Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Görünmez tehlike kırsal ve eski depoları tehdit ediyor!

Bursa’da sağlık dünyasından gelen kritik bir uyarı, özellikle kırsal alanlarda yaşayan, tarım ve hayvancılıkla uğraşan ya da kapalı depolarda çalışan vatandaşları yakından ilgilendiriyor. Uzmanlar, fare ve sıçan gibi kemirgenlerin atıklarından havaya karışan ve solunum yoluyla insanı yatağa düşürebilen ölümcül Hantavirüs tehlikesine karşı çok önemli uyarılarda bulundu.

Bursa’da sağlık dünyasından gelen kritik bir uyarı, özellikle kırsal alanlarda

Tarihi Kore Savaşı’na kadar uzanan gizemli hastalık

Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Tülay Şener Özvatan, Hantavirüsün geçmişinin aslında çok eskilere dayandığını belirtti. Virüsün kökenlerinin milattan sonra 960 yıllarındaki Çin tıbbi belgelerinde bile yer aldığını ifade eden Dr. Özvatan, modern tıbbın bu virüsle asıl tanışmasının 1950-1953 yılları arasındaki Kore Savaşı sırasında binlerce askeri kırıp geçiren “Kore Kanamalı Ateşi” ile olduğunu ve virüsün ilk kez 1978’de laboratuvarda izole edildiğini aktardı.

ENFEKSİYON HASTALIKLARI UZMANI DR. TÜLAY ŞENER ÖZVATAN, (İHA/BURSA-İHA)
Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Tülay Şener Özvatan, özellikle kırsal bölgelerde ve depo gibi kapalı alanlarda çalışan vatandaşları, kemirgenlerden bulaşan ve ölümcül sonuçlar doğurabilen Hantavirüs’e karşı uyardı.

Fareye dokunmasanız bile havasını solumak yetiyor

Hastalığın ana kaynağının fare, sıçan ve hamster gibi kemirgen hayvanlar olduğunun altını çizen Dr. Özvatan, virüsün sanılanın aksine sadece ısırılma ile bulaşmadığını söyledi. Özvatan, “Hantavirüs, enfekte olmuş kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürük salgılarında yoğun olarak bulunur. En yaygın bulaşma yöntemi, bu atıkların kuruyup toza dönüşmesi ve insanların bu tozlu havayı solumasıdır. İdrar veya dışkıya çıplak elle dokunmak ya da hayvan tarafından ısırılmak daha nadir görülür. İnsandan insana bulaşma ise neredeyse yok denecek kadar azdır” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Türkiye’de her yıl ortalama 10 ila 15 vaka görülüyor

Virüsün dünyada iki farklı ölümcül klinik tabloya yol açtığını belirten Dr. Özvatan, Türkiye’deki istatistikleri de paylaştı. Amerika kıtasında görülen türün akciğerleri vurduğunu ve ölüm oranının çok yüksek olduğunu söyleyen Özvatan, “Avrupa ve Asya türü ise genellikle böbrek yetmezliğine yol açar. Ülkemizde ilk vakalar 1997’de İzmir’de görüldü. İlk büyük bölgesel salgın ise 2009 yılında Zonguldak ve Bartın’da patlak verdi; o dönem 31 vatandaşımız hastalandı ve 2’si hayatını kaybetti. Günümüzde ise Türkiye’de her yıl hâlâ 10-15 vaka saptanıyor ve bu vakalar genellikle böbrek tutulumuyla seyrediyor” dedi.

Kesin bir ilacı yok temizlik yaparken maske şart

Hastalığın kuluçka süresinin 21 gün ile 8 hafta arasında değişebildiğini ve spesifik bir tedavisinin olmadığını, hastanelerde sadece destekleyici tedaviler uygulanabildiğini belirten Uzman Dr. Tülay Şener Özvatan, risk altındaki meslek gruplarını uyardı. Çiftçiler, hayvancılık yapanlar, liman çalışanları, haşere kontrol ekipleri ve eski bina temizlikçilerinin en büyük risk grubunda olduğunu hatırlatan Özvatan; uzun süre kapalı kalmış depo, bodrum, çatı katı veya kulübe gibi alanlara girilmeden önce buraların mutlaka saatlerce havalandırılması, temizlik esnasında ise kesinlikle maske ve eldiven kullanılması gerektiğini vurguladı.>>>İHA