Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mersin’de mermer tozuna gizlenen casusluk ağı: Mermer ocağı nasıl Mossad üssüne dönüştü?

Mersin’in Silifke ilçesinde faaliyet gösteren sıradan bir mermer ocağının, 14 yıl boyunca İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın karanlık operasyonlarına ev sahipliği yapan bir “hücre” olduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü. Dışarıdan bakıldığında yüzlerce kişinin çalıştığı, tonlarca mermer bloğunun dünyaya ihraç edildiği bu işletmenin, aslında Orta Doğu’nun kaderini etkileyen suikastların ve teknolojik casusluğun merkezi haline getirildiği ileri sürülüyor.

Mersin'in Silifke ilçesinde faaliyet gösteren sıradan bir mermer ocağının, 14

Derin perdeleme: Mermer bloklarındaki gizli bölmeler
İstihbarat literatüründe “derin perdeleme” olarak adlandırılan bu yöntemde, ağır sanayi ve lojistik sektörünün maske olarak seçildiği belirtiliyor. İddialara göre, devasa mermer bloklarının X-ray cihazlarından detaylıca geçirilmesinin zorluğu, Mossad için eşsiz bir fırsat yarattı. Taşların içine açılan gizli bölmeler sayesinde drone parçaları, silahlar, patlayıcılar ve yüksek miktarda nakit paranın sınır ötesine sorunsuzca taşındığı iddia ediliyor.


Bir maden mühendisinin casusluk profiline dönüşümü
Hikayenin merkezindeki isim olan maden mühendisi Mehmet Budak Derya, görünüşte başarılı bir iş insanı olarak tanınıyordu. Ancak iddialara göre Derya’nın şebekeye dahil edilme süreci, Mossad’ın klasik “ego ve lüks” taktiğiyle başladı:
• İlk Temas: Eylül ayında ofisine gelen şık giyimli bir adamın sunduğu reddedilemeyeceği ticari teklif.
• Eğitim ve Lüks: Avrupa’daki lüks otellerde ağırlanma, pahalı hediyeler ve “özel kişi” hissettirilerek yapılan psikolojik manipülasyon.
• Ajanlık Eğitimi: Derya’nın farkında olmadan Avrupa’da espiyonaj eğitimlerinden geçirilerek Türkiye’ye bir “uyuyan hücre” olarak gönderilmesi.
Filistinli muhaliflerin içine sızma operasyonu
Operasyonun ikinci aşamasında, Mossad subayı Louis’in talimatıyla Veysel Kerimoğlu isimli şahsın şirkette işe alındığı ileri sürülüyor. Filistin asıllı bir Türk vatandaşı olan Kerimoğlu’nun, mermer ticareti maskesi altında Gazze’deki kritik depoların fotoğraflarını çekip kriptolu kanallarla Mossad’a aktardığı, tüm maaş ve masraflarının ise Avrupa üzerinden elden teslim edilen Euro’larla karşılandığı iddia ediliyor.
Kritik İddia: Tunus’taki suikastın izleri Mersin’de mi?
Şebekenin, Hamas’ın insansız hava araçları baş mühendisi Muhammed Zuhri’ye malzeme satma bahanesiyle yaklaştığı öne sürülüyor. Bu “işaretleme operasyonu” sayesinde konumu deşifre edilen Zuhri’nin, Tunus’ta uğradığı suikastta Mersin’den gönderilen bu istihbarat ağının payı olduğu iddialar arasında.
Yeni nesil casusluk: MS Modeli ve dijital tuzaklar
Günümüzde casusluk faaliyetlerinin yöntem değiştirdiği vurgulanıyor. Artık saha ajanları yerine dijital platformlar üzerinden kurulan ağlar kullanılıyor:
• İş İlanı Maskesi: Araştırma şirketi veya “gizli müşteri” ilanlarıyla ekonomik zorluk çeken sığınmacı ve vatandaşların ağa düşürülmesi.
• Sadakat Testi: Basit veri toplama işleriyle başlayıp, zamanla GPS takma ve şantajla suç ortağı haline getirme süreci.
• Yalan Makinesi: Mehmet Budak Derya’nın bile sadakatinin, farklı ülkelerde iki kez yalan makinesine (poligraf) bağlanarak test edildiği ileri sürülüyor.
Mersin’deki mermer tozlarının arasına gizlendiği iddia edilen bu devasa ağ, istihbarat dünyasının ne kadar sofistike yöntemler kullanabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

Kaynak: Bu haberdeki tüm iddialar facebook.com/1YigitAdam hesabının paylaşımlarına dayanmaktadır.>>>HABER MERKEZİ