Afyonkarahisar’da zaman, bazı dükkânların kapısından içeri girildiğinde yavaşlıyor. Raflarda biriken yıllar, duvarlarda asılı hatıralar ve her biri ayrı bir hikâye fısıldayan eşyalar… İşte bu adreslerden biri de kentin en eski ve bulunması artık neredeyse imkânsız olan antikalarının yer aldığı antikacı dükkânı.
Gazete 3 olarak, Afyonkarahisar’ın adeta yaşayan hafızası niteliğindeki bu özel mekâna konuk olduk. Bizi karşılayan isim ise meslek hayatına yıllarını eğitime adamış, emekliliğin ardından ise bambaşka bir yolculuğa çıkan İhsan Soysal’dı.
Öğretmenlik mesleğinden emekli olduktan sonra bir merakla başlayan antika serüveni, bugün Soysal için bir tutkuya, hatta bir yaşam biçimine dönüşmüş durumda. Antikacılığın yalnızca eski eşya satmak olmadığını vurgulayan Soysal, bu mesleğin sabır, bilgi ve en önemlisi geçmişe saygı gerektirdiğini ifade etti.
“Her eşya bir dönemin tanığıdır” diyen Soysal, dükkânında bulunan her parçanın kendine ait bir hikâyesi olduğunu dile getirerek, antikacılığın olmazsa olmazlarını Gazete 3 mikrofonlarına özel olarak anlattı. Bir objenin antika sayılabilmesi için taşıması gereken özelliklerden, bu işe gönül vermek isteyenlerin nelere dikkat etmesi gerektiğine kadar pek çok başlık röportajımızda yer aldı.
Afyonkarahisar’da geçmişle bugün arasında köprü kuran bu nadide dükkân, yalnızca koleksiyon meraklılarının değil, tarihle bağ kurmak isteyen herkesin uğrak noktası olmaya devam ediyor.
İhsan Soysal’ın bilgi ve tecrübeleriyle harmanlanan bu özel röportaj, antikaların sessiz dünyasına açılan samimi bir pencere sunuyor.
İşte o özel röportaj şimdi sizlerle…
