
Taytak, yaptığı yazılı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Kazancını bu milletin emeğinden elde edip, aidiyetini başka kimliklerin arkasına saklayanların Türkiye’ye yönelik üst perdeden konuşmaları samimiyetten uzaktır. Nurettin Topçu’nun ifade ettiği gibi; ‘İhanet çoğu zaman fikirsizlikten değil, şahsiyetsizlikten doğar.’ Türkiye, mazlumların yanında duran; kendi çocuklarına da dünyanın dört bir yanındaki mağdur çocuklara da sahip çıkan güçlü bir devlettir. Bu gerçeği görmezden gelerek ülkesini küçümsemeye kalkmak, eleştiri değil; milletle bağın zayıfladığının göstergesidir. Sanat, milletinden koparak değil; milletinin vicdanına yaslanarak anlam kazanır.”

“EĞİTİM KURUMLARINDA MANEVİ BİR İKLİM OLUŞTURULDU”
Millî Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı genelgesi kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Milletvekili Taytak, bu konuda da açıklamalarda bulundu. Taytak, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan genelge ile Ramazan ayının manevi atmosferinin eğitim ortamlarına taşınmasının hedeflendiğini belirterek, düzenlenen etkinliklerle öğrencilerin paylaşma, yardımlaşma, sabır, merhamet ve dayanışma gibi milli ve manevi değerlerle buluşturulmasının amaçlandığını ifade etti. Okullarda Ramazan ayına özgü süslemeler yapıldığını, hilal ve yıldız motifleri ile mahya geleneğini hatırlatan “Hoş Geldin Ramazan” görsellerinin kullanıldığını kaydeden Taytak, bu uygulamalarla eğitim kurumlarında manevi bir iklim oluşturulduğunu vurguladı.
“NEDEN RAHATSIZLIK KONUSU YAPILMAKTADIR?”
“Kendi kültürünü bilmeyen, tarihine yabancı yetişen nesillerin güçlü bir gelecek inşa etmesi mümkün değildir” diyen Taytak, milli ve manevi değerlerle barışık bir eğitim anlayışının ayrıştıran değil birleştiren bir yaklaşım olduğunu dile getirdi. Genelgeye yönelik eleştirilere de değinen Taytak; Türk Tabipleri Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Eğitim-Sen, DİSK, KESK, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakın çevreler tarafından söz konusu düzenlemenin “laikliğe aykırılık” şeklinde sunulduğunu, bunun toplumda gereksiz bir kutuplaşma zemini oluşturma çabası olduğunu savundu. Ramazan ayının asırlardır yaşatılan paylaşma kültürünün, iftar sofralarında buluşmanın, ihtiyaç sahiplerini gözetmenin ve sabrın ayı olduğunu belirten Taytak, “Çocuklarımız bu atmosferi ailelerinde yaşarken, okulların bu manevi iklimden tamamen uzak kalması mı beklenmektedir? Ramazan’a dair kültürel ve sosyal etkinliklerin eğitim ortamlarında yer bulması neden rahatsızlık konusu yapılmaktadır?” ifadelerini kullandı.
TAYTAK, NOEL VE CADILAR BAYRAMI’NI HATIRLATTI
Taytak, Türk milletinin inancını, kültürünü ve medeniyet birikimini eğitim hayatının dışına itmeye yönelik anlayışların millet vicdanında karşılık bulmayacağını dile getirerek, milli ve manevi değerlerin toplumsal birlik ve beraberliğin temel harcı olduğunu kaydetti. Açıklamasında çifte standart eleştirisinde de bulunan Taytak, “Noel’e, Cadılar Bayramı’na gösterilen hoşgörünün Ramazan söz konusu olduğunda ortadan kaybolması düşündürücüdür. Ramazan’ı çocuklara anlatmak gericilik değil; bu milletin tarihini, kültürünü ve ahlaki değerlerini aktarmaktır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi tarihi ve kültürüyle barışık bir eğitim anlayışıyla yol alması gerektiğini vurgulayan Taytak, Ramazan ayının ruhuna uygun sosyal ve kültürel bir çerçeve ortaya koyan Yusuf Tekin’e teşekkür ederek, aileleri çocuklarını bu etkinliklere teşvik etmeye davet etti. >>>Haber Merkezi
