Sağlıkta dönüşüm erişimi zirveye taşıdı
Hekime başvuru sayılarındaki bu devasa artışın arkasında, 2003 yılında hayata geçirilen Sağlıkta Dönüşüm Programı yatıyor. Sosyal güvenlik sisteminin genişlemesi, aile hekimliği uygulaması ve MHRS gibi dijital randevu sistemleri, vatandaşın sağlık hizmetine ulaşmasını tarihin en kolay seviyesine getirdi. Ancak bu kolaylık, beraberinde “aşırı kullanım” tartışmalarını da getirdi.
Türkiye dünya sıralamasında üçüncü oldu
Uluslararası veriler incelendiğinde Türkiye; Güney Kore ve Japonya’nın ardından OECD ülkeleri arasında doktora en sık gidilen üçüncü ülke konumuna yerleşti. Toplam muayene sayısının 1 milyar 47 milyonu aştığı 2024 yılında, bu başvuruların %90 gibi büyük bir oranı kamu hastaneleri tarafından karşılandı. Uzmanlar, sevk zincirinin etkin işlememesinin hastaları doğrudan hastanelere yönlendirdiğini belirtiyor.
Yoğunluk hekimler üzerinde baskı oluşturuyor
Kişi başına düşen başvuru sayısı artarken, hekim sayısının OECD ortalamasının altında kalması sistemde tıkanıklara yol açıyor. Yüksek talep ve sınırlı kapasite birleştiğinde muayene süreleri kısalırken, sağlık çalışanlarında tükenmişlik riski artıyor. Bu durumun teşhis ve tedavi kalitesini olumsuz etkileyebileceği uyarısı yapılıyor.
Sürdürülebilirlik tartışmaları gündemde
Sağlık hizmetine erişimdeki başarı takdir toplasa da, sistemin bu yoğunluğu ne kadar süre daha kaldırabileceği merak konusu. “Bir de doktora görüneyim” yaklaşımının yaygınlığı ve hastanelerdeki aşırı yoğunluk, Türkiye’de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği üzerine yapılan tartışmaların merkezine yerleşti.>>>HABER MERKEZİ
