TÜİK tarafından Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS), Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) ve Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verileri kullanılarak hazırlanan raporda, Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin dikkat çeken sonuçlar ortaya konuldu.
895 bin bebek dünyaya geldi
Verilere göre 2025 yılında Türkiye’de 895 bin 374 canlı doğum gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kızlar oluşturdu.
Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk olarak hesaplanırken, bu oran nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un oldukça altında kaldı. Türkiye’de doğurganlık hızı son dokuz yıldır yenilenme seviyesinin altında seyrediyor.
Şanlıurfa ilk sırada, Bartın son sırada
İller bazında incelendiğinde en yüksek doğurganlık hızına sahip il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. En düşük doğurganlık hızı ise 1,09 çocuk ile Bartın’da görüldü.
2025 yılında Türkiye genelinde 76 ilde doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kaldığı belirlendi.
Öte yandan Türkiye’nin toplam doğurganlık hızı, Avrupa Birliği ülkeleri ortalaması olan 1,34 çocuğun üzerinde yer aldı. Türkiye bu oranla AB ülkeleri arasında 11’inci sırada bulunuyor.
Eğitim seviyesi arttıkça doğurganlık azalıyor
Raporda eğitim düzeyi ile doğurganlık arasındaki ilişkiye de dikkat çekildi. İlkokul mezunu annelerde toplam doğurganlık hızı 2,51 çocuk olarak hesaplanırken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuğa kadar düştü.
Yerleşim yerlerine göre yapılan değerlendirmede ise kır olarak sınıflandırılan bölgelerde doğurganlık hızı 1,75 çocuk olurken, yoğun kent bölgelerinde bu oran 1,33 çocuk olarak gerçekleşti.
İlk doğum yaşı 27,5’e yükseldi
2025 yılında ilk kez anne olan kadınların ortalama yaşı 27,5 olarak kaydedildi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29 yaş ile Artvin, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.
Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu grup binde 96 ile 25-29 yaş aralığı olarak belirlendi. Erken yaşta doğumları ifade eden adölesan doğurganlık hızı ise düşüşünü sürdürerek binde 9 seviyesine geriledi.
Doğumlar arasındaki süre uzuyor
TÜİK verilerine göre annelerin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 4,8 yıl olarak hesaplandı. Bu sürenin en kısa olduğu il 2,7 yıl ile Şanlıurfa olurken, en uzun olduğu il ise 5,5 yıl ile Kırklareli olarak kayıtlara geçti.
Doğumların yüzde 42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşirken, doğumların yüzde 3,3’ünü çoğul doğumlar oluşturdu. Çoğul doğumların yüzde 96,8’inin ikiz doğum olduğu bildirildi.
Uzmanlar, doğurganlık oranlarındaki düşüşün uzun vadede nüfusun yaşlanması, iş gücü yapısı ve sosyal politikalar açısından önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. >>>MUSTAFA BAYER
