Sürgün hayatının başlangıcı ve Hindistan’a kaçış
Dalai Lama’nın sürgün hayatı, 1950 yılında Çin ordusunun Tibet’e girmesiyle başlayan gergin sürecin bir sonucu olarak gelişti. 1959 yılında Çin birliklerinin Tibet’teki ayaklanmayı sert bir şekilde bastırması üzerine, Dalai Lama can güvenliği endişesiyle sarayından kaçmak zorunda kaldı. Asker kılığına girerek Himalayalar üzerinden 15 gün süren zorlu bir yürüyüş gerçekleştiren ruhani lider, Hindistan’a sığındı. Hindistan hükümetinin sığınma hakkı tanımasıyla birlikte kuzeydeki Dharamshala bölgesine yerleşti.
Barışçıl mücadele ve Nobel barış ödülü
On yıllardır vatanından uzakta yaşamasına rağmen, Dalai Lama Tibet’in özerkliği için yürüttüğü mücadeleyi şiddet karşıtı bir çizgide sürdürdü. Çin hükümeti tarafından tehlikeli bir ayrılıkçı olarak görülse de, kendisi bağımsızlık yerine “orta yol” adını verdiği özerklik statüsünü savunuyor. Bu barışçıl tutumu ve küresel barışa katkıları nedeniyle 1989 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.
Gelecek planları ve halefiyet konusu
Haziran 2025’te 90 yaşına girmeye hazırlanan Dalai Lama, 600 yıllık Budist geleneğinin devamlılığı konusundaki tartışmalara son noktayı koydu. Kendisinden sonra bir halefinin geleceğini teyit eden lider, kurumun geleceğine dair şüpheleri ortadan kaldırdı. Günümüzde hala dünya çapında barışın simgesi olarak kabul edilen Dalai Lama, Tibet halkının vatanlarına dönme umudunun en güçlü temsilcisi olmaya devam ediyor.
