Geçtiğimiz günlerde, uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapan Burcu Köksal radikal bir karar alarak AK Parti’ye katıldı. Köksal, 2024 yerel seçimlerinde 68.038 oy alarak belediye başkanı seçilmişti. Ona en yakın isim olan AK Parti Belediye Başkan Adayı Hüseyin Ceylan Uluçay ise seçimlerde 42.726 oy almıştı. Diğer partilerin ve belediye başkan adaylarının oy oranları ise gözle görülür bir varlık gösterememişti. Bu tabloya baktığımız zaman net bir gerçekle karşılaşıyoruz. Afyonkarahisar halkı Burcu Köksal’ı çok sevmiş ve benimsemişti. Kendisi, bundan önceki 3 dönem CHP’den Afyonkarahisar milletvekili seçilmiş ve Ankara’da halkının gür sesi, yılmaz bir savunucusu olmuştu. Afyonkarahisar halkına özgü kasketiyle ve eline aldığı haşhaşlar ile, şehrin sorunlarını meclis kürsüsünden haykırmaktan hiçbir zaman geri durmamıştı.
Köksal’ın parti değiştirmesi
Yerel seçimlerin üzerinden 2 yıl geçti. Afyonkarahisar, 74 yıl sonra ilk defa CHP’nin kazandığı bir belediye olma özelliğini taşımıştı. Köksal’ın Afyonkarahisar’a olan sevgisini ve sevdasını zaten bilen bilir. Hizmet etmek için oturduğu bu koltukta, söz verdiği birçok projeyi hayata geçirmek adına elini taşın altına koymuş ve vatandaşa mahcup olmamak için elindeki tüm imkanları seferber etmişti. Kısa süre içinde de Afyonkarahisar’da gözle görülür değişimlere imza atarak şehrin gelişmesine büyük katkı sağlamıştı.

Köksal, Afyonkarahisar’da sadece sevilen bir siyasetçi değil, aynı zamanda herkesin güvendiği bir abla figürüdür. Ancak CHP’de Özgür Özel’in Genel Başkanlık koltuğuna oturmasının ardından, parti içindeki karışıklıklar da peş peşe gelmeye başladı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı kaybetmesiyle oluşan bu kaos ortamı, Türk siyasetindeki dengeleri değiştirerek kaotik bir sürece yol açtı. Yerel yönetimlerdeki çekişmeler, adeta “senin adamın, benim adamım” kavgasına evrildi.
Bu kaos ortamından, Afyonkarahisar’a hizmet getirmek için çabalayan Köksal da payına düşeni aldı. Genel Başkan Özgür Özel’in tavırları ve başta Başkan Köksal olmak üzere yerel yönetimlerle yaşanan çatışmalar, parti içindeki soğumayı da beraberinde getirdi. Parti içinde yaşanan sıkıntıları medya önünde dile getirmeyen Köksal, “kol kırılır yen içinde kalır” diyerek yaşananları sineye çekti ve sadece hizmet etmeye devam etti. Ne var ki uzun süre devam eden bu baskılara ve dışlanmalara daha fazla dayanamamış olacak ki radikal bir kararla AK Parti’ye geçiş yaptı, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda Köksal’a parti rozetini bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı. Kürsüde kısa bir konuşma yapan Köksal, “Özel hayatın kutsallığına” değinerek Genel Başkan Özgür Özel’e adeta net bir mesaj gönderdi.
Üç parti değiştiren Enginyurt’a mı kaldı Başkan Köksal’ı eleştirmek
Cemal Enginyurt’un Afyonkarahisar’a gelerek Burcu Köksal’ın parti değiştirmesini eleştirmesi tam anlamıyla bir siyasi komedidir. Cemal Enginyurt, siyasi geçmişi boyunca Milliyetçi Hareket Partisi, Demokrat Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere üç farklı çizgideki partide siyaset yapmış bir isimdir. Böylesine hareketli bir siyasi geçmişe sahip birinin, bir başkasını parti değiştirmekle suçlamasını hiçbir şekilde samimi bulmuyorum.

Geçmişte sert sözlerle eleştirdiği birçok siyasi görüşü bugün çıkarları gereği savunmak zorunda kalması da yaptığı eleştirilerin inandırıcılığını tamamen ortadan kaldırıyor. Bu nedenle, Türkiye’de parti değiştirme konusunda konuşacak en son kişilerden biri kesinlikle Cemal Enginyurt’tur.
Afyonkarahisar’da yapılan bu açıklamaların ardından benim aklıma şu soru geldi: CHP’de bu konuyu konuşacak başka kimse kalmadı mı da siyasi geçmişi bu kadar tartışmalı bir isim Afyonkarahisar’a gönderildi?
Köksal’a yönelik çirkin iftiralar
Burcu Köksal AK Parti’ye geçtikten sonra, kendilerini ulusal alanda sözde duayen sanan bazı köşe yazarları ve gazeteciler hemen harekete geçti. Ellerinde hiçbir belge ya da kanıt olmadan, sadece Başkan Köksal’ın parti değiştirmesine duydukları öfkeyle, onun özel hayatıyla ilgili yalan ve iftira niteliğinde karalama kampanyaları başlattılar. Kameraların karşısına geçip ya da sosyal medyada tweet atarak bir insanın mahremiyetine saldıran bu sözde gazetecilerin milyonlarca takipçisi bulunuyor. Ne yazık ki bu takipçi kitlesi de adeta körü körüne bağlandıkları bu kişilerin her söylediğini sorgusuz sualsiz kabul etmekte ve doğru saymaktadır. Atılan bu çirkin iftiralara maalesef bazı insanlar inandı; bu sözde gazeteciler ise sırf sosyal medyada etkileşim alabilmek uğruna özel hayatın sınırlarını saygısızca aşarak yalan haberlerine devam ediyorlar. Başkan Burcu Köksal ve eşi Yasin Köksal, bu haysiyet cellatlığı karşısında sessiz kalmamalı ve bu sözde gazetecilerden yargı önünde mutlaka hesap sormalıdır.
Sonuç olarak, Başkan Köksal’ın bu siyasi tercihi öncelikle güzel şehrimiz Afyonkarahisar için hayırlı uğurlu olsun. Önümüzdeki 3 yılın şehrimiz adına bol yatırımlı, projelerle dolu ve bereketli günler getirmesini temenni ediyorum.

YORUMLAR