Radyolojinin temelleri, Alman fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen’in 1895 yılında X-ışınlarını keşfetmesiyle atıldı. Bu keşif, tıp dünyasında büyük bir dönüm noktası oldu. Süreç içinde 1896’da ilk röntgen görüntüleri elde edilirken, 1971’de bilgisayarlı tomografi (BT), 1977’de ise manyetik rezonans (MR) geliştirildi. 1890’lı yıllarda baş ağrısı tedavisi, modern tıbbın henüz gelişmediği bir dönemde geleneksel yöntemlere dayanıyordu. Söğüt kabuğu, papatya, nane ve lavanta gibi bitkisel çaylar yaygın olarak kullanılırken, şiddetli ağrılarda laudanum gibi afyon türevlerine başvuruluyordu. Aspirin öncesinde salisilik asit tercih edilse de mideyi tahriş edebiliyordu. Kan alma ve hacamat, ağrının vücuttaki dengesizlikten kaynaklandığı düşüncesiyle uygulanırken; alna soğuk bez, enseye sıcak kompres konulması da sıkça görülüyordu. Migren benzeri ağrılarda ise sessiz ve karanlık bir ortamda dinlenme öneriliyordu.
