“Bu iddianamenin adı iftiranamedir”
Savunmalar başlamadan önce kürsüye gelen İmamoğlu, davayı “Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasi davalarından biri” olarak nitelendirdi. İddianameyi “iftiraname” olarak tanımlayan İmamoğlu, “Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım. Ben ilk seçimde iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Cumhurbaşkanı adayı burada konuşmazsa, dünya bizi izliyor, bu olmaz” diyerek mahkeme heyetine seslendi.
Sandalye krizi tansiyonu zirveye taşıdı
Duruşmanın başlangıcında jandarmanın, İmamoğlu’nun kürsüye erişimini engellemek amacıyla önüne bir sandalye koyması salonda büyük bir tartışmaya yol açtı. Uygulamaya sert tepki gösteren İmamoğlu, “Ağzımı bantla mı kapatacaksınız, kimin önünü kesiyorsunuz?” derken, Mahkeme Başkanı ise “Sizin yüzünüzden dünden beri yargılama yapamıyoruz” diyerek sanık ve avukatların tutumunu eleştirdi.
“Asrın yolsuzluğu değil asrın arsızlığı”
Daha önce soruşturmayı yürüten makamlar tarafından kullanılan “asrın yolsuzluğu” tabirine de değinen İmamoğlu, “Başsavcı görünümlü siyasetçi buna kalktı ‘asrın yolsuzluğu’ dedi. Böyle bir asrın arsızlığı olur mu? Sizin oradaki bakışınızla buradaki hiç kimse suçlu değil” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, mahkemenin adil davranması gerektiğini vurgulayarak kendisinin süreç boyunca çoklu söz hakkı alması gerektiğini savundu.
Ramazan ayında yaşanan hukuk süreçlerine sitem
Konuşmasının sonunda Ramazan ayına vurgu yapan İmamoğlu, geçmişte seçim iptali ve diplomasına yönelik tartışmaların da hep bu ayda yaşandığını hatırlattı. “Ramazan ayında yaşatılana ve yaşanana bakın. Bu yaptığınız liste yanlıştır, uygulama yanlıştır” diyen İmamoğlu, savunma haklarının kısıtlanmaması talebini yineledi. Tartışmaların ardından duruşmaya 13.30’a kadar ara verildi.>>DHA
