“Partimin üzerinde şaibe kalsın istemedim”
Davayı açma gerekçesini anlatan Lütfü Savaş, kurultayın ardından delegeler arasında çok fazla spekülasyon yapıldığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da mevcut yönetime yönelik “şaibeli kurultayın genel başkanı” ifadelerini kullandığını hatırlattı. Savaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında, Türkiye’nin siyasi mektebi olsun diye kurmuş olduğu bir parti. Ben de bir Atatürk sevdalısı, bu ülkeyi seven biri olarak partimin üzerinde böyle bir şaibe kalsın istemedim. Varsa bir şaibe, bununla ilgili insanların ayıklanması; yoksa da partimizi hiç kimsenin kirletmemesi gerektiğini düşündüm. Bu nedenle davayı açtım. Bugün dava sonuçlandı, bu bence Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı.”
“Sevinç çığlıkları atmamalı, sorumluluk almalıyız”
Mahkemenin iptal ve göreve iade kararının ardından parti içi dengelere değinen Savaş, bu durumun bir kutlama sebebi değil, düşünme zamanı olduğunu belirtti: “Gerek mevcut yönetimin yanındaki arkadaşlar, gerek geçmişte Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey’in yanında olan insanlar olarak hiçbirimizin sevinmemesi, sevinç çığlıkları atmaması gerekir. Bugünden itibaren hepimizin çok daha büyük bir sorumlulukla Cumhuriyet Halk Partisi’ni geleceğe nasıl hazırlarız, umutsuzluk taşıyan toplumun umutlarını tekrardan nasıl yeşertiriz diye düşüneceği bir zaman.”
“Beni parti dışına itmişlerdi, geçmiş kararlar iptal olunca geri döndüm”
Özgür Özel yönetimi tarafından daha önce partiden ihraç edildiğini / uzaklaştırıldığını hatırlatan Lütfü Savaş, mahkemenin mutlak butlan kararıyla birlikte hukuken partiye geri döndüğünü müjdeledi: “Ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye biri değildim. Biliyorsunuz, attığım bir tweetten dolayı bu yönetim beni parti dışına itmişti. Geçmişte alınan bütün kararlar (kurultay sonrasındakiler) iptal edildiği için tabii ki gururla ben şu anda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkması gerekenlerden bir tanesiyim. Buradaki esas sorumluluk taşıyan kişi Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’dur. O nasıl bir planlama ve program yapacaksa tabii ki biz de onlara uymak ve daha güzel günler için yanında olmak zorundayız. Sloganımız; eski iyileri yeni iyilere taşımak ve Türkiye’nin bütününü kucaklamak olmalı.“>>>İHA
