Kira ilişkisi başladıysa irade serbesttir
Resmi Gazete’de yayımlanan karara konu olan olayda, 15 Mayıs’ta kira sözleşmesi yapan taraflar, bir gün sonra tahliye taahhütnamesi imzaladı. Kiracının süresi dolmasına rağmen evi boşaltmaması üzerine başlayan davada yerel mahkeme, belgenin “sözleşme anında baskıyla imzalatıldığı” gerekçesiyle tahliye talebini reddetti. Ancak Yargıtay, sözleşmeden sonraki her türlü taahhüdün kiracının özgür iradesiyle verildiğini kabul etti.
Sözlü iddia yetmez, belge getirin
Yargıtay kararında en dikkat çekici nokta ispat yükü oldu. Kiracının, belgedeki tarihin sonradan yazıldığı veya geçersiz olduğu yönündeki iddialarını ancak aynı hukuki güce sahip başka bir belgeyle kanıtlaması gerektiği vurgulandı. Sadece “baskı altındaydım” diyerek taahhütnameden kaçış yolunun bu kararla büyük ölçüde kapandığı belirtiliyor.
Yerel mahkemenin kararı bozuldu
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebini inceleyen Yargıtay, yerel mahkemenin kararını usul ve yasaya aykırı buldu. Kararda, “Düzenleme tarihi itibarıyla kiracılık ilişkisi zaten mevcuttur; bu nedenle kiracı üzerinde bir baskı olduğu varsayılamaz” denilerek ev sahiplerinin elini güçlendiren bir içtihat oluşturuldu.
Tahliye süreçleri hızlanabilir
Hukukçular, bu kararın ardından kira sözleşmesiyle aynı gün olmayan ancak kısa süre sonra alınan taahhütnamelerin çok daha güvenli hale geldiğini ifade ediyor. Ev sahipleri için büyük bir güvence olan bu karar, asılsız “geçersizlik” iddialarıyla uzayan tahliye davalarının da önüne geçebilir.>>>HABER MERKEZİ
