyonkarahisar’da 3 ay sürecek olan yaz tatili dün alınan yılsonu karneleriyle resmen başladı. Kent merkezinde 133 bin 654 öğrenci karne sevinci yaşar..

2

Image

Teknik Kolej ilk mezunlarını verdi
Afyonkarahisar OSB Rahmiye Sare Palalı Teknik Koleji’nde bin 545 öğrenci karne sevinci yaşadı. 4 yıl önce kurulan kolej, 280 öğrenciyle ilk mezunların..

3

Image

Öğrencilerin karne sevinci
Afyonkarahisar’da 133 bin 654 öğrenci karne alarak 3 ay sürecek olan yaz tatiline başladı. Karnesi iyi olanlar sevinirken, kötü olanlarda yeni dönemde..

4

Image

Öğrenciler iş güvenliğini öğrendi
Afyonkarahisar Organize Sanayi Bölgesi RahmiyeSare Palalı Teknik Koleji gelecek yıl staj görecek olan 11. sınıf öğrencilerine iş sağlığı ve iş güvenli..

5

Image

Bakan Eroğlu, 2. Üniversiteyi açtı: ‘Türkiye’nin en iyi sağlık üniversitesi Afyonkarahisar'da olacak’
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun büyük uğraşları sonucunda Afyonkarahisar’a kazandırılan Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversi..

6

Image

‘En büyük ödeneği Milli Eğitim’e ayırıyoruz’
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, "Geleceğimizin teminatı gençlere çok büyük önem veriyoruz. Onları yetiştirmek hepimizin boynunun bo..

7

Image

Tablet kazanan öğrenciler belirlendi

Afyonkarahisar Belediyesi Atıksu Arıtma Birliği tarafından 2013 yılından beri “Mete ve Neşe Temiz Su Peşinde” projesi kapsamında atıksu ve çevre ..

8

Image

KOSGEB’den öğrencilere girişimcilik dersi
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Afyonkarahisar İl Müdürü Cemil Bahçe, Afyon OSB Rahmiye Sare Pa..

9

Image

61 okula televizyon ve bilgisayar hediyesi

Belediye Başkanı Burhanettin Çoban'ın talimatıyla Afyonkarahisar Belediyesi tarafından 'eğitime destek' amacıyla başlatılan “Her Okula, Bir Bilgi..

10

Image

AKÜ ile İŞKUR protokol imzaladı
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEM) kuruldu. Kurulan merkez bünyesinde Teknoloji Transfer Ofisi ve Ça..

11

Image

AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Karakaş: ‘İradeyi harekete geçirecek kaynak İslamdır’
Taş Medrese’de düzenlenen İkindi Sohbetlerinde konuşan AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karakaş, insan iradesini harekete geçirebilecek en büyük..

12

Image

Bükülmez Çölyak Hastalığını anlattı
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşegül Bükülmez, Şuhut Limak Mesle..

13

Image

Yeni atanan öğretim üyeleriyle tanışma toplantısı
Afyon Kocatepe Üniversitesinde (AKÜ) doktor öğretim üyesi kadrolarına atanan 41 akademik personel için tanışma toplantısı düzenlendi...

14

Image

Kaynakları etkin kullanma konuşuldu
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından kullanıcı eğitim semineri düzenlendi...

15

Image

Başkan Çoban’dan hukuk öğrencilerine tavsiye: ‘Stajlarınızı aksatmayın’
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hukuk Fakültesi öğrencileri ile bir araya geldi. Çoban, öğrencile..

16

Image

Eğitime destek kampanyası 46 okula ulaştı
Afyonkarahisar Belediyesi tarafından 'eğitime destek' amacıyla başlatılan “Her Okula, Bir Bilgisayar, Bir Televizyon” kampanyası devam ediyor...

17

Image

41 kere maşallah
Afyonkarahisar Belediyesi’nin her okula bir televizyon bir bilgisayar kampanyasında hediye verilen okul sayısı 41 oldu. ..

‘Dijital araçlar bireyi kullanabilir’ | Gazete3.com.tr
Image

‘Dijital araçlar bireyi kullanabilir’


Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ev sahipliğinde “Dijitalleşen Dünyada Bir Yetişkin Yetiştirmek” temasıyla düzenlenen 13. Okul Öncesi Eğitimi Öğrenci Kongresi açış konferansında konuşan Eğitimci Yazar Dr. Erdal Atabek, günümüzde her bireyin adeta vazgeçilmezi haline hızla gelen cep telefonu, internet gibi imkanların bir araç olduğunun bilincinde hareket edilmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bu araçların bireyi kullanabileceğini söyledi.


  EĞİTİM    28.04.2018 10:21:15

Atabek, “Dijital kültürde üretim de var tüketim de var. Belirleyici husus bunu nasıl kullandığımızdır. Dijital araçlar adı üstünde araçtır. Cep telefonu bir araçtır. Televizyon, Facebook, e-posta bunların hepsi birer araçtır. Bizim kullanmamız gereken araçlardır. Ancak kullanmasını bilmediğiniz araç sizi kullanır. Bu bindiğiniz arabadan cebinizdeki paraya kadar geçerlidir. Eğer onu iyi kullanamazsanız o sizi kullanır. Cebinizdeki paraya ya da kullandığınız arabanın gaz pedalına teslim olursunuz. Kullandığınız cep telefonuna teslim olursunuz ve oyun oynarken saatleriniz geçer” dedi. Atabek, bilim, sanat ve hayatın paylaşıldığı süreç ve ölçüde güzel, yaratıcı ve üretici olduğunu belirterek, gelinen aşamada dünyanın dijital kültürde geri dönülemez bir noktada olduğunu ifade etti. Atabek, “Geriye dönülmez biçimde dijitalleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Geriye dönülmez diyorum, çünkü dünyanın geriye dönülmez evreleri vardır. Tarım toplumu 10 bin yıl devam etti. Avcılık ve toplayıcılıktan dünyamızın tarım toplumuna, yerleşik tarıma dönmesi geri dönülemez bir adım olmuştur. 10 bin yıl devam ettiği tahmin edilen tarım toplumundan sonra 300 yıl endüstri toplumu kendi paradigmaları ile dünyaya egemen olmuştur. Yaklaşık olarak da 50 yıldan beri bilgi toplumunda yaşıyoruz. Aynı zamanda bir küreselleşmeyle birlikte yaşıyoruz. Dijital kültürün küreselleştirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Bunlar geri dönülemez adımlardır. Eğer biz çağın gerekleriyle yaşamayı öğrenemezsek, kazanmak yerine kaybederiz. Bu çok önemli bir nokta olup bunu öğrenciye öğrenmemizde fayda vardır” diye konuştu.

“ÜRETMEYEN ÇOCUK SABRETMEZ VE BEKLEMEZ”

Konuşmasında kendi çocukluğu ile şimdiki zaman çocuklarına ilişkin örnekler aktaran Atabek, iki çocukluk arasındaki temel farkın üretmemek ve bunun değerini bilmemek olduğunu aktardı. Atabek, doğadan kopuk yetişen neslin bir “kayıp” olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Çocukluğumda 2 katlı ve bahçeli bir evde yaşıyorduk. Ben 5 yaşımdayken bahçeye mısır ekiyordum. Babam öğretmendi. İlçenin de Milli Eğitim Müdürlüğünü yapıyordu. Öğretmen okulunun ilk mezunlarındandı. Annem de eğitime ilgi duyan bir kadındı. Bahçede bir arkadaşımla mısır ekerdik. Ektiğimiz yerleri sulamamız öğretilirdi. Her sabah sulardık. Horoz ve tavuk yetiştirirdik. Biz suladığımız mısırların toprakta büyüdüğünü ve mısır verdiğini gördük. 5 yaş çocukluğumu anlatmanın bir nedeni var. Biz orada bunları yaparken sabretmeyi, beklemeyi ve üretmeyi öğrendik. Su verdiğimiz bir tohumun büyüdüğünü gördük. Su vermeye devam ettiğiniz bir bitkinin ürün verdiğini gördük. Bunlar bugün çocuklarımıza öğretemediğimiz şeylerdir. Bugün 5 yaşında bir çocuğumuz bunu yapmadığı için sabretmeyi bilmiyor ve beklemeyi öğrenemiyor. Bunu yapmadığı bir ürünün nasıl geliştiğini göremiyor. Çocuklarımızı alıp alışveriş merkezlerine gidiyoruz ve çocuklarımız orada her şeyi yapay görüyor. Meyveleri manavda görüyor. Hayatında bir kiraz ağacı görmeden kirazı dalında görmeden büyüyen erişkinlerimiz var. Bunları kayıp sayıyorum.”

“KUZEY AVRUPA ÜLKELERİNDEKİ ORMAN ANAOKULLARINDA ÇOCUKLAR DOĞAYI ÖĞRENİYOR”

İnsanoğlunun doğadan çok fazla şey öğrendiğini ifade eden Atabek, “Asla unutmamız gereken bize en çok şey öğreten doğadır. Her gün 24 saat bize pek çok şeyi anlatan içinde yaşadığımız doğadır” dedi. Atabek, insanoğlunun doğadan öğrendiklerini çocuklarına aktarması gerektiğine işaret ederek, “Her sabah doğan güneş her akşam batan güneş, her gün bize ışığını saçan bir sistem. Biz bunu çok fark etmiyoruz. Mevsimlerimiz, kıştan bahara geçişimiz, bahardan yaza girişimiz, sonbahar, kış. Mevsimlerin binlerce yıldır şaşmayan ritmi bize bir şey öğretiyor. Dikkat etmeyi, görmeyi, bakmayı, anlamayı ve düşünmeyi öğretiyor. Bunları çocuklarımıza öğretmeliyiz. Çocuklarımız bu yaşam dersleri görmeli” diye konuştu. Atabek, Kuzey Avrupa ülkelerinde doğa merkezli bir okul öncesi eğitim sistemi olduğunu belirterek, “Bugün Finlandiya’da, Hollanda’da, Danimarka’da orman okulları var. Okulları ormana kurmuşlar. Çocuklar ormana gidiyor. Sabahleyin ormana gidip, eğitimlerini orada sürdürüp akşam evlerine dönüyorlar. Yaz ve kış da durum böyle. Ormanda her koşulda yaşamayı, her koşula uygun giyinmeyi, her koşulda yapacakları şeyleri öğreniyorlar” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK ASLA YETİŞTİRİLECEK BİR OBJE DEĞİLDİR

Bir çocuğun asla yetiştirilecek bir obje olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Atabek, çocuğun öğretmenlerin rehberliğinde kendini yetiştirdiğini ifade etti. Atabek, “Bir çocuk sizin yetiştirmeniz gereken bir obje değildir. Yetişmesine rehberlik etmeniz gereken bir insandır. Onun yetişmesine siz rehberlik edersiniz ama o kendisi yetişir. Öğrenci, öğretmenin kendisine bir şey öğrettiği bir kişi değildir. Öğretmenin rehberliğinde kendisi öğrenen kişidir. Öğrenci kendisi öğrenir. Öğretmen sadece bir rehberdir. Aksi halde öğretmen bilgileri aktarır, öğrenci de ezberler ve onu tekrarlar. Bu öğrencilik değildir” diye konuştu. Atabek, Türkiye’deki eğitim sisteminin en temel sıkıntısının da eleştirel düşüncenin öğretilmesi olduğunu ve bunun sonucunda da insanların bilgiyi öğrense bile düşünmeyi öğrenemediğini de sözlerine ekledi.
Açılış konferansının sonunda Eğitimci Yazar Dr. Erdal Atabek’e Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak tarafından plaket takdim edildi.>>>Gazete3


  EĞİTİM    28.04.2018 10:21:15

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..