Cumhuriyetin ilanından önceki meclis oluşumlarından başlayarak 1943 yılına kadar olan süreçte Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye siyasetinin tek belirleyici gücüydü. 1920, 1923, 1927, 1931, 1935, 1939 ve 1943 yıllarında yapılan seçimlerde CHP, kurucu iradenin temsilcisi olarak seçimleri kazanan tek parti oldu.
Çok partili hayata geçiş ve Demokrat Parti rüzgarı
1950 yılında Türkiye siyasetinde büyük bir kırılma yaşandı. “Yeter Söz Milletindir” sloganıyla sandığa giden Demokrat Parti (DP), CHP’nin uzun süreli iktidarına son vererek 1950, 1954 ve 1957 seçimlerinde üst üste birincilik elde etti. Bu dönem, Türkiye’de çok partili demokrasinin yerleştiği önemli bir eşik olarak kaydedildi.
AP ve CHP arasındaki bayrak yarışı
1960’lı ve 70’li yıllarda siyaset sahnesinde Adalet Partisi (AP) ve CHP’nin rekabeti hakim oldu. 1961, 1965 ve 1969 seçimlerinde Adalet Partisi sandıktan birinci çıkarken; 1973 ve 1977 seçimlerinde Bülent Ecevit liderliğindeki CHP, en çok oyu alan parti olmayı başardı.
ANAP dönemi ve Koalisyonlar süreci
1983 yılıyla birlikte Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP) dönemi başladı. 1983 ve 1987 seçimlerini kazanan ANAP, ekonomide liberalleşme hamlelerine imza attı. 1990’lı yıllar ise çeşitliliğin ve koalisyonların yılı oldu; 1991’de DYP, 1995’te Refah Partisi (RP) ve 1999’da DSP sandığın galibi oldu.
AK Parti ile kesintisiz iktidar dönemi
2002 yılı, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), 2002 seçimlerinden itibaren girdiği tüm genel seçimlerde (2007, 2011, 2015, 2018 ve son olarak 2023) birinci parti çıkarak Türkiye’nin en uzun süreli iktidarlarından birini gerçekleştirdi.
