“Anamız bizi bugün için doğurdu”
Kirte’nin altında, düşmanın en sert saldırılarını gerçekleştirdiği anlarda cepheye sürülen 4. Alay’ın 1. Taburu’nda görev yapan Mustafa Onbaşı, İngiliz siperlerine nasıl girdiklerini şu sözlerle aktardı: “Yüzbaşımız Mustafa Efendi elinde kılıcıyla önümüze düştü; ‘Haydin evlatlarım! Anamız bizi bugün için doğurdu!’ diyerek bizi ateşin içine sürdü. İngilizleri ikinci siperlerinden bile söküp attık. Karada Türk askerini gördü mü kaçmaya yer ararlardı.”
Toz duman içinde bir parmağını bıraktı
Çatışmanın en şiddetli anında yaralandığını ancak sıcaklıktan hissetmediğini belirten Sandıklılı kahraman, bir parmağının koptuğunu ancak arkadaşlarının uyarısıyla fark etmiş. “Parmağın nerede?” sorusuna büyük bir tevekkülle “Orada düştü gitti” cevabını veren Mustafa Onbaşı, o anlarda duyulan tek şeyin top sesleri olduğunu, vurulanların feryadının bile bu gürültüde kaybolduğunu ifade etti.
Ateş hattında tekbir ve Salâten Tüncînâ sesleri
Savaşın feci anlarında askerlerin manevi güce nasıl tutunduğunu anlatan Mustafa Onbaşı, subaylarının kendilerine verdiği o unutulmaz öğüdü paylaştı: “O ateşin içinde ölecek misin kalacak mısın bilemezsin. Korku nedir bilmezdik. Subaylarımız bize ‘Oğlum, Salâten Tüncînâ’yı okuyun’ diye tembih ederlerdi. Bilen okur, bilmeyenler ise sadece tekbir getirirdi.” 15 yıl aradan sonra paylaşılan bu tarihi tanıklık, Çanakkale ruhunun Afyonkarahisar’ın köylerinden nasıl beslendiğini bir kez daha kanıtladı.>>>Şahan KARTAL
