Bunun bazı sivil tesis ve yapılarda hafif ve orta düzeyde maddi hasara yol açtığı ifade edildi. Açıklamada bugün 11 balistik füze ve 123 İHA’nın engellendiği, saldırıların en güçlü ifadelerle kınandığı ve bunların ulusal egemenlik ile uluslararası hukukun açık ihlali olarak değerlendirildiği kaydedildi. Öte yandan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Abdunnasır Muhammed el-Humeydi düzenlediği basın toplantısında, İran’ın misilleme saldırılarını başlatmasından bu yana ülkeye gönderilen 186 balistik füze ve 812 insansız hava aracına müdahale edildiğini duyurdu. Humeydi, söz konusu balistik füzelerden 172’sinin imha edildiğini, 13’ünün denize düştüğünü ve bir füzenin ülke topraklarına isabet ettiğini söyledi. 812 İHA’dan 755’inin etkisiz hale getirildiğini, 57’sinin ülke topraklarına düştüğünü ve 8 seyir füzesinin de imha edildiğini belirtti. Humeydi ayrıca, savunma sistemlerinin hedefleri engellemesi sırasında saçılan şarapnel parçaları nedeniyle 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 68 kişinin yaralandığını ifade etti. Hayatını kaybedenlerin Pakistan, Nepal ve Bangladeş uyruklu olduğu, yaralıların ise farklı ülke vatandaşları olduğu bildirildi.
BAE’NİN DUBAİ KENTİNDE İHA İLE DÜZENLENEN SALDIRI SONUCU ABD KONSOLOSLUĞU YERLEŞKESİNDE YANGIN ÇIKTI
Dubai hükümetine bağlı Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Dubai kentindeki ABD Konsolosluğu’na İHA ile saldırı düzenlendiği; yerleşkede yangın çıktığı ifade edildi. ABD Konsolosluğu çevresinde çıkan küçük çaplı yangının kontrol altına alındığı kaydedildi. Olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığı aktarıldı. Söz konusunu kamikaze İHA’nın menşeine ilişkin ise bilgi verilmedi.
ABD, BAE’DEKİ KONSOLOSLUĞUN SALDIRIYA UĞRADIĞINI ANCAK PERSONELİN GÜVENDE OLDUĞUNU AÇIKLADI
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gündemdeki gelişmelere ilişkin başkent Washington’da gazetecilere değerlendirmede bulundu. ABD’nin Dubai’deki konsolosluğunun insansız hava aracıyla saldırıya uğradığını belirten Rubio, “Bir dron konsolosluktaki otoparka düştü ve yakınındaki binada yangına neden oldu, ancak tüm personel güvende.” dedi. Rubio, bu olaydan önce ABD’nin diplomatik tesislerinden personelini çekmeye başladığını anımsatarak, ABD büyükelçilikleri ve diplomatik tesislerinin “terörist bir rejimin” doğrudan saldırısı altında olduğunu söyledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) ortak operasyonlar kapsamında, İran’ın füze ve fırlatma rampalarını hedef aldığını belirten Rubio, “Bu yeteneklerinin yanı sıra donanmalarının da sistematik bir şekilde imhasını gerçekleştiriyoruz.” bilgisini paylaştı.
“HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN İYİ BİR YOLDAYIZ. BUNUN BİR BEDELİ OLACAK”
Rubio, saldırıları yoğunlaştıracaklarına işaret ederek, “Açıkçası, dünyanın en güçlü iki hava kuvveti bu terörist rejimi parçalara ayırırken, bu saldırıların kapsamı ve yoğunluğunda gerçekten bir değişiklik olduğunu fark etmeye başlayacaksınız.” şeklinde konuştu. “Fabrikalarını yok edeceğiz. Donanmalarını yok edeceğiz. Bu hedeflere ulaşacağız. Bu hedeflere ulaşmak için iyi bir yoldayız. Kolay olmayacak. Bunun bir bedeli olacak.” diyen Rubio, ancak bu olası bedelin İran’ın nükleer silaha sahip olmasından çok daha düşük olduğunu düşündüklerini söyledi. Rubio, İran’ın “akıl hastası ve dindar fanatikler” tarafından yönetildiğini ve nükleer silahlara sahip olduklarını itiraf ettiklerini öne sürerek, “Bu nükleer silahları, füzeleri ve insansız hava araçlarını geliştirmeyi planlıyorlar. Bundan dolayı dünya onlara dokunamayacaktı. Şu an hiç olmadığı kadar zayıflar. Şimdi onların peşine düşme zamanı.” ifadelerini kullandı. İran’ın, ABD’ye saldırmadan önce ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk vurma kararı aldığını öne süren Rubio, “Biz onlara saldırmadan önce onların bize saldırma riskini almak istemedi çünkü bu hem can kayıplarına yol açacak hem de operasyonlarımızın etkinliğini baltalayacaktı.” değerlendirmesinde bulundu.
BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ: MAHSUR KALAN 17 BİN 498 YOLCU, 60 UÇUŞLA TAHLİYE EDİLDİ
BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdullah bin Touq el-Marri, diğer bazı hükümet yetkilileriyle düzenlediği basın toplantısında konuştu. Bölgedeki gelişmelere bağlı olarak havalimanlarındaki aksamalardan etkilenenler için uçuşlar düzenlediklerini söyleyen Marri, BAE’deki havalimanlarında ilk aşamada gerçekleştirdikleri 60 uçuşla 17 bin 498 yolcunun tahliye edildiğini belirtti. Marri, planladıkları 80’den fazla uçuşla 27 bini aşkın yolcunun tahliyesini gerçekleştireceklerine dikkati çekti. BAE Sivil Havacılık Otoritesi Genel Müdürü Seyf Muhammed es-Suveydi de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkedeki hava trafiğini yeniden başlatma planlamasına değindi. Havalimanları, destek hizmetleri ve şirketlerin hazır olduğunun teyit edilmesinin ardından 1 Mart Pazar gününden itibaren hava trafiğini başlatmayı planladıklarını vurgulayan Suveydi, şunları kaydetti: “3 Mart Salı gününe kadar 60 uçuş gerçekleştirdik ve bu uçuşlarla 17 bin 498 kişi tahliye edildi. Bugünden itibaren günlük uçuş sayısını 80’e, yolcu sayısını ise 27 bine çıkarmayı planlıyoruz.” Suveydi, BAE’deki havaalanlarının kapanmasıyla mahsur kalan ve sayıları yaklaşık 20 bin olan yolcuların konaklamalarını üstlendiklerini ifade etti. İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları düzenliyor.
BAHREYN’DE SİRENLER ÇALDI, HALKA GÜVENLİ BÖLGELERE SIĞINMALARI ÇAĞRISI YAPILDI
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde sirenlerin çalmasının ardından vatandaşlara ve ülkede yaşayanlara, sakin olmaları ve en yakın güvenli bölgelere sığınmaları çağrısında bulundu. Resmi verilere göre, Bahreyn’de salı günü boyunca 4 kez sirenler çaldı.
KATAR, İRAN’DAN FIRLATILAN İKİ BALİSTİK FÜZEYLE ÜLKENİN HEDEF ALINDIĞINI AÇIKLADI
Katar Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Katar’ın, İran’ın misilleme saldırıları kapsamında fırlatılan iki balistik füzenin hedefi olduğu belirtildi. Açıklamada, hava savunma sistemlerinin füzelerden birini başarıyla önlediği, ikinci füzenin ise ABD’ye ait El-Udeyd Hava Üssü’ne düştüğü ancak olayda herhangi bir can kaybının olmadığı ifade edildi. Katar Silahlı Kuvvetlerinin ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için gerekli tüm kapasite ve kaynaklara sahip olduğu vurgulanan açıklamada, herhangi bir dış tehdide karşı kararlı şekilde karşılık verileceğinin altı çizildi. Bakanlık ayrıca vatandaşlara, ülkede yaşayanlara ve ziyaretçilere sükunet çağrısında bulunarak, yetkili makamların talimatlarına uyulması, söylentilere itibar edilmemesi ve yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınmasını istedi.
KATAR: İRAN DEVRİM MUHAFIZLARIYLA BAĞLANTILI 2 HÜCREYİ ÇÖKERTTİK
Ülkenin resmi haber ajansı QNA’da yer alan haberde, Katar Devlet Güvenlik Birimlerinin, ciddi gözetleme operasyonları sonucunda 10 şüpheliyi yakaladığı belirtildi. Bunlardan 7’sinin, ülkedeki hayati ve askeri tesisler hakkında bilgi toplamak için casusluk görevleriyle görevlendirildiğine işaret edilen haberde, diğer 3’ünün ise sabotaj eylemleri gerçekleştirmekle görevlendirildiği ve insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı konusunda eğitim aldığı aktarıldı. Hassas tesis ve kurulumların konumları ve koordinatları, iletişim cihazları ve teknolojik ekipmanların da ele geçirildiği vurgulanan haberde, “Soruşturmalar sırasında şüpheliler, İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılarının yanı sıra casusluk ve sabotaj görevlerini yerine getirdiklerini itiraf ettiler.” denildi. Haberde, Devlet Güvenlik Birimlerinin, vatandaşları uyanık olmaya ve şüpheli faaliyetleri yetkili makamlara bildirme çağrısı yaptığı kaydedildi.
KATAR VE BAE, İRAN’IN TOPRAKLARINA YÖNELİK SALDIRILARIYLA İLGİLİ BMGK’YE BİRER MEKTUP GÖNDERDİ
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Katar’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Alya Ahmed bin Seyf, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ve BMGK’ye mart ayında başkanlık eden ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Michael Waltz’a bir mektup gönderdi. Mektupta “İran’ın Katar topraklarına yönelik ulusal egemenliği açıkça ihlal eden, ülkenin güvenliğine ve toprak bütünlüğüne doğrudan zarar veren saldırısına odaklanıldığı” aktarıldı. İran’ın söz konusu saldırısının “bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden kabul edilemez bir tırmanış” olarak nitelendirildiği mektupta, Katar Savunma Bakanlığının İran’dan gelen 2 SU-24 savaş uçağının düşürüldüğü ve hava savunma sistemlerinin 7 balistik füze ile 5 insansız hava aracını etkisiz hale getirildiği yönündeki açıklamasına işaret edildi. Mektupta saldırı kınanarak, “egemenliği savunmak için BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca saldırının niteliğine orantılı bir şekilde karşılık verme hakkının saklı tutulduğu” vurgulandı. BAE Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre de BM Genel Sekreteri Guterres ile BMGK’ye mart ayında başkanlık eden ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Waltz’a “ülkelerini hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırılarının kapsamının” ele alındığı bir mektup gönderildi. İran’ın saldırılarının “siviller, mülkler ve sivil tesisler üzerindeki etkilerinin” değerlendirildiği mektupta, BAE’nin “meşru müdafaa hakkı”nın altı çizildi.
KUVEYT, İKİNCİ BİR DUYURUYA KADAR DRON UÇURMAYI VE HAVADAN GÖRÜNTÜYÜ YASAKLADI
Kuveyt İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülke ve bölgedeki mevcut durum göz önüne alındığında hem güvenlik çabalarını desteklemek hem de saha operasyonlarının etkilenmemesini sağlamak amacıyla birtakım tedbirlerin alındığına işaret edildi. Söz konusu tedbirler kapsamında havadan görüntü çekme ve dron kullanımının ikinci bir duyuruya kadar yasaklandığı belirtilen açıklamada, güvenlik prosedürlerinin seyrini doğrudan olumsuz etkileyebileceği, saha çalışmalarını aksatabileceği ve yetkili makamların görevlerini yerine getirme hazırlığını etkileyebileceği gerekçesiyle bu yasağın getirildiği kaydedildi.
ABD’Lİ SENATÖR BLUMENTHAL, AMERİKAN ASKERLERİNİN İRAN’DA SAHAYA İNMESİNDEN ARTIK DAHA FAZLA KORKTUĞUNU SÖYLEDİ
Demokrat Senatör Richard Blumenthal, Senatoda Rubio’nun verdiği İran brifinginden çıkışta basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu brifingde konuşulanları sadece Kongre üyelerinin değil, tüm Amerikan halkının bilmeye hakkı olduğunu belirten Blumenthal, Donald Trump yönetiminin İran konusunda kafasının karışık olduğunu ima etti. Blumenthal, “Bu brifingin ardından, askerlerimizi (İran’da) sahaya gönderebileceğimizden her zamankinden daha fazla korkuyorum. Yönetimin hedeflerine ulaşmak için ABD askerlerinin gerekli olabileceğini düşünüyorum ancak yönetimin bundan sonra önceliklerinin ne olacağı konusunda net bir fikrim yok.” diye konuştu. Yönetimin İran’daki hedefleri konusunda aldığı brifingin ardından kafasının daha net olmadığını vurgulayan Blumenthal, “Burada öncelik nedir, İran’ın nükleer kapasitesini yok etmek mi, sadece füzeleri yok etmek mi, rejim değişikliği mi, yoksa terörist faaliyetleri durdurmak mı?” ifadesini kullandı. Blumenthal, İran’la ilgili bu tür konuların gizli olarak konuşulmaması gerektiğine işaret ederek, “Amerikan halkı da bu bilgilere erişebilmelidir.” şeklinde konuştu.
İRAN’IN MİSİLLEME SALDIRILARINDA ÜRDÜN’DEN “GÖRÜNTÜ PAYLAŞMAMA” UYARISI
Ürdün resmi haber ajansı PETRA’da yayımlanan haberde, Ürdün ordusu ve Emniyet Genel Müdürlüğüyle koordineli olarak, ülkenin savunma operasyonlarıyla ilgili herhangi bir video veya bilginin yayınlanmasının yasaklandığı belirtildi. Haberde, lisanslı medya kuruluşları ve görüntü çekme izni alan ziyaretçi ekiplerin de Ürdün’ün ilgili makamlarıyla koordinasyonu sürdürmeleri gerektiği, yasağa uymayanlar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılacağı ifade edildi. Söz konusu kararın, bölgede devam eden karşılıklı saldırılar ve bunun Ürdün üzerindeki etkileri ile güvenlik güçleri tarafından yürütülen savunma operasyonlarının hassasiyeti göz önünde bulundurularak alındığı vurgulanan haberde, bazı yetkisiz ve lisanssız kişilerin video çekmesi veya medya faaliyetinde bulunmasıyla yanıltıcı ve yanlış bilgi ve haberler yaymasının önüne geçilmeye çalışıldığına dikkati çekildi.
KUVEYT: ÜLKEYE YÖNELİK BAZI HAVA SALDIRILARI ÖNLENDİ
Kuveyt ordusunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Suud el-Atvan, ülkeye yönelik bazı hava saldırılarının gerçekleştiğini belirtti. Söz konusu saldırıların önlendiğini aktaran Atvan, hava savunma sistemleriyle engellenen saldırılarda yerleşim alanlarındaki bazı evlerin üzerine şarapnellerin düştüğünü ve yaralıların olduğunu ifade etti. Atvan, Kuveyt’in topraklarını ve vatandaşlarını korumaya devam edeceklerine işaret etti.
BİR KIZ ÇOCUĞU ÖLDÜ
Öte yandan, Kuveyt Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Abdullah es-Sened, yaptığı yazılı açıklamada, başkent Kuveyt’te yerleşim alanına şarapnellerin düşmesi sonucu 11 yaşındaki bir kız çocuğunun yaralandığını belirtti. Söz konusu kız çocuğunun tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini aktaran Sened, kız çocuğunun ülkede ikamet eden bir aileye mensup olduğunu kaydetti. İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları gerçekleştiriyor. Tahran, söz konusu saldırılarda “belirli ülkeleri hedef almadığını”, yalnızca bölgedeki ABD üslerini vurduğunu açıklasa da saldırılar sivillerin ölümüne ve yaralanmasına, ayrıca havaalanları, limanlar ve farklı binalarda hasara yol açtı.
ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. >>>AA
