Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hukuk Fakültesi’nde “İdare Mahkemesi Hakimliği” semineri

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hukuk Fakültesi tarafından kariyer günleri kapsamında “İdare Mahkemesi Hakimliği” semineri düzenlendi.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hukuk Fakültesi tarafından kariyer günleri kapsamında

Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen seminere; Afyonkarahisar İdare Mahkemesi Başkanı İslam Kaya, Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Hasibe Sena Akkışla ve Dr. Öğretim Üyesi Hakan Kaşka ile personel ve öğrenciler katıldı.

HMGS VE İYÖS SINAVLARI

Seminerde; Afyonkarahisar İdare Mahkemesi Üyesi Hakim Talip Tekyıldırım, “İdare Mahkemesi Hakimliği”ni anlattı. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) ve İdari Yargı Ön Sınavının (İYÖS) yürürlüğe girdiğini söyleyen Tekyıldırım, “İYÖS, hukuk fakültesi mezunu olmayan adaylar için öngörülmüştür. Buna karşılık HMGS ise hukuk fakültesi mezunları açısından 2547 sayılı Kanun kapsamında bir ön koşul haline getirilmiştir. Bu çerçevede, hâkimlik sınavlarına başvurabilmek için iktisat ve maliye gibi alanlardan mezun olan adaylar İYÖS’e girecek; hukuk fakültesi mezunları ise hukuk mesleklerine giriş sınavı olan HMGS’ye katılacaktır. Sizler de bu kapsamda HMGS’ye gireceksiniz” dedi.

İdare Mahkemesi Hakimliği sınavı hakkında bilgiler veren Tekyıldırım, şunları söyledi: “ÖSYM tarafından hazırlanan sınavlarda, sınav tekniği açısından çok büyük bir farklılık bulunmamaktadır. Kendi dönemimizden örnek vermek gerekirse, sistem farklı kategorilere ayrılmıştı. Otuz beş yaş ve altındaki hukuk mezunu adaylar için farklı gruplar bulunmaktaydı. Ayrıca, üç yıl ya da beş yıl gibi değişen sürelerde avukatlık tecrübesine sahip olan adaylar da belirli kategorilerde değerlendirilirdi. Bu adaylar hem idari yargı hem de adli yargı hâkimliği sınavlarına girme hakkına sahipti. Ancak günümüzde avukatlıktan idari yargıya geçiş imkânı büyük ölçüde sınırlandırılmıştır. Bunun temel nedeni, idari yargı hâkimliği kadrolarının oldukça sınırlı olmasıdır. Buna karşılık adli yargı hâkimliği ve savcılık kadroları sayıca daha fazladır. Sınav sistemi ise dört ayrı oturumdan oluşmaktaydı. Bunlardan biri anayasa hukuku gibi temel hukuk alanlarını kapsayan genel bir oturumdur. Bunun dışında idari yargıya özgü bir oturum ve adli yargıya özgü ayrı bir oturum da bulunmaktadır. Yeni sistemde ise bu yapıya ek olarak Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı getirilmiştir. Buna göre adaylar, öncelikle HMGS’de belirlenen baraj puanını geçmek zorundadır. Ancak bu şartı sağladıktan sonra hâkimlik ve savcılık sınavlarına başvurma hakkı elde edilebilecektir.”

“İDARİ YARGI 3, ADLİ YARGI 5 BÖLGEYE AYRILIYOR”

İdari yargı hâkimliği ile adli yargı hâkimliği arasındaki farkları anlatan Tekyıldırım, şöyle konuştu: “İdari yargı hâkimlikleri, işin niteliği gereği yalnızca il merkezlerinde bulunan idare mahkemelerinde görev yapar. İlçeler büyük olsalar bile, idari mahkeme bulunmaz. Geçmişte Türkiye’nin yaklaşık yarısında idari mahkeme yokken, günümüzde büyük ölçüde yaygınlaşmış; sadece birkaç ilde henüz kurulmamıştır. Zamanla bu illerde de açılması beklenmektedir. İdari yargıda görev yerleri, sosyoekonomik gelişmişlik düzeyine göre üç bölgeye ayrılır. Birinci bölge; İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi büyük şehirleri kapsar. İkinci bölge; Balıkesir, Kayseri gibi orta ölçekli şehirlerden oluşur. Üçüncü bölge ise özellikle Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz’deki illeri kapsar. Afyonkarahisar’da üçüncü bölgede yer almaktadır.  İş yükü bölgelere göre değişiklik gösterebilir; genellikle üçüncü bölgelerde iş yükü daha az olsa da bazı istisnalar olabilir. Adli yargı hâkimliğinde ise sistem daha farklıdır. Adli yargı beş bölgeye ayrılmıştır ve görev yerleri sadece il merkezleriyle sınırlı değildir; ilçe düzeyinde de mahkemelerde görev yapılabilir. Bu nedenle coğrafi dağılım daha geniş ve çeşitlidir. Her iki yargı kolunun da kendine özgü zorlukları ve avantajları bulunmaktadır. Tercih sürecinde kişisel beklentiler, çalışma koşulları ve mesleki ilgi alanları belirleyici olur.” Seminer, soru cevap bölümün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

Reklamı Geç