Cumartesi sabahı Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı’nın kahvaltılı basın toplantısındaydık.
Kadın gazetecilere pozitif ayrımcılığın yapıldığı basın toplantısında, aynı zamanda meslektaşımız olan Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı’nın sorulara net cevaplar vermesi hoşuma gitti.
*
Defilede gibiydik...
Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı her iki yanına ikişer yardımcısını alarak oturdu.
Sağ yanında Nurullah Kaya ve Mehmet Keklik, sol yanında ise Dr. Mehmet Boztepe ve Ömer Tekeş vardı.
Gazetecilere gelince...
Tüm basın kuruluşlarının temsilcileri, muhabirleri vardı.
Hanım gazeteciler ise ‘düğün’e gider gibi özenmişlerdi Valimizin bu ilk davetine.
Valimizin kıyafeti ise her zaman gördüğümüz gibi uyumlu renk tonlarıyla kombinlenmiş, sade ama şık bir görünümde idi.

İlimizin adını gururlandıran Korel Otel’in her zamanki titizliği ile hazırlanmış olan kahvaltısının ardından Valimiz Afyon’da geçen ilk üç haftasının özetini aktararak başladı konuşmasına.
Kısa ve öz.
*
Dersine iyi çalışmış...
Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı İlimizde göreve başladığından bu yana geçen üç haftalık zaman diliminde tüm İlçelerimizi ziyaret etti. Oralarda Kaymakam ve Belediye Başkanları ve diğer ilgililer ile bir araya geldi.
12 Kurum ve 10 Kadın Kültür Evi’ne giderek incelemelerde bulundu.
2 Lansmana, 3 diğer şehirlerdeki toplantılara katıldı.
33 kurum ilgilileriyle görüşmede bulundu, brifingler aldı.
Liste böyle uzayıp gidiyor.
Tüm bunların yanı sıra...
Hayırlı olsun dileklerini de iletmek için randevu alan pek çok kişi ve kuruluş temsilcilerini de makamında kabul etti.
Ziyaretlerinin ve toplantılarının fotoğraflarına, videolarına ve metinlerine baktım Valimizin.
Dersine iyi çalışmış olduğu görülmekte.
Genç ama olgun.
Daha önceki Bakan Yardımcılığı görevi O’na çok şeyler katmış.
Bu hemen belli oluyor.
Egolu, kaprisli değil.
Cana yakın.
Kim ne derse can kulağı ile dinliyor.
Tavrı da, konuşmaları da net.
*
Hoş sada bırakmak...
Türk Dünyasının ünlü yazarlarından, edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve diplomat olan Kırgız asıllı Cengiz Aytmatov’un güzel bir sözünü aktardı Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı;
‘Bu dünyadan insanlar göçüp gider ama yaptıkları iyi şeyler kalır.’
Ve bu söze bir ekleme yaptı;
‘Hoş sada bırakmak isterim.’
İlk üç haftada gördüklerimiz, Valimizin görev sonunda bu isteğini yerine getirmiş olarak, gönül rahatlığı içerisinde gideceğine dair bir işaret vermekte.
Gideceği yer ise...
Bakanlık koltuğu.
Evet...
Bakanlık koltuğu dedim.
Bile isteye seçtim bu sözleri.
Benim hissettiğim ve bildiğim kadarıyla seçim sonrasında Valimiz, Bakan olarak düşünülüyor.
*
Gerektiğinde lafını esirgemiyor...
Afyon Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı’nın ilk Valiliği.
Türkiye’nin de ilk Türbanlı Valisi.
Haliyle herkes tarafından merak ediliyor.
Kendisini de bunu dile getirdi;
‘Merak edildiğimi biliyorum’ dedi.
Ve herkesin merakını gidermek içinde tüm soruları eğip bükmeden net cevapladı.
Konuşup kendisini göstermiş olmak için mikrofonu alıp konuşan, önceki soruları değiştirip soranlar ile de polemiğe girmeden çok güzel cevap verdi;
‘Sizleri cevaplarımla yeterince tatmin edemediğim için üzgünüm.’
*
Gözlemleri Afyon’da değerlendirilecek...
Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı önceden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı idi.
O görevi sırasında önemli deneyimler yaşadığını, gözlemler yaptığını söyledi.
Özellikle Kadın Konuk Evleri...
Şimdi bu gözlemlerini Afyon için kullanacak.
Mesela...
Yemek artıklarından kedi ve köpekler için mama yapılması gibi.
Bu ve buna benzer pek çok projesi var Valimizin.
Hepsini açıklamak için henüz zamanın erken olduğunu vurguladı.
Anladığım kadarıyla...
Hangi proje Afyon’da uygulanabilir, hangisinden daha hızlı sonuç alınır öncelikle bunu araştıracak ve olgunlaştırdıktan sonra kamuoyu ile paylaşacak Valimiz.
Doğru bir yol.
*
Eksiklik değil, ihtiyaç...
Bir vurgulamada bulundu Valimiz;
- İlçelerin tamamını ziyaret ettim.
- 17 İlçemizde birbirinden farklı.
- Her ilçenin kendisine özgü potansiyelleri var.
- Yapılması gerekenlerde var.
- Oralarda ihtiyaçlar nedir bunları not aldık.
- İhtiyaçları imkanlar nispetinde gidereceğiz.
- Tüm söylenilenler ilgi alanımda.
‘Eksiklik’ demedi hiç.
‘İhtiyaç’ dedi.
Bazı gazeteci arkadaşlarımız konuşmalarında eksiklik ifadesini kullanınca da nazikçe düzeltti;
‘Eksiklerden konuşmak negatif algı yaratıyor. Pozitif olmak daha iyi. İhtiyaç dersek daha iyi olmaz mı?’
Evet...
Tüm toplumun pozitiflik özlemi var.
Valimizin bu düzeltmesi hoşumuza gitti.
*
Valimizi şaşırtan sorular...
Önceki Valimiz Gökmen Çiçek İlimizde 23 ay görev yaptı.
Bu süreç içerisinde önemli hizmetlere de imzalar attı.
Bunları yazdık, çizdik, konuştuk.
Tüm kamuoyu kendisini minnetle anmakta.
Ama...
‘Gökmen Bey’in projelerini devam ettirecek misiniz?, Sizin de vizyon projeleriniz olacak mı?’ şeklindeki sorular ile birileri şimdi farklı bir tutum içerisinde maalesef.
Sanki yeni Valimiz ile ilgili negatif bir algı oluşturma gayretindeler.

Bu tür düşüncede olanlara okkalı bir cevap geldi Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı’dan;
- Şaşırıyorum bu tür sorulara.
- Gökmen Bey ve diğer Valilerimiz çok güzel çalışmalar yapmışlar.
- Tüm çalışmalar devam edecek.
- İçiniz rahat olsun.
- Gökmen Bey ve diğer Valilerin projeleri yarım kalmayacak.
- Ben siyasetçi değilim. Vaat etmem.
Ama farkım ‘kadın duruşu’ olacak.
*
Gelir gelmez kucağında bulduğu sorunlar...
Valimiz Gökmen Çiçek 23 aylık süreçte pek çok konuyu çözüme kavuşturdu.
Halen üzerinde çalıştığı sorunlarda vardı elbette.
Ani tayini ile bu sorunlar olduğu şekilde kaldı ve yeni Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı bunları kucağında buldu.
Mesela...
Afjet.
Mesela...
Sağırlı Köyü ile Seydiler arasındaki su sorunu.
Mesela...
Eğitim.
Mesela...
Birinci OSB ile ilgili konular.
Mesela...
Spor Takımlarının maddi sorunları.

Bu sorunlara bir kaç tane daha eklemek mümkün.
Hepsiyle ilgili olarak önceki Valimiz Gökmen Çiçek bir dizi çalışma yapmaktaydı.
Fakat tam arzu edildiği şekilde çözüme kavuşturulamamıştı.
Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır.
Şimdi Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı bunlar ve diğerleri ile ilgili kendi üslubuna göre bir çözüm metodunu uygulamaya başladı.
Bu tabii ki biraz zaman alacaktır.
Ama daha ilk haftasından itibaren önüne gelen bu sorunların çözümü noktasında adımları da hızlıca atmaya başladı.
Mesela Afjet ile ilgili bir kaç toplantıyı peş peşe yaptı.
Afjet sporla da ilgili olduğu için Spordan Sorumlu Yardımcısı Nurullah Kaya’yı Afjet Yönetim Kuruluna aldı.
Alt komisyonlar kurdu.
Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Güleç vekaleten Genel Müdürlüğe atandı.
Afjet’in önemini iyi biliyor Valimiz.
Bu nedenle de önümüzdeki süreçte Afjet’te sık toplantılar olacağını söyledi.
Bir şey daha söyledi;
‘İsimler önemli değil, ivmenin devamı önemli.’
*
Sosyal yardımlar üzerine...
Valimiz Yiğitbaşı, Bakan Yardımcılığı döneminde de gözlemlemiş.
Sosyal yardımlar ile ilgili önemli verilere sahip.
Kendisinin de bu konuyu önemsediğini vurguladıktan sonra önemli bir söz söyledi;
- Yardım tamamda...
- İnsanları buna alıştırmamak lazım.
- İstihdama yönelik çalışmalar gerekli.
*
Afjet Afyonspor...
İlimizin her yıl en önemli sorunlarının başında gelmekte Afjet Afyonspor konusu.
Sorun bilindiği gibi duygusal.
Para gerekli.
Bir kaç yıldan beri futbol kulübümüzün sponsoru bilindiği gibi Afjet idi.
Bu sezon için anladığım kadarıyla yeni Valimiz bu konuya pek sıcak bakmıyor.
Dedi ki...
‘Seviyoruz Afyonspor’u ancak, bazı öncelikler var. Şehrin ısınması.’
Elbette...
Öncelik şehrimizin ısınması.
Bunun için altyapıda bazı çalışmaların yapılmasının gerektiğini geçtiğimiz kış yaşayarak gördük.
Ama...
Sporun, özellikle de futbolun bir İl’in tamamını nasıl birleştirdiğini de geçtiğimiz sezon bizzat yaşayarak gördük hep birlikte.
Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı’nın bu konuda ilerleyen günlerde bir şeyler yapacağına dair umutluyum.
*
Anne Baba bana masal anlat...
Çok önemli bir konudan bahsetti Valimiz.
Çocuklarımızın ellerinden düşmeyen cep telefonları ve tabletlere ilişkin.
Aslında...
Sadece çocuklarımızın değil.
Hepimizin elinden düşmüyor cep telefonları.
Eskiden...
Akşam olduğunda yemekte yenildikten sonra aile büyükleri kendi aralarında sohbet ederlerdi.
Bizlerde çocuklar olarak o sohbetlerden istifade ederdik.
Bazen dedelerimiz masal anlatırlardı.
Babamın babası, adını taşıdığım dedem Hafızdı.
Pek çok konuyu Peygamber Efendimizin hayatına dair kesitleri anlatarak hafızamıza kaydetmemizi sağlardı.
Annemin babası, Hacı dedem Ahmet Kundak, Kundakçılar Sülalesindendi.
İhsaniye’ye bağlı Üçler Kayası, eski adıyla İlyen Köyünden.
O’nun gelmesini de dört gözle beklerdik tüm torunları olarak.
O’da öyle güzel masallar anlatırdı ki...
Bazı zamanlarda babası ve kendi hayatından da yaşadıklarını aktarırdı.
Hepimize ders verirdi bu masallarla, yaşanmış hayat hikayeleri ile.
Ama şimdi...
Valimiz haklı.
Ne anneler, ne babalar masal anlatıyor.
Varsa yoksa diziler, sosyal medya...
İşte Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı bu konuda bir çalışma içerisinde.
Yeni doğan bebekleri olan anne ve babalar yönelik bir proje olacağının sinyalini aldık.
Net söylemi var bu konuda da;
- Tv ve telefonları bırakıp, bıraktırıp ‘anne baba bana masal anlatacak’ dedirtebilmeliyiz.
*
Tık haberciliği...
Valimiz meslektaşımız.
Hoca bu konuda.
Bir çok gazetecinin iyi yetişmesi için çaba harcayan, vesile olan bir kişi.
İlimizdeki basın mensuplarının nitelikli yetişmesi için kendisinin de destek vereceğini müjdeledi.;
- Gazetecilerin nitelikli yetişmesi için bende arkanızdayım.

Tık haberciliği konuşmasına da değindi toplantıda Valimiz;
- Sizler tık haberciliği yapmıyorsunuz ama, bunun yapıldığı da biliniyor görülüyor.
- Başka ülkedeki bir haberi sanki bizim ülkemizde olmuş gibi vermek çok yanlış.
- Bunun önüne geçilmesi için atılması gereken adımlar var. Onlarda atılacak.
*
Eğitimi analiz ettiniz mi?
Eğitim konusu da İlimizin önemli sorunlarından.
En azından son on yılda bu konuda bir mesafe alamadığımız gerçek.
Hep eleştiriyoruz.
En başta Milli Eğitim Müdürümüz Metin Yalçın’ı.
Bende eleştirdim, defalarca.
Müdür Metin Yalçın’ın iyi niyetli olduğundan eminim.
Çabaladığını da biliyorum.
İlimizin sınav sonuçlarında bu noktalarda olmasından dolayı en büyük üzüntüyü O’nun yaşadığını da biliyorum.
Ama çuvaldızı ona batıralım batırmasına da...
İğneyi de kendimize hafifçe değdirelim bari.
Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı açıkça bunu söylemedi ama, satır aralarının anlamı buydu.
El hak doğru...
Dedi ki Valimiz;
- Şundan dolayı şu noktadayız demek yerine araştırmak gerekli.
- Bir sınavdan alınacak sonuç yeterli değil.
- YKS veya diğer sınavlar önemli ama, bunun arka planını da bilmek lazım.
- Kırsalda aileler çocuklarını üniversite eğitimine çokta yönlendirmek istemiyor. Daha hızlı bir şekilde iş hayatına girmesini yeğliyorlar.
- Sizler gazeteciler olarak eğitimi analiz ettiniz mi?
- Ben böyle bir yazı, haber okumadım henüz.
- Gözümden kaçan varsa, söyleyin okuyayım.
Salonda çıt çıkmadı Valimizin bu sözlerine.
Evet ben dahil, defalarca eleştirdik Milli Eğitimi.
Fiziki yetersizlikleri, ikili öğretimi eleştirenler de çok oldu ama...
İğneyi birazda ailelere, kendimize, öğrencilerimize batırmadık hiç.
Bu konuda bir araştırma yapmak şart.
KANAL 3 olarak bu konuda kapsamlı bir çalışma yapma kararını aldım o an.

Fiziki şartlar, ikili öğretim demişken...
Bu konuda da sorular aktarıldı Valimize, bazı basın mensubu arkadaşlar tarafından.
Aslında...
Afyon’daki okul yatırımları 1990 yılından itibaren hatırı sayılır ölçekte.
Özellikle...
Maliye eski Bakanımız İsmet Attila döneminde Afyon eğitim anlamında önemli yatırımlar aldı.
Eski Valilerimizden rahmetli Ahmet Özyurt’ta bu konuya çok önem verdi.
Hatta eşi emekli parasıyla kızı Özlem adına bir okul yaptırdı.
Özlem Özyurt İlköğretim Okulu.
Valimiz ile eşinin bu örnek davranışı pek çok işadamımızı harekete geçirdi o dönemde.
Hepsinden Allah razı olsun.

Eğitim ile ilgili soruları Vali Yardımcımız Mehmet Boztepe’nin cevaplamasını istedi Valimiz.
O’da gerçekleri net olarak ifade etti;
- Şu andaki bazı okullardaki ikili öğretimler geçici.
- Bu okullardaki kapasite fazlalığının nedeni okulların güçlendirme çalışmaları.
- Güçlendirmeler bitmeden de yeni okul yatırımları olmaz.
*
*
*
Günün sözü
Senden üstün biriyle aşık tutma.