Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MHP’li Feti Yıldız’dan “Umut Hakkı” ve infaz mevzuatı açıklaması

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, medya mensuplarına hukuki konularda mevzuat hatırlatmasında bulundu. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve kamuoyunda sıkça tartışılan “umut hakkı” kavramlarına değinen Yıldız, mevcut kanunların hangi durumlarda tahliyeye geçit vermediğini detaylandırdı.

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti

Koşullu salıverilme şartları ve istisnalar

Feti Yıldız, İnfaz Kanunu’na göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların normal şartlarda 30 yıl, örgütlü suçlar kapsamında ise 36 yıl sonunda koşullu salıverilme hakkı kazanabileceğini belirtti. Ancak Yıldız, bu sürenin tamamlanmasının doğrudan tahliye anlamına gelmediğinin altını çizdi. Özellikle devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı işlenen terör suçlarında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığını hatırlattı.

Bazı hükümlüler için “ölene kadar hapis” vurgusu

Açıklamasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na atıfta bulunan Yıldız, terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet alan hükümlülerin cezalarının ölünceye kadar devam edeceğini vurguladı. Yıldız, “Bu madde dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler ölene kadar hapishanelerde kalır,” diyerek mevzuatın bu konudaki net tavrını ortaya koydu.

“Umut hakkı” ve Aihm kararları

Feti Yıldız, doktrinde “umut hakkı” olarak bilinen, hükümlünün bir gün özgürlüğüne kavuşma ihtimalinin bulunması gerektiği görüşüne de değindi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (Aihm), belirli bir tahliye umudu olmaksızın ömür boyu hapis cezası verilmesini sözleşmenin 3. maddesi (işkence ve kötü muamele yasağı) kapsamında bir ihlal olarak değerlendirdiğini belirterek uluslararası hukuk boyutuna dikkat çekti.

İŞTE TAM AÇIKLAMASI:

Medyamızın değerli mensupları… Hukuki konularda haber ve yorum yaparken o konudaki mevzuata göz atmanız haberin ve yorumun değerini arttıracaktır. Mesela, İnfaz Kanunumuza göre: 1-Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan kişilerin 30 yılını (107/2),   suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek veya örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarda 36 yılını (107/4) infaz eden hükümlüler koşullu salıverilmeden yararlanma hakkını kazanırlar. Ancak bu sürelerin infazı doğrudan bir tahliye sebebi değildir. 2- Tahliye umudu olmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” başlıklı Dördüncü Bölüm, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Beşinci Bölüm, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.” (107/16)  Bu madde dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler ölene kadar hapishanelerde kalır. Bu durum 3713 sayılı TMK’nın koşullu salıverme kenar başlığını taşıyan 17. maddesinde de düzenlenmiştir. Maddeye göre; “Ölüm cezaları, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun birinci maddesi ile değişik 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının infazı ölünceye kadar devam eder. Ömür boyu sürecek hapis cezalarında hükümlünün yeniden özgürlüğüne kavuşma ihtimali olması gerektiği görüşü “umut hakkı” olarak adlandırılmıştır . AİHM, müebbet hapis cezasına çarptırılmış olan başvurucuların belirli bir tahliye umudu olmadan yaşam boyu hapis cezası çekmelerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi kapsamında ihlal oluşturduğuna hükmetmektedir.