Öğrenciler ve ailelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen törende, Rektör Prof. Dr. Adem Aslan ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ile AFSÜ üst yönetimi, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk, Afyonkarahisar Tabip Odası Başkanı Dr. Alev Türe, akademik ve idari personel hazır bulundu.
EĞİTİMDEKİ KALİTE VE SÜREKLİ İYİLEŞTİRME ANLAYIŞIMIZ TESCİLLENDİ
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan program, müzik dinletisinin ardından Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necip Becit’in konuşması ile devam etti. AFSÜ Tıp Fakültesinin son yıllarda kıymetli dönüm noktalarını geride bıraktığını dile getiren Prof. Dr. Becit, “Geçtiğimiz yıl, Dünya Tıp Eğitimi Federasyonu ve Yükseköğretim Kalite Kurulunun yetkilendirdiği Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği tarafından yürütülen titiz süreç sonucunda, “Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi” programımız, altı yıl süreyle 2031’e kadar tam akredite edilmiştir. Bu, yalnızca fakültemizin değil, AFSÜ’nün akademik kararlılığının, eğitimdeki kalite ve sürekli iyileştirme anlayışımızın tescilidir.” dedi. Akreditasyonun, AFSÜ için bir hedefin tamamlanmasından çok, sürekli öz değerlendirme, şeffaflık ve kalite kültürünü yaşatma sorumluluğunu simgelediğini ifade eden Prof. Dr. Becit, şunları söyledi: “Fakültemizin akredite olması, eğitim programımızın kalitesinin, ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun somut bir göstergesidir. Fakültemiz; donanımlı, iyi iletişim kuran, ekip çalışmasını benimsemiş, mesleğini etik ve deontolojik kuralları gözeterek uygulayan, yaşam boyu öğrenmeyi amaçlayan, araştırmacı ve hekimliği meslekten çok bir yaşam biçimi olarak algılayan hekimler yetiştirmek için her zaman olduğu gibi azimle çalışmaya devam edecektir.”
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ MASUMLARA YÖNELİK İNSANLIK DIŞI SALDIRILARI, ŞİDDETLE KINIYORUM”
Konuşmasına Tıp Bayramını kutlayarak başlayan Rektörümüz Prof. Dr. Adem Aslan, “Tarih boyunca mesleğimizin gelişimi için emek veren, insan sağlığı için gece gündüz demeden ve canı pahasına çalışan bütün hekimlerimize ve sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Aynı zamanda içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan’ın milletimiz, İslam âlemi ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bu mübarek ayın kalplerimize merhamet, dayanışma ve kardeşlik duygularını daha güçlü şekilde yerleştirmesini diliyorum.” diye konuştu. Günümüzde, dünyanın farklı coğrafyalarında herkesin vicdanını yaralayan olaylara şahit olmanın üzüntüsünün yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, “Başta ABD ve İsrail terör devleti olmak üzere uluslararası hukuku ihlal ederek zulümleri sıradanlaştıran şer güçlerce yapılan, özellikle gönül coğrafyamızdaki masumlara yönelik insanlık dışı saldırıları, şiddetle kınıyorum.” dedi.
“İNSAN HAYATI, HANGİ COĞRAFYADA VE HANGİ KİMLİĞE SAHİP OLURSA OLSUN EŞİT DERECEDE DEĞERLİDİR”
Filistin’de yıllardır süren siyonist işgalin, zulüm ve masum sivillere yönelik soykırım niteliğindeki saldırılarının, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini dile getiren Prof. Dr. Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyonizm’in bizzat ve vekil güçleri eliyle İran’da ve farklı ülkelerde şahit olduğumuz ahlak dışı ve sınır tanımaz askeri, ekonomik ve siyasi müdahaleleri hukukun, insan haklarının ve vicdanın açıkça ihlalidir. Biz tıpçılar, insan hayatına en üst düzeyde saygı göstereceğimize hekimlik andını içerek söz verdik. Dolayısıyla insan hayatının dokunulmazlığını hiçe sayan bütün barbarca girişimlerin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu vurgulamak istiyorum. Çünkü insan hayatı, hangi coğrafyada ve hangi kimliğe sahip olursa olsun eşit derecede değerlidir.” Tarihin çalkantılı bir zaman diliminde ve Dünyanın kırılgan bir coğrafyasında Türkiye’nin sergilediği güçlü duruşun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, “Türkiye’nin, adeta bir istikrar ve barış adası olarak öne çıkmasının hem milletimize hem de Anadolu’ya umutla bakan bütün mazlum milletlere ciddi bir güven duygusu verdiğini görüyoruz. Ülkemizin, devletimizin ve milletimizin insani krizler karşısındaki onurlu ve vicdani duruşu için Yüce Allah’a hamd ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Barışın, adaletin ve merhametin hâkim olduğu bir Dünyanın kurulmasında Türkiye’nin önemli bir rol oynayacağına ve bu rolde inşallah hepimizin payı olacağına yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
“TIP, İNSANLARIN HAYATINA DOKUNDUKÇA HEKİMİ ONURLANDIRAN BİR YOLCULUKTUR”
Hekimliğin, yalnızca belirli saatlerde icra edilen bir meslek olmayıp vicdanı, bilgiyi, sabrı, merhameti ve fedakârlığı içinde barındıran bir yaşam tarzı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir hekim, çoğu zaman bir hastanın umudu, bir annenin duası, bir ailenin son umudu olabilir. Bu nedenle hekimlik mesleği, bilgi kadar karakter, teknik kadar ahlak, bilimsellik kadar insan sevgisi de gerektirir. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki bilinçli bir şekilde tıp eğitimini tercih eden ve öğrencilik yıllarında derslerini ciddiyetle takip eden herkes, zaman içinde bu mesleği daha da derinden sevmeye başlayacaktır. Çünkü tıp, insanların hayatına dokundukça hekimi onurlandıran bir yolculuktur. İşte bu yolculukta bir tıp öğrencisinin sahip olması gereken bazı temel özellikler vardır. Her şeyden önce disiplinli ve sabırlı olmanız gerekir. Tıp eğitimi uzun, meşakkatli ve yoğun bir öğrenme sürecidir. Bu süreçte odaklanma, sabır ve istikrar, başarının en önemli anahtarıdır. İkinci olarak merhametinizin ve empati duygunuzun dengeli olması gerekir. Bir hastayı sadece klinik bulgularıyla değil, hissiyatıyla ve hayat öyküsüyle birlikte anlayabilmek, sıradan bir hekim ile sanatının erbabı bir hekim arasındaki en önemli farktır. Üçüncü olarak bilimsel bakış açısını korumak ve öğrenmeye sürekli istekli olmak gerekir. Tıp literatürü sürekli gelişir. Bugünün doğruları ya da kabulleri, yarınların getireceği yeni bilgilerle yeniden şekillenebilir. Bu nedenle iyi bir hekim, öğrenmeyi hiçbir zaman bırakmayan kişidir. Ve elbette ahlaki değerlere bağlılık vazgeçilmezdir. Hekimlikte güven, hastayla kurulan ilişkinin temelidir. Bu temelin sacayağı ise dürüstlük, sorumluluk ve meslek ahlakıdır.”
“TEKNOLOJİ TEMELLİ İLERLEME, HEKİMLİĞİN DEĞERİNİ AZALTMIYOR.”
1998 yılında kurulan ve 28 yıldır sağlık ordusuna kalifiye neferler kazandırmaya devam eden AFSÜ Tıp Fakültesinin, kurulduğu günden bugüne eğitim altyapısı, akademik kadrosu, kalite süreçleri ve sağlık hizmetlerindeki işleviyle sürekli gelişen ve güçlenen bir kurum hâline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Aslan, “Bugün bulunduğumuz noktada AFSÜ Tıp Fakültesinin başarısında emeği ve katkısı bulunan bütün yöneticilerimize, akademisyenlerimize, idari personelimize; tabii ki mezunlarımıza ve mevcut öğrencilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Onların gayreti, emeği, güveni, mesleğe samimi bağlılıkları ve AFSÜ’ye güçlü aidiyet hisleri siz yeni nesil hekim adaylarına güçlü bir miras bırakmıştır. Hepsine müteşekkiriz.” dedi. Sağlık bilimlerinin geleceğinin, insanlık için umut vadeden bir döneme doğru ilerlediğini dile getiren Prof. Dr. Aslan, “Yapay zekâ destekli tanı sistemlerinden kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarına, genetik tedavilerden robotik cerrahiye kadar pek çok alanda olumlu gelişmeler ve büyük dönüşümler yaşanıyor. Teknoloji temelli ilerleme, hekimliğin değerini azaltmıyor; aksine bilimsel donanıma sahip, nitelikli, vicdanlı ve ahlaki değerleri olan hekimlere olan ihtiyacı daha da artırıyor. Gelecekte, hem Türkiye’nin sağlık sistemini daha da güçlendirmek için hem de milletimiz adına dünyanın farklı ülkelerinde hizmet verecek; yetişmiş, bilgili, araştırmacı ve etik değerlere bağlı hekimlere ihtiyaç daha da artacaktır.” diye konuştu. Öğrencilerin ailelerine, evlatlarının bugünlere gelmesinde gösterdikleri fedakârlık, sabır ve destek ile bütün maddi ve manevi emekleri için teşekkür eden Prof. Dr. Aslan, konuşmasını şöyle tamamladı: “İnşallah vakti geldiğinde, bu kez AFSÜ’nün tören salonunda, Tıp Fakültesi Mezuniyet töreninde bir araya gelmenin mutluluğunu hep birlikte yaşarız. Bu duygu ve düşüncelerle bütün öğrencilerimize başarılı, verimli ve anlamlı bir eğitim hayatı diliyorum. Hepimizin Tıp Bayramını kutlarım. Yaklaşan Ramazan Bayramımız da şimdiden mübarek olsun.”
ÖDÜL TAKDİMİ
Konuşmaları takiben, “Proje Uygulama Çalışması” kapsamında projeler hazırlayan üçüncü sınıf öğrencilerimize ve danışmanlarına, Rektör Prof. Dr. Aslan ile törene katılan protokol üyeleri ve akademisyenler tarafından “Bilimsel Araştırma Metotları Ödülleri” verildi. Ödül takdiminin ardından Rektör Prof. Dr. Aslan, AFSÜ Tıp Fakültesine Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) puan sırlamasına göre ilk sırada yerleşen öğrenci Havva İrem Erdoğan’a önlüğünü giydirdi. Daha sonra bütün AFSÜ Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerine beyaz önlükleri, törene katılan protokol üyeleri tarafından giydirildi. Tören, anı fotoğrafı çekimleri ile sona erdi. >>>Haber Merkezi

