Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Savaşlar dünyasında yaşıyoruz”

İİBF Prof. Dr. Sabri Bektöre Konferans salonunda düzenlenen etkinliğe; İİBF

İİBF Prof. Dr. Sabri Bektöre Konferans salonunda düzenlenen etkinliğe; İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Ali Balkı ile birlikte akademik personel ve öğrenciler katıldı. Moderatörlüğünü AKÜ Bolvadin Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı ve İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Fişne’nin üstlendiği panelde; Öğr. Gör. Dr. Hulusi Nusret Özsoy ve Dr. Öğretim Üyesi Atahan Demirkol konuşmacı olarak yer aldı. Panelin açış konuşmasını ve moderatörlüğünü gerçekleştiren Prof. Dr. Mustafa Fişne, insan hakları kavramının yalnızca modern Batı demokrasilerine veya Avrupa Birliği üyelik kriterlerine indirgenemeyecek kadar köklü bir değer olduğunu belirtti.

“GAZZE’DEKİ SÜREÇ, SOYKIRIMA VARAN BOYUTLARA ULAŞMIŞTIR”


Soğuk Savaş sonrası dönemde oluşan “Barışçıl Dünya” beklentisinin hüsranla sonuçlandığını kaydeden Prof. Dr. Fişne, mevcut dönemi “Savaşlar Dünyası” olarak tanımladı. Fişne, Dünya’nın, insan haklarının en ağır şekilde ihlal edildiği bir türbülansın içinden geçtiğini belirterek, “Özellikle Gazze’de şahit olduğumuz süreç, bir savaşın ötesinde soykırıma varan boyutlara ulaşmıştır. Ateşkes girişimlerine rağmen ihlallerin sürdüğü bu coğrafyada, insanların en temel yaşam hakları ellerinden alınmıştır. Benzer şekilde Sudan’da dünya gündeminden düşen ama katliamların arttığı bir iç savaş, Ukrayna’da ise üç yıldır süren ve küresel dengeleri sarsan bir çatışma ortamı mevcuttur. Yemen’deki insani dram, Suriye’deki istikrarsızlık ve Libya’da henüz tesis edilemeyen barış ortamı, insan hakları ideali ile sahadaki gerçeklik arasındaki uçurumu gözler önüne sermektedir” diye konuştu.

“HİYERARŞİK İNSAN TASAVVURU VE BATI’NIN ÇİFTE STANDARDI”

Panelin ilk konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Hulusi Nusret Özsoy, insan haklarının “evrensel” olduğu iddiasının, tarihsel süreçte ve 21. yüzyıl uygulamalarında “hiyerarşik bir insan algısı” ile zedelendiğini belirtti. Özsoy, özellikle Ukrayna savaşı ve Gazze soykırımı süreçlerinde Batı medyasının ve siyasi karar alıcıların takındığı tutumu sert bir dille eleştirerek şunları söyledi: “Yakın tarihimizde acı bir gerçeği tecrübe ettik. Ukraynalı mülteciler söz konusu olduğunda Avrupalı gazeteciler ve siyasiler, ‘Onlar diğerleri gibi değil, onlar bizler gibi sarı saçlı, renkli gözlü Avrupalılar’ diyerek açık bir ayrımcılık yaptılar. Buna karşın, aynı Batı dünyasının desteklediği İsrail yönetiminin, Gazze halkı için ‘onlar insan değil’, ‘insanımsı hayvanlar’ gibi insanlık dışı nitelemelerde bulunması, zihinlerdeki hiyerarşik insan tasavvurunun dışavurumudur. Bu söylemler, bir anlık öfke patlaması değil, tarihsel kökleri olan ve ‘öteki’ni insan hakları şemsiyesinin dışına iten sistematik bir bakış açısının ürünüdür.”

“İSRAİL, İNSANCIL HUKUKU SİSTEMATİK OLARAK İHLAL EDİYOR”

Panelin ikinci konuşmacısı Dr. Öğretim Üyesi Atahan Demirkol ise konuyu “Uluslararası İnsancıl Hukuk (Humanitarian Law)” çerçevesinde ele aldı. Savaş hukukunun teknik boyutlarına ve Jus in bello (savaşta uyulması gereken hukuk) kavramına değinen Demirkol, savaşın dahi bir hukuku olduğunu, ancak günümüzde bu hukukun askeri gereklilikler bahanesiyle yok sayıldığını belirtti. İsrail’in Gazze’deki soykırımını 1949 Cenevre Sözleşmeleri bağlamında analiz eden Demirkol, İsrail’in uluslararası hukuk nezdinde “işgalci güç” statüsünde olduğunu belirtti. Demirkol, “Uluslararası hukuka göre, bir bölgeyi kontrol eden işgalci gücün sivil nüfusu koruma, temel ihtiyaçları sağlama ve demografik yapıyı değiştirmeme yükümlülüğü vardır. Ancak İsrail’in Gazze’deki uygulamalarına baktığımızda; hastanelerin ve ibadethanelerin bombalanması, sivil halkın açlık ve susuzlukla cezalandırılması (abluka), toplu cezalandırma yöntemleri ve zorla yerinden etme politikaları görmekteyiz. Bu eylemlerin tamamı, Uluslararası İnsancıl Hukuk’un ve Cenevre Sözleşmeleri’nin en az 13-14 maddesinin açık ihlalidir” diye konuştu. Panel, soru cevap bölümünün ardından teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.