Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sandıklı’dan Çanakkale’ye uzanan destan! “Öleceğimizi mi kalacağımızı mı bilemezdik”

Afyonkarahisar’ın tarih kokan topraklarından, Sandıklı ilçesinin Kusura Köyü’nden çıkan bir kahramanın, Çanakkale’nin tozlu ve dumanlı siperlerinde yaşadığı dehşet verici ama bir o kadar da vakur mücadelesi gün yüzüne çıktı. Dönemin ünlü muhabiri Ruşen Eşref’e konuşan Mustafa Onbaşı, savaşın en sıcak anlarında askerlerin nasıl bir ruh haliyle ölüme meydan okuduğunu tüm çıplaklığıyla anlattı.

Afyonkarahisar’ın tarih kokan topraklarından, Sandıklı ilçesinin Kusura Köyü’nden çıkan bir
“Anamız bizi bugün için doğurdu”
Kirte’nin altında, düşmanın en sert saldırılarını gerçekleştirdiği anlarda cepheye sürülen 4. Alay’ın 1. Taburu’nda görev yapan Mustafa Onbaşı, İngiliz siperlerine nasıl girdiklerini şu sözlerle aktardı: “Yüzbaşımız Mustafa Efendi elinde kılıcıyla önümüze düştü; ‘Haydin evlatlarım! Anamız bizi bugün için doğurdu!’ diyerek bizi ateşin içine sürdü. İngilizleri ikinci siperlerinden bile söküp attık. Karada Türk askerini gördü mü kaçmaya yer ararlardı.”
 
Toz duman içinde bir parmağını bıraktı
Çatışmanın en şiddetli anında yaralandığını ancak sıcaklıktan hissetmediğini belirten Sandıklılı kahraman, bir parmağının koptuğunu ancak arkadaşlarının uyarısıyla fark etmiş. “Parmağın nerede?” sorusuna büyük bir tevekkülle “Orada düştü gitti” cevabını veren Mustafa Onbaşı, o anlarda duyulan tek şeyin top sesleri olduğunu, vurulanların feryadının bile bu gürültüde kaybolduğunu ifade etti.
 
Ateş hattında tekbir ve Salâten Tüncînâ sesleri
Savaşın feci anlarında askerlerin manevi güce nasıl tutunduğunu anlatan Mustafa Onbaşı, subaylarının kendilerine verdiği o unutulmaz öğüdü paylaştı: “O ateşin içinde ölecek misin kalacak mısın bilemezsin. Korku nedir bilmezdik. Subaylarımız bize ‘Oğlum, Salâten Tüncînâ’yı okuyun’ diye tembih ederlerdi. Bilen okur, bilmeyenler ise sadece tekbir getirirdi.” 15 yıl aradan sonra paylaşılan bu tarihi tanıklık, Çanakkale ruhunun Afyonkarahisar’ın köylerinden nasıl beslendiğini bir kez daha kanıtladı.>>>Şahan KARTAL