Genel Başkan Uysal, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denen garabetin temelde en sorunlu yanına şahit oluyoruz. ‘Cumhurbaşkanını halk seçsin’ ve ‘milli irade’ naraları ile bu sisteme geçen iktidar ve ortağı, Milletin oyları ile sahip oldukları ‘statü’ ile şimdi bir terör örgütü elebaşına ‘statü’ kazandırma telaşında. Miting meydanlarında bağırdığınız ‘Milli irade’ye sahiden inanıyor, saygı duyuyor, önemsiyorsanız, güvenliği tartışmalı seçimlerle aldığınız bu vekalet görevinin sahiden bilincindeyseniz getirin sandığı, sorun Millete; kundaktaki bebeklere milletimizin reva gördüğü statü neymiş, görün!”
“AÇIKLANAN HER YENİ PAKET, BAŞARISIZ POLİTİKALARIN TEKRARIDIR”
Bir başka paylaşımında ise Demokrat Lider Uysal, tarım ve hayvancılığın önemine değindi. Uysal, “Türkiye’de hayvancılık tarım başlığı olmaktan çıkmış, doğrudan bir yönetim ve ekonomi sorunu haline gelmiştir. Açıklanan her yeni destek paketi, geçmişte defalarca denenmiş ve başarısız olmuş politikaların tekrarıdır. Sorunun kaynağı yanlış teşhis edilince ve sorunu çözme iyi niyetinden uzak olunca, ortaya konulan her tedavi de kaçınılmaz olarak sonuçsuz kalmaktadır. Türkiye’de dana etinin kilogram fiyatı bugün 21–22 dolar bandındadır. Bulgaristan’da, Yunanistan’da, Irak’ta, İran’da ve Gürcistan’da dana eti Türkiye’den belirgin biçimde daha ucuzdur. Daha çarpıcı olan ise, 15 yıldır iç savaş yaşayan Suriye’de dahi dana etinin Türkiye’dekinin yaklaşık yarı fiyatına satılmasıdır. Bu tablo, meselenin ne coğrafya ne güvenlik ne de hayvan varlığıyla açıklanamayacağını göstermektedir” dedi.
“SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİMDEN SÖZ EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
“Türkiye’de hayvancılığın maliyet yapısı bozulmuştur” diyen Uysal, “Yem, toplam maliyetin yaklaşık yüzde 65–70’ini oluşturmaktadır. Türkiye yem hammaddelerinde büyük ölçüde dışa bağımlıdır. Yemlik mısır, soya küspesi ve arpa gibi temel girdilerde iç üretim yetersiz kaldığı için her yıl yüz binlerce ton yem ithalatı yapılmaktadır. Dövizle ithal edilen yem, TL ile satış yapan üreticinin maliyetini sürekli yukarı çekmekte, bu maliyet zincirleme biçimde et fiyatlarına yansımaktadır. Bu koşullar altında üreticiye hayvan dağıtmak; meseleyi çözmek değil, sorunu ertelemektir. Hayvan sayısını artırmak, eğer yem maliyeti düşürülmüyorsa, yalnızca zarar eden işletme ve batan girişimci sayısını artırır. Geçtiğimiz günlerde açıklanan küçükbaş destek projeleri de aynı yapısal hatayı tekrar etmektedir. Hayvan verilmekte, bakım desteği vaat edilmekte, kredi imkanı sunulmaktadır. Ancak üretici hâlâ pahalı yemle, pahalı enerjiyle, pahalı mazotla üretim yapmak zorundadır. Üstelik üreticinin satış fiyatı üzerinde hiçbir belirleyici gücü yoktur. Piyasa, ithalat sopasıyla her an baskılanabilmektedir. Böyle bir ortamda sürdürülebilir üretimden söz edilmesi mümkün değildir” ifadelerine yer verdi. >>>Haber Merkezi
