Resmi veriler ve gerçekler arasındaki uçurum
Çalıştayın en dikkat çeken bölümlerinden biri, Doç. Dr. Elif Altundaş Hatman’ın sunduğu saha verileri oldu. Özellikle KYK işçileri üzerinde yapılan anket sonuçlarını paylaşan Hatman, beklenen meslek hastalığı sayıları ile resmi kayıtlar arasındaki devasa farka dikkat çekti. Tanı süreçlerindeki illiyet bağına dair yapılan analizler, katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi.

Emek sömürüsü ve mücadele vurgusu
Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu’ndan Dr. Gültekin Akarca, tarihsel süreçte emeğin sömürülme biçimlerini aktarırken, iş cinayetlerini teşhir eden sendikacıların tutuklanmasına tepki gösterdi. Mücadelenin suç sayılamayacağını belirten Akarca, kapitalizmin emeği bir “eşya” olarak görmesine karşı durulması gerektiğini ifade etti.

“Mücadele sağlığa iyi gelir”
İş hayatındaki tükenmişlik kavramını bir sağlık sorunu olarak ele alan Dr. Muhammet Turabi Yerli, travmalardan kurtuluşun yolunun kolektif eylemden geçtiğini söyledi. Salonda asılı olan “En Büyük Koruyucu Önlem Örgütlenmedir” pankartının en doğru yaklaşım olduğunu belirten Yerli, örgütlü mücadelenin psikolojik ve fiziksel iyileşmedeki rolüne dikkat çekti.
Ulusal konsey hedefi
Türkiye’nin pek çok ilinden gelen işçilerin ve sakatlar derneklerinin deneyimlerini paylaştığı çalıştayda; OTİS, TSS-İŞ, Kataş-Sen ve YapıYol-İş gibi sendikalar güçlü bir temsiliyet sergiledi. Tüm İş Konfederasyonu, bu tür çalışmaları farklı illere yayarak “Ulusal İşçi Sağlığı ve Meslek Hastalıkları Konseyi” oluşturmayı hedeflediklerini duyurdu.>>>HABER MERKEZİ
