Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Epstein dosyasında İsrail detayı şok etti!

ABD Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan milyonlarca sayfalık yeni Epstein dosyaları, kirli ağın sadece sivil ve ticari elitlerle sınırlı kalmadığını, askeri ve siyasi bağlantıların da derinliğini gözler önüne serdi. Sosyal medyada hızla yayılan kanıtlar, Epstein’ın meşhur adasındaki askeri izleri de tartışmaya açtı.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan milyonlarca sayfalık yeni Epstein dosyaları,

Sapkınlık ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein’ın mülklerinde yapılan aramalara ilişkin dosyalarda yer alan fotoğraflar, skandalın boyutlarını askeri alana taşıdı. “Sapkınlar Adası” olarak bilinen adada yapılan incelemelerde, İsrail ordusuna (IDF) ait amblemleri taşıyan askeri tişörtlerin bulunması, adayı ziyaret edenler arasında üst düzey rütbelilerin de olabileceği iddiasını güçlendirdi.

Siyonist İsrail ordusu ile bağlantı iddiaları

Yeni ifşaatlarla birlikte, Epstein’ın kurduğu ağın sadece finansal bir yapı olmadığı, aynı zamanda siyasi şantaj ve istihbarat amaçlı kullanılmış olabileceği yönündeki yorumlar arttı. Dosyalardaki veriler, şu noktaları merkezine alıyor:

  • Adada bulunan IDF amblemli giysilerin, orduya mensup üst rütbeli subayların ziyaretiyle ilişkili olabileceği,

  • Epstein’ın İsrail istihbaratıyla olan eski bağlantı iddialarının bu fotoğraflarla yeniden gündeme taşınması,

  • Katil ordusuna mensup askerlerin ve bürokratların bu kirli ağın bir parçası olduğuna dair şüphelerin artması.

Netanyahu ve Askeri kadro mercek altında

Soruşturma dosyalarında daha önce eski İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın adı net bir şekilde geçerken, son belgeler Binyamin Netanyahu yönetimine yakın isimlerin ve üst düzey askeri kadronun da bu süreçteki rolünün sorgulanmasına neden oldu. Paylaşılan fotoğraflar, Epstein’ın adasının sadece zenginlerin değil, stratejik askeri figürlerin de uğrak noktası olduğu yönündeki “müşteri listesi” iddialarını bir kez daha canlandırdı.