Öne Çıkan

15

1

Image

'Yollar Afyon Gaymağı gibi'
Cumhurbaşkanlığı Irak Özel Temsilcisi, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Afyonkarahisar'a son 18 yılda muazzam yollar yapı..

2

Image

Hakan Bahçeci sevenlerini üzdü
Dünya Bakliyat Konfederasyonu Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Hakan Agro Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bahçeci Dubai’de geçirdiği kalp krizi sonrasında..

3

Image

'Milletimiz asla unutmayacaktır'
27 Mayıs 1960 darbesinin yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yapan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, "Türlü baskılarla sindiri..

4

Image

Genel Müdür Aktaş denetlemeler yaptı

Vali Mustafa Tutulmaz, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş ve beraberindeki heyet ile birlikte Afyonkarahisar Girişi Susuz Kavşağı Pandemi Uygulama..

5

Image

'Potansiyellerimizle öne çıkacağız'
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, yeni normalleşme sürecinde Afyonkarahisar'ın potansiyelleriyle öne çıkac..

6

Image

'Sivil siyaseti katlettiler'
AK Parti İl Başkanı Hüseyin Sezen, “27 Mayıs 1960’da milli iradeye darbe indiren cuntanın Yassıada’da işlediği cinayetin ardından sivil siyaseti mahkû..

7

Image

Sosyal medya kullanım kılavuzu
İletişim Başkanlığınca, sosyal medyanın doğru kullanıma yönelik "Sosyal Medya Kullanım Kılavuzu" adlı kitap hazırlandı...

8

Image

'Organize bir kötülük'
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 27 Mayıs’ın yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Ülkemize kötülük tohumlarının ta o gün, 60 y..

9

Image

'Tarihimizin kara bir lekesi'
Cumhurbaşkanlığı Irak Özel Temsilcisi, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 27 Mayıs'ın tarihimizin kara bir lekesi olduğunu ..

10

Image

'O yol belediyenin imar alanında'
İl Genel Meclisi Başkanı Burhanettin Çoban ve İhsaniye İGM Üyesi İrfan Seçen, Döğer Belediyesi'nin, İl Özel İdaresi'ne yaptırmak istediği yolun, beled..

11

Image

'Demokrasi tarihimiz kirletildi'
27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan darbenin 60.yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yapan Eğitim Bir Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Mustafa Arslan, yapıla..

12

Image

Emirdağ'a dev yatırım
Emirdağ Organize Sanayi Bölgesi’ne yatırım çalışmaları kapsamında 2019 yılında sözleşme imzalanan firmalar inşaat çalışmalarına başladı. 50 milyon Eur..

13

Image

Belediye asfalt sezonunu açtı
Afyonkarahisar Belediyesi 2020 Yılı Asfalt sezonunu açtı. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından şantiyede bakımları yapılan araç ve gereçler sıcak ..

14

Image

Türkiye'nin başarısını anlattı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Washington Times gazetesinde bir makale yayımlayarak, dünyanın Koronavirüs’e en çok kurban veren ül..

15

Image

'Desteklere başvurun'
Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İl Koordinatörü Zülgari Özdemir, TKDK'nın 2 yeni çağrı ilanına çıktığını söyleyerek Afyonkarahisar'lı ..

16

Image

AFSÜ bir ilki deneyecek
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) salgınla ilgili bugüne kadar Türkiye’de hiç denenmemiş bir tedavi yöntemi üzerine çalışmalar yapac..

17

Image

'Girişimleri doğru bulmuyoruz'
Afyonkarahisar Baro Başkanı Turgay Şahin, Barolar ve seçim sistemlerine ilişkin olarak değişiklik girişimlerini doğru bulmadıklarını ifade etti ..

GAZETE 3 | Mehmet Emin Güzbey | Gazete3.com.tr
Image

GAZETE 3

Mehmet Emin Güzbey
26.08.2019
26 Ağustos 2008.
GAZETE 3’ün kuruluş tarihi.
Anlamlı bir gün.
Hem de çok anlamlı.
Bu tarihi seçtikleri için öncelikle Hüsnü Serteser kardeşimi kutluyorum.
Türk tarihi için çok önemli gündür 26 Ağustos.
Hem Kurtuluş Savaşımızın başladığı gün, hem de Malazgirt.
Tarihimiz açısından öneminin haricinde Türk Medyası içinde önemli bir gün 26 Ağustos.
Yeni Asır Gazetesinin kuruluş yıldönümü, bununla birlikte Gazeteciler Cemiyetinin ismini Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak değiştirmesi ve TRT nin ilk canlı yayınını Münih Olimpiyatlarından yapması...
Medyamız için son önemli olay ise Afyon’da GAZETE 3’ün yayın hayatına başlaması.
Sürece baktığımız zaman hiçte kolay geçilmediğini görmekteyiz geride kalan yılların.
Dile kolay gelir on yıl, yirmi yıl demek.
Ama işin içinde olanlar gayet iyi bilirler ki medya sektöründe her gün, bir başka sektörün en az bir ayına bedeldir.
Abartmıyorum.
Gerçekten medyanın tüm kısımlarında hep sıkıntı vardır, hep koşuşturmaca vardır, hep telaş vardır.
Ama günün sonunda işini yürekten yapanlar için bir güzel uyku vardır.
*
O ilk hazırlık gününü dinledim hem Hüsnü Serteser’den, hem o tarihte burada bulunan arkadaşlardan.
Doğum öncesi sancı elbette tüm medya kuruluşlarında olmuştur.
Ama buradaki biraz daha sancılı olmuştu.
İlk sayının 26 Ağustos sabahı Kocatepe’de dağıtılması için odaklanılmış olması iki ayağın tek pabuca girmesi misali herkesi iki kat telaşlandırmış.
Ama başarılmış olması tüm yorgunlukları alıp götürmüş tabii ki.
Ve çok ortaklı yapı olan MEGABİRLİK Ailesinin Gazetesi olan GAZETE 3’ün bugünlere gelmesinde elbette ortaklar ve çalışanlarının emekleri çok fazla.
Hepsini tebrik ediyorum.
*
İki yıl önceki yıldönümlerine kadar bu yapının dışındaydım.
Daha öncesinde tatlı bir rekabet içerisinde olduğumuz GAZETE 3’ü ve KANAL 3’ü 2018 Nisan ayının son haftasından itibaren yönetim kurulu adına yönetiyorum.
Hem burada, hem de KANAL 3’te güçlü bir altyapı oluşturulmuş olduğunu gördüm buraya geldiğimde.
Ve bu güçlü altyapıyı oluşturanlar iki kez takdiri hak ediyorlar.
Birincisi maddi anlamda büyük fedakarlıklar yaparak bu altyapı için kaynak koymaları.
İkincisi de...
Kuruluşunda ortakların hiç birisinin medya sektöründen olmamasına rağmen profesyonel bir yapı oluşturulmasına imkan vermeleridir.
Tüm Türkiye’de pek çok basın kuruluşu birer birer sektörden çekilirken, MEGABİRLİK ortakları her zor durumda geri adım atmamışlar ve diğer sektörlerden kazandıklarını bu kuruluşa getirip, sistemin devam etmesini sağlamışlardır.
Bu çok önemli bir özveridir.
Çok sesliliğin olabilmesi ve medya kuruluşunun bağımsız kalabilmesi için tüm ortaklar maddi-manevi destekten hiç bir zaman çekilmemişlerdir.
Kuruluşundan bugüne kadar ortaklık yapısı içerisinde yer almış tüm ortaklara, tüm çalışanlara ve görev yapmış tüm yönetim kurulu başkan ve üyelerine hem bir gazeteci olarak, hem de bu kuruluşun içerisindeki kişi olarak teşekkür ediyorum.
*
*
*
*
*
*
AK Parti Belediye Kampı Afyon’da...
AK Parti Belediye Başkanlarını Afyon’da topluyor.
Bölgesel olarak planlanan AK Parti Belediye Başkanları toplantısı 20-21-22 Eylül tarihlerinde yapılacak.
Yaklaşık olarak 250 kişi katılacak bu programa.
Yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak Mehmet Özhaseki’nin Başkanlık edeceği bu toplantıya Afyon, Antalya, Aydın, Burdur, Denizli, Eskişehir, Isparta, İzmir, Konya, Kütahya, Manisa, Muğla ve Uşak İllerinin AK Partili tüm Belediye Başkanı katılacak.
Sadece Belediye Başkanları değil.
Ana kademe üyelerinden kadın kolları başkanları, gençlik kolları başkanları ve Yerel yönetimler il başkan yardımcıları da bu toplantıya katılacaklar.
Bu toplantı nedeniyle ilgili bakanlar, üst düzey bürokratlarda ilimizde olacaklar.
AK Partinin ilimizde yapacağı bu bölgesel toplantı, elbette ilimiz kadar bizim belediyelerimiz açısından da faydalı ve bereketli olacak.
Başta bakanımız, milletvekillerimiz, il başkanımız ve belediye başkanımıza teşekkür ediyoruz bu toplantı için Afyon’u tercih ettirdikleri için.

*
*
*
*
*
Geçen yıl danayı yakmıştık, bu yıl İstiklal Marşını unuttuk...
Bugünkü yazının konusu bambaşka idi.
Ama dünkü İlber Ortaylı ve Bingür Sönmez’in konuşmacı olarak katıldıkları ‘Büyük Taarruz ve Kocatepe’yi bir de bizden dinleyin’ programında yaşananlar, bugünkü yazı konusunu değiştirtti.
Afyon için çok iyi bir fırsattı ama, maalesef organizasyon da profesyonellik olmayınca sonuç bu oldu.
*
Öncelikle böyle profesyonel iki katılımcıyı ilimize davet etmeyi düşünen ve onların gelmesini sağlayanlara teşekkür ediyorum.
Bu davet ve programın yapılması için gerekli izni veren kişi olarak tabii ki öncelikle Vali Mustafa Tutulmaz’a teşekkür ediyoruz.
Bu programın ilk amacı elbette Zafer Haftası’nın başlangıcına denk getirilerek hem Zafer Haftamıza dikkatin çekilmesinin sağlanması, hem de ilimizin tanıtımına katkı konulmasıydı.
İlimizin tanıtımına maalesef İstiklal Marşı krizi nedeniyle olumlu bir katkı konulamadı.
Ama denirse ki, reklamın iyisi kötüsü olmaz, o zaman o açıdan karlı bir program denilebilir.
Afyon Mutfağını tanıtalım derken de dananın yakılması ile gündeme gelmiştik.
O zamanda Afyon’un mutfağı değil, yanan dana günlerce konuşulmuştu.
Ama sonuçta Afyon’un adı duyulmuştu!
Her iki programı da Valiliğin organize ettiğinden yola çıkarsak, elde bunca Devlet imkanı var iken, böylesi amatörce hataların olmasının altında acaba başka bir strateji mi yatıyor? sorusunu da sormadan geçemiyor insan...
Şakası bir yana, gerçekten de dünkü programda hiçte yaşanmaması gereken hatalar oldu.
Gördüklerimi birer birer anlatacağım.
Yanlışta anlaşılmasın, altında da başka şeyler aranmasın hiç...
Gazeteci olumlu icraatlar da övdüğü - takdir ettiği kadar, yanlışlıkları da topluma duyurma ve tekrarının önlenmesi içinde eleştirme görevini yapmak zorundadır.
*
Saat 13.00 teki program için saat 12.45 gibi salona yaklaşmıştık.
Daha biz oraya gitmeden önce pek çok vatandaşımız aradılar ve salonun dolu olduğunu, içeriye giremediklerini, dışarıda bizim bir ekran koyup koymayacağımızı ve canlı yayın yapılıp yapılmayacağını sordular.
Bizden kimsenin dışarısı için bir yayın sağlamamamızı istemediğini, canlı yayın içinde iznimizin olmadığını söyledim.
Tepki gösterdi seyircilerimiz haklı olarak.
‘Salon dolu, giremiyoruz içeriye. Şehrin uydudaki tek televizyonu neden canlı yayınlamıyor?’ dediler.
Haklılar idi.
Bu canlı yayın konusunda programı organize edenlerin de suçlarının olmadığını söylemek gerek.
Çünkü Valiliğin ilgili biriminin başındaki arkadaşımızın bize aktardığına göre; önceki gün akşamına kadar programa katılan konuşmacılardan bu konuda olumlu-olumsuz bir geri dönüşün sağlanamamıştı.
Hal böyle olunca da bizde haber amaçlı çekim yapmak için ekiplerimizi görevlendirmiştik.
Ama oraya vardığımızda gördük ki, İlimizin dört bir yanından gelen izleyiciler ve Zafer Haftası programları kapsamındaki Kocatepe’deki yürüyüş ile İzmir’e kadar koşacak olan bisiklet takımının sporcular vardı.
Hiç birisi salona girememişlerdi.
Normalde beş yüz kişilik kadar olan salonda tıka basa sekiz yüz kişi bulunduğu, dışarıda da en az içerideki kadar kişi olduğu, bir bu kadarının da doluluğu görerek geri gittiklerini öğrendik.
Hemen Valilik Basın Müdürü Mehmet Kocabıçakoğlu’nu aradım ve vatandaşlarımızın tepkilerinden bahsederek, canlı yayın için izin verilmesi gerektiğini söyledim.
Bir kaç dakika sonra canlı yayın izni verildi.
Hemen canlı yayın araçlarımızı intikal ettirip, TÜRKSAT’tan ek frekans alıp kameralarımızı kurdurduk.
Ve bizim canlı yayın için hazırlanmamız 30 dakikada tamamlanmıştı.
Türkiye’nin hiç bir yerinde hiç bir Televizyon kanalı önceden planlanması olmadan, böyle ani olarak 30 dakika da canlı yayına giremez.
Ekibimi bu konuda kutluyorum.
O sırada salonun önünde biriken vatandaşlar Vali Mustafa Tutulmaz’a tepkilerini dile getiriyorlardı.
Vali beyin o sırada imdadına Bakanımız Veysel Eroğlu yetişti.
Bir kez daha takdir ettim Bakanımızı.
Büyük bir olgunlukla halkımızı teskin etti ve yatıştırdı.
O’nun bu mütevazi hali ve sakinliği ile konuşması orada bir kaç dakika önce öfkeli olan topluluktan alkış almasını sağladı.
*
Biz canlı yayın yapacaktık ama, dışarıdaki vatandaşlarımızın da salona girmelerine imkan yoktu ve bir yere gidip orada canlı yayını izleyene kadar da proğram neredeyse bitecekti.
Bakanımız Veysel Eroğlu ile İl Genel Meclisi Başkanımız Burhanettin Çoban dışarıya bir led ekran kurulumunun yapılıp yapılamayacağını sorduklarında hemen ANG Prodüksiyondan İbrahim Bahadır beyi aradık.
Çok hızlı bir şekilde kurulumun gerçekleştirilmesini rica ettik.
İlber Ortaylı konuşmaya başlamadan önce dışarıdaki vatandaşlarımız için led ekranı da yayına aldık.
*
*
*
Gaf üstüne gaf zinciri...
Dışarıda bunlar olurken, içeride ise nefes alınması zordu.
Nefes alınmasının zorluğunun yanı sıra, böylesi bir programda hiç olmaması gereken hatalar peş peşe yaşanmaya ilk dakikadan itibaren başlamıştı.
Valiliğin görevlendirdiği sunucu programı başlatıp, sonrasında Vali Mustafa Tutulmaz’ı konuşmasını yapmak için sahneye davet edince salonda kıyamet koptu.
Haklı bir tepkiydi bu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşını unutmuştu Valiliğin dışarıdan görevlendirdiği sunucu.
Aslında bu tür organizasyonlarda Valiliğin görevlendirebileceği pek çok Devlet Memuru var. Milli Eğitimden olsun, diğer kurum ve kuruluşlardan olsun onca kişi varken, neden dışarıdan bir sunucunun görevlendirilmesine gerek duyulması yadırganacak bir husus.
Neyse sunucuyu geçelim, asıl sıkıntı Valimizin her katıldığı programda en ince ayrıntıya kadar ilgilenen Özel Kalem Müdürümüz ve Valilik Basın Halkla İlişkiler Müdürümüzün sanki devre dışı bıraktırılmış olduklarını gözlemledim.
Onlar ilgilenmiş olsalar idi o sıkıntılar yaşanmazdı.
Sunucu Saygı duruşu ve İstiklal Marşını unutunca, halkımız tepkisini gösterdikten sonra salonda İstiklal Marşını söylemeye başladı.
Vali kürsüde ne yapacağını şaşırmıştı.
Sunucu öfkeli izleyicileri susturmaya çalıştı.
Hep birlikte söyleyelim deyince sunucu, izleyiciler sustu.
Beklendi o anda İstiklal Marşı hoparlörden verilsin ve oradaki izleyiciler de iştirak etsinler.
Hatta sahneye bir perde insin ve Şanlı Bayrağımızın görüntüsü orada sinevizyondan dalgalandırılsın.
Olmadı öyle bir şey.
Demek ki hazırlık yapılmamıştı bu hususta.
Sunucu daha sonra kalabalıktan unuttuk şeklinde kendisini kurtarmaya çalışsa da, bu unutkanlığın kalabalık ile alakalı olmadığı anlaşıldı.
İşin vahim noktalarından birisi de sunucunun komutu ile İstiklal Marşının okunmasından sonra bu kez Saygı duruşunda bulunulmadığı ikazı üzerine sunucu bu kez de izleyicileri Saygı duruşunda bulunmaya davet etti.
Tabii ki bu sırada Vali bey kürsüde beklemekteydi.
Tüm bunların ardından konuşabildi Vali Mustafa Tutulmaz.
Bir gafta Vali Beyden geldi bu konuşma içerisinde.
Kalabalıktan söz etti Vali Bey.
Daha büyük salonların olduğunu, ama orta ölçekli bir salonu tercih ettiklerini, çünkü bu kadar ilginin olabileceğini düşünmediklerini söyleyiverdi.
O sözlerin ardından İlber Ortaylı’nın yüzüne baktım.
Biraz bozulmuştu bu sözlere.
Salondakiler de bozulmuşlardı ve bu sözlere tepkilerini yüksek bir sesle oooo sözleriyle dile getirdiler.
Salon dışında yanıma yaklaşan bir hemşerim dedi ki;
‘İlber Ortaylı gibi önemli bir konuşmacı geldiğinde Afyonluların ilgisiz olacağını düşünen Vali Beyin, Afyonu ve Afyonluları yeterince tanıyamadığını düşündüm. Afyon halkı bu konularda ne kadar ilgili olduğunu tarihte hep göstermiştir. Bugün geçti. Bundan sonra böyle Milli konularda program yaptıkları zaman bu hataları yapmasınlar. Bunu mutlaka yaz. Yaz ki gerçek gazeteci olduğunu düşündüğüm senle ilgili de hayal kırıklığı yaşamayayım.’
*
*
*
Salondan notlar...
Gelelim salona...
Öncelikle ses düzeni rezaletti.
Böylesine önem verilen bir program için neden profesyonel bir sistem kurulmadığını merak ediyorum.
Eğer dünkü bu ses sistemi bir de dışarıdan ücret ödenerek sağlanmışsa o zaman iki kez eleştirmek gerekli.
Bir diğer husus Basın mensuplarının oradaki izleyicilerin önlerini kapatmadan ve rahatsız etmeden çalışabilmeleri için bir imkan hazırlanmamıştı.
İzleyiciler haklı olarak Gazeteci meslektaşlarıma serzenişte bulundular ama, onlarda görevlerini yapmak zorundaydı.
Bu arada eline her fotoğraf makinası ve kamera alanın Afyondaki Basın Mensupları oldukları düşünülmesin.
Pek çoğu öğrenci arkadaşlar idi.
Ve tepkilerin çoğunluğu da o arkadaşlardan dolayı yapılmaktaydı. Ama maalesef yine ‘Basın Mensubu’ denilerek Gazeteci meslektaşlarımıza yüklenilmekteydi.
*
Programa gençlerin ilgisi oldukça fazlaydı.
Bazı gençlerimizin notlar aldıklarını gördüm.
İlgililer idi.
Pek çok gencimizin türlü türlü konserlere ilgi gösterdikleri bir devirde, tarihimize gösterilen bu ilgi ümit verici geleceğimiz için.
İlgili olanlar sadece gençlerimiz değildi.
AK Parti neredeyse tam kadro salondaydı.
Bakanımız Veysel Eroğlu başta olmak üzere Milletvekilimiz İbrahim Yurdunuseven, Belediye Başkanımız Mehmet Zeybek , İl Genel Meclisi Başkanımız Burhanettin Çoban ve AK Parti İl Başkanımız Hüseyin Sezen ile tüm ekipleri oradalardı.
Garnizon Komutanımız Tuğgeneral Özdemir Şan, AFSÜ Rektörümüz Nurullah Okumuş, ATSO Yönetim Kurulu Başkanımız Hüsnü Serteser, ATSO Meclis Başkanımız Mehmet Merdivenci ve pek çok Kurum İl Müdürleri ile STK Temsilcileri salondalardı.
Hem protokolün, hem siyasetin, hem de halkımızın gösterdikleri ilgi gerçekten üst düzeyde idi.
Ama organizasyon bu ilgiye hiç yakışmadı.
*
Bir de onlardan dinleyebilseydik keşke...
İlber Ortaylı’nın konuştuklarına gelince...
Bilinmeyen daha farklı bilgileri paylaşmasını bekliyordu halkımız İlber Hoca’dan.
‘Büyük Taarruz ve Kocatepe’yi bir de bizden dinleyin’ şeklinde slogan ile duyurulunca İlber Hocanın konuşması, beklenti bu yöndeydi.
Ama bilinen bazı notların tekrarı ile ve başka hususlar ile geçti program.
İzleyememiş olanlar için bu akşam saat 21.00 de KANAL 3’te programı yayınlayacağız.
İzledikten sonra sizlerin de aynı kanaatte olacağınızı düşünüyorum.
‘Askerler birbirlerine hürmet ederler, politikacılar gibi değildir’ sözleriyle salondan alkış aldı ama, programın konusuyla ne alaka dedirtti. Siyasilere çatacaksa da bunun platformu orası mıydı?
Beklentimiz Kocatepe ve Büyük Taarruza ilişkin bilinmeyen hususları aktarmasıydı ama, önemli değerlendirmelerde bulunmadı değil elbette İlber Hoca.
Gençlerin lisan öğrenmesi hususuna değindi İlber Ortaylı.
Üstünde yaşadığımız bu toprakların sorumluluklar yüklediğini, burada para kazananların bir fon kurmalarının şart olduğunu, 26 Ağustos sabaha karşı Kocatepe’ye yürüyüşün güzel olduğunu fakat Ülkemizin başka yürüyüşlere de ihtiyacının olduğunu, bu toprakları elde tutabilmek içinde iktisadi ve ilmi hususlara önem verilmesi gerektiğini vurguladı.
*
Düne ait son not...
Atalarımız bir asır önce onca imkansızlığa rağmen yedi düveli bu topraklardan söküp atmışlar, aylarca aşılamaz denilen barikatları bir kaç saat içerisinde darmadağın etmişler...
Biz ise bir asır sonra o günü konuşmak için bir saatlik bir programı bile doğru düzgün yapamıyoruz.
Geçen yıl ilimizin mutfağını tanıtalım derken danayı yaktık, hadi o konu espri ile geçiştirilmişti.
Bu yıl Zafer Haftamızı duyuralım derken en önemlisini unuttuk.
Atalarımızın kanlarıyla yazılan İstiklal Marşımızı...
Var mı daha ötesi?
Tüm Türkiye bu olayı konuşuyor.
Bunu nasıl geçiştirecekler doğrusu merak ediyorum.

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..
YAZARIN DIGER MAKALELERI
28.05.2020
28.05.2020
28.05.2020
OZEL HABERLER