Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Güzelliğin yeni formülü bunlarda saklı: Rusya’nın ardından Türkiye’de de talep patladı

Modern tıbbın ve kozmetik dünyasının yeni gözdesi, yüzyıllardır şifa kaynağı olarak bilinen sülükler oldu. Özellikle kadınların yüz ve cilt bakımında uzman gözetiminde tercih etmeye başladığı sülük tedavisi, Rusya’dan sonra Türkiye’de de hızla yayılıyor. Bursa’da üretim yapan Mustafa Çakmak, bu küçük canlıların sadece “pis kanı” emmediğini, asıl şifanın salgıladıkları özel enzimlerde saklı olduğunu vurguluyor.

Modern tıbbın ve kozmetik dünyasının yeni gözdesi, yüzyıllardır şifa kaynağı

Vücutta sıcak yerin peşindeler: beslenmeleri ise mezbahadan

Göl ve sazlıklardan toplanan sülüklerin biyolojik yapısı oldukça ilginç; bu canlıların cinsiyeti bulunmuyor ve hepsi birbiriyle çiftleşebiliyor. Üretim tesislerinde kıl kadar ince doğan yavrular, mezbahalardan alınan kanla birer ay arayla beslenerek tedavi edilecek boyuta ulaştırılıyor. Sıcağa olan hassasiyetleri nedeniyle ele alındığında hemen parmak aralarına yönelen sülükler, vücudun en sıcak noktasını bularak oraya odaklanıyor.

Sivilce ve kırışıklık için sülük kremleri revaçta

Son yıllarda kadınların cilt güzelliği için sülük kapısını çaldığını belirten Mustafa Çakmak, bu canlıların salgıladığı enzimlerin mucizevi etkilerine dikkat çekiyor. Sivilce tedavisinden yüz gençleştirmeye kadar geniş bir yelpazede kullanılan sülükler, artık sadece canlı olarak değil, krem formunda da hayatımıza giriyor. Rusya’da uzun süredir popüler olan sülüklü cilt bakım kremleri, artık Türkiye’deki raflarda da yerini almaya başladı.

Varis görünce başları dönüyor

Sülüklerin en başarılı olduğu alanlardan biri de varis tedavisi. Uzmanlar, sülüklerin varisli damarları gördüğünde adeta başlarının döndüğünü ve çok hızlı bir şekilde kan emerek 2-3 katı büyüklüğe ulaştıklarını ifade ediyor. Ancak şifanın kan miktarında değil, sülüğün emme sırasında vücuda bıraktığı doğal enzimlerde olduğu belirtiliyor.

Doğal ortamlarına geri dönmeliler

Tedavide kullanılan sülüklerin bir kez kullanıldıktan sonra mutlaka doğaya, kendi yaşam alanlarına bırakılması gerekiyor. Bilinçsiz toplama ve kaçakçılık nedeniyle doğadaki sayıları azalan bu canlıların ekolojik dengedeki yerinin korunması, tıbbi sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor.>>>İHA