Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Murat Akarçay
Murat Akarçay

AZIN BAŞINDA OLANI, ÇOĞUN BİLMESİ İYİDİR AFYON. OKUDUĞUNUZDA “O KADAR MI” ARTIK DİYECEKSİNİZ

Bu hafta sizlere Türkiye Halk Sağlığı ile ilgili çok ilginç, dikkat çekici veri ve bilgiler paylaşacağım. Bu yazı ile bilinçli ve bilgi donanımlı okuyucu olmanıza değerli bir katkı nezdinde zihninizde bir başka açıdan bir harita ya da bir fotoğraf karesi oluşturacağım. Zaten her hafta Salı günleri yayınladığımız ve ilgiyle takip ettiğinizi yürekten hissettiğim EKONOMİA Sayfamızın temel amaçlarından biriside aralıklarla çeşitli veri ve araştırmaları en akıcı bir dille size aktararak bilinçaltı bilgi skalanıza bir tutam katkı sağlamak.

HAZIRSANIZ EĞER BAŞLAYALIM ANLATMAYA

Az sonra okumaya devam edeceğiniz bazı rakamlar, Ülkemizin de bağlı olduğu Uluslararası Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye rakamlarını derleyen Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 2024 Türkiye Resmi Sağlık İstatistikleri çalışmasından derlenmiştir; yorum değil, tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bugün pek fazla Afyon verileri paylaşamayacağız. Ülke geneli yoğunlukta olacak. Afyon nasıldır acaba sorusunun cevabını bazı bölümlerde kullanacağım yüz bin nüfusa oranla açıklaması ya da pratik matematikle nüfus oranı hesaplamasıyla az çok kafanızda oluşturabilirsiniz.

PRATİK ANLATIMLA ÖNCE ŞUNLAR..

Sağlık ve Tıp Biliminde İNSİDANS-PREVALANS –EPİDEMİYOLOJİ diye 3 nokta vardır. İnsidans risk altındaki sağlıklı bireylerin belirli sürede belirli bir hastalığa yakalanma yüzdesini ifade eder. Prevalans ise bir sağlık olayının bir yıl içerisindeki takvim aylarındaki vaka sayısını ifade eder. Epidemiyoloji ise meydana gelen sağlık olaylarının detaylı olarak inceleyen, yol haritası, tedavi yöntemi ve daha birçok süreci takip eden bir Bilim Dalıdır. Gördüğünüz üzere ağır tıp diliyle anlatmadım. Her okuyucunun anlayacağı en pratik bir dille anlatmaya çalıştım. Devam edelim..

KANSER NOKTASINDA TÜRKİYE DÜNYADA KAÇINCI?

Başlık oldukça merak uyandırıcı. Dünyadaki toplam Ülke sayısına göre bakarsanız rakam sizi tedirgin edebilir ama Türkiye’nin toplam nüfusunun birçok Ülkeden büyük olmasına göre bakarsanız daha gerçekçi bakmış olursunuz. Kanser oluşum ve sayı sıralamasında Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü’nün “yüz bin” nüfusa göre yaptığı karşılaştırmalı istatistiklere göre her iki cinsiyet açısından Dünya’da 51. sırada yer alıyor. Erkeklerde kanser hastalığı oluşumundan 43. sırada olan Ülkemiz kadınların kanser oluşumu açısından 61. sırada yer alıyor. İkisinin ortalaması noktasında Dünyada 51. sırada yer alıyor. Anlaşılacağı üzere Türkiye’de erkekler daha fazla kanser riski taşıyor. Dünyada 1. sırada hangi Ülke var derseniz erkek, kadın ve tümü noktasında cevabı Avustralya.

PEKİ, BU KONUDA BİR SAYI VAR MI?

Tabi ki var. Dünya Sağlık Örgütü bu istatistiği Dünyada yaşayan her bir “Yüz Bin” Nüfusta bir sayı ile barem yapıyor. Bu barem Ülkelerdeki vaka sayısı ortalamasını ifade ediyor. Bu formüle göre Türkiye’de yaşayan her Yüz Bin erkekten ortalama 273.7 sine kanser teşhisi konuyor. Kısaca Yüz bin kişide, 273.7 erkek diyerek kavrayabilirsiniz. Öte yanda yine Türkiye’de her Yüz Bin Kadın nüfustan 192,3’üne kanser teşhisi konuluyor diyebilirsiniz. Bu oranlar dünya nüfusu sıralamasına göre dizildiğinde Türkiye’nin, Dünya genelindeki Ülkeler arasında 51. sırada yer aldığını bize ifade ediyor. 

KANSER TÜRLERİNDEKİ HARİTAMIZ NEDİR DERSENİZ?

Türkiyede yaşayan kadınlar açısından baktığımızda rekor tabi ki tahmine edileceği gibi göğüs kanserleri. Ülkemizde yaşayan her “Yüz Bin” kadından, 46.8 kadınımız bu hastalıkla mücadele ediyor. Kadınlarda ikinci sıra 24.6 kadın ile Tiroit kanseri, 16.4 kadın ile Kolon kanseri, 14.3 Rahim, 6.9 Yumurtalık ve 13.5 kadın ile Akciğer kanserinden oluşuyor. Erkeklerde rakamlar ise daha ürkütücü. Ülkemizde her Yüz Bin erkekten 68’i Akciğer, 35,3’ü prostat, 23,9’u Kolon, 22,6’sı Mesane, 16,6’sı Mide ve 10,3’ü Pankreas kanseri ile mücadele ediyor.

SİZLERİ DAHA DÜŞÜNDERECEK BİR BAŞKA BİLGİ VEREYİM Mİ?

Şimdi yazacağım bu satırları daha dikkatli okuyun hatta üzerinden iki sefer daha geçin. Göğüs ve Tiroit kanseri Ülkemizde bayanlarda rekor kıran bir kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. 15-24 yaş aralığında düşük sayılarda görülen bu kanser türlerinin ikisi özellikle 25-49 yaş arasındaki bayanlarda zirve yapıyor. 50-74 arasında Tiroit sayısı azalırken Göğüs kanseri ihtimali yükseliyor. Buradan şu sonuç çıkıyor. Uzman hekimlerin genel tarama önerileri doğrultusunda, 20’li yaşlardan itibaren kadınlarımızın 30 yıl boyunca tiroit takibini dikkatli yapmaları gerekiyor. Erkeklerde ise Akciğer, prostat ve pankreas kanserleri zirvedeki tür olarak karşımıza çıkıyor. 15-24 yaş aralığında erkeklerde bu kanserler pek görülmüyor. 25-49 yaş arasında harekete geçmeye başlayan bu 3 tür kanser özellikle 50 yaş ve üzerindeki erkeklerde pik yapıyor. 50-74 yaş arası erkeklerde özellikle akciğer ve prostat kanseri tırmanışa geçerken 75 ve üstünde ana zirve görülüyor. Bu iki kanserin arkasından iddialı bir rakamla kolon kanseri geliyor. Sonuçta erkeklerin kanserle ilgili yaş avantajları biraz daha kadınlara göre yaş açısından geç olsa da daha fazla kayıpları yanında getiriyor. Kısaca her bir kanser türü tehlikeli ama önemli olan tek gerçek erken teşhis.

ÜZGÜNÜM GERÇEKTEN LÜTFEN BENİ AF EDİN OKUYUCULARIM

Üzgüm gerçekten sizlere bu mübarek Ramazan ayında hatta Bayrama 10 gün kala bu rakamları vermekten. İşin acı gerçeğinde bu konuya karşı daha bilinçli bir toplum olmamız gerekiyor. Bende bu noktada sorumlu ve araştırmacı bir Gazeteci olarak bu verilerle sizlerde biraz daha dikkat ve sosyal farkındalık oluşturma adına zihninizde önemli bir pencere açmak zorundayım. Lütfen tekrar Af edin. Kanser teşhisi noktasında Devletin neden bu kadar hassas olduğunu ve uzmanların önerileri doğrultusunda yapılan taramalarla konunun ne kadar ciddiyetle ele alındığını bu rakamlarla kavramanızı rica ediyorum sizlerden. Dikkat ederseniz verdiğim rakamlarda Lösemiye henüz girmedik. Çünkü özellikle çocuklar ve lösemi konusu başlı başına bir yazı niteliği oluşturacak nitelikte çünkü. Diğer hastalıklara daha hiç saymıyorum. Her şeyin başı sağlık vesselam.

AFYON RAKAMLARINI NASIL BİLECEĞİZ SORUSU

Sağlık Bakanlığı Türkiye Sağlık İstatistikleri verilerinde İlimiz rakamları verilmiyor. Bu noktada Kamu bilgisine açık rakamlar olup olmadığını bilmiyoruz. Eğer kamu paylaşımına açıklığı noktasında bir serbestlik söz konusuysa, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Sayın Hakkı Öztürk’ün de uygun görmesi hâlinde bu verileri sayfamızda sizlerle paylaşmamız noktasında her türlü kolaylığı EKONOMİA Sayfamıza sağlayacağını düşünüyorum. Böyle bir veri aktarımı olursa bana ilerleyen haftalarda muhakkak bir yazı konumuz olacaktır. Sağlıcakla kalın lütfen.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER