Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Afyon’un geleceği madenciliğe kurban edilemez”

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi Üyesi Zeliha Aksaz Şahbaz, Afyonkarahisar’da artan madencilik faaliyetlerine ilişkin sert açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi Üyesi Zeliha Aksaz Şahbaz, Afyonkarahisar’da

CHP Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Şahbaz, kent genelinde verilen maden ruhsatlarının artık çevresel bir tartışma olmaktan çıktığını, doğrudan halkın yaşam alanlarını ve geleceğini tehdit eden bir boyuta ulaştığını söyledi. Afyonkarahisar’da 2023 yılından bu yana 39 maden ruhsat sahasının ihaleye çıkarıldığını, bunlardan 12’sinin farklı şirketlere devredildiğini belirten Şahbaz, şöyle konuştu: “Afyonkarahisar’da son yıllarda artan maden ruhsatları, artık soyut bir çevre tartışması değil; köylerimizi tarlalarımızı, suyumuzu ve çocuklarımızın geleceğini doğrudan ilgilendiren hayati bir mesela haline gelmiştir. 2023 yılından bu yana Afyonkarahisar genelinde 39 maden ruhsat sahası ihaleye çıkarılmış, bunların 12’si farklı maden şirketlerine satılmıştır. İhaleye açılan alanların büyüklüğü yaklaşık 27 bin hektarı bulmaktadır. Bu rakamlar, Afyonkarahisar’ın geniş tarım ve mera alanlarının adım adım madenciliğe açıldığını açıkça göstermektedir.  Özellikle Şuhut ilçemizde, İsalı Köyü’nü ve çevresindeki tarım alanlarını kapsayan 1549 hektarlık mega maden ruhsatı, Afyonkarahisar’ın geleceği açısından büyük bir tehdittir. Bu alan, Selevir Barajı’na yalnızca 1,5 km mesafededir. Afyonkarahisar’ın içme suyu, tarımsal sulaması ve hayvancılığı için hayati önemdeki bu havzada madencilik faaliyetlerine izin verilmesi kabul edilemez! Üstelik bu proje için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verilmiştir. Yani köylünün, çiftçinin, Afyonkarahisar halkının görüşü sorulmamıştır.”

“HALKIN TEPKİSİ DEVAM ETMEKTEDİR”

Şahbaz, “Sorun yalnızca Şuhut ile sınırlı değildir. Dinar, Sandıklı, Sinanpaşa, Emirdağ ve Evciler başta olmak üzere birçok ilçemizde yeni maden sahaları planlanmakta; mermer ve kalker ocakları Afyonkarahisar’ın dağlarını, ovalarını ve yaşam alanlarını hızla tüketmektedir. Sinanpaşa zaten madenlerle delik deşik edilmişken, şimdi yeni ruhsatlarla bu yıkımın genişletilmesi hedeflenmektedir. Sinanpaşa ilçesi Taşoluk Beldesi’nde yer alan kil madeninin, yerleşimin alanının hemen yanında olması, arıcılık ve hayvancılık alanlarını yok eden, Taşoluk Barajına yakın olması nedeniyle büyük halk tepkisi ile geçici olarak durdurulmuştur. Emirdağ’da ise yeni mermer ocakları açılmayı beklemektedir. Çay ve Sultandağı ilçelerinde ise maden arama çalışmalarının Eber Gölü’ne ve çevreye verdiği zarar nedeniyle halkın tepkisi devam etmektedir” dedi.

“GELECEĞİMİZDEN VAZGEÇMİYORUZ”

“Daha da vahim tablo ise kamuoyundan büyük ölçüde gizlenen ihalesiz ruhsat satışlarıdır.  2022-2025 yılları arasında Afyonkarahisar’da 397 maden ruhsatı, ÇED süreci başlatılmadan, ihalesiz biçimde şirketlere devredilmiştir” diyen Şahbaz, “Bu ruhsatların 268’i mermer ocağıdır. Bunun yanında altın, bakır ve demir gibi çevreye ve suya ağır zararlar verebilecek madenler de bulunmaktadır.  Afyonkarahisar’da halen 77 maden projesi ÇED sürecindedir ve bu projelerin %71’i için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verilmiştir. ÇED süreci Afyonkarahisar’da doğayı ve halkı koruyan bir mekanizma olmaktan çıkmış, şirketlerin önünü açan bir imza formalitesine dönüştürülmüştür.  Unutulmamalıdır ki Afyonkarahisar’ın birçok ilçesi 1. ve 2. Deprem fay hatları üzerinde yer almaktadır. Fay hatları üzerinde maden ocakları, atık barajları ve zenginleştirme tesisleri kurmak; sadece doğayı değil, insan hayatını da riske atmaktadır. Biz biliyoruz ki: Bu topraklar mermerden, altından, kömürden ibaret değildir! Bu topraklar buğdaydır, patatestir, haşhaştır, sudur, emektir ve yaşamdır. Afyonkarahisar’ın geleceği birkaç şirketin kâr hesabına teslim edilemez. Bu nedenle buradan Afyonkarahisar kamuoyuna açık çağrımızdır: Su havzaları, tarım alanları ve yerleşim yerleri maden ruhsatlarına kapatılmalıdır. Mega madencilik projeleri durdurulmalıdır. Altın madenciliği ve siyanürlü faaliyetler Afyonkarahisar’da yasaklanmalıdır.  ÇED süreçleri şeffaf, bilimsel ve halkın gerçek katılımıyla yürütülmelidir. Afyonkarahisar’ın planlaması şirketlere göre değil, halkın yaşam hakkına göre yapılmalıdır.  Afyonkarahisar’ın toprağı satılık değildir. Suyu pazarlık konusu değildir. Geleceğimizden vazgeçmiyoruz” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi