Rodriguez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin eski lider Castro’ya yönelik suçlamalarına değindi.
Castro’yu hedef alan suçlamaları “alçakça” ifadesiyle nitelendiren Rodriguez, şunları söyledi: “Devrimci Hükümet, ABD Adalet Bakanlığı tarafından 20 Mayıs’ta açıklanan ve haftalardır propagandası yapılan, Küba Devrimi’nin lideri General Raul Castro Ruz’a yönelik alçakça suçlamayı en sert şekilde kınamaktadır. Bu asılsız suçlama, haksız ve soykırım niteliğindeki enerji ablukasını ve askeri saldırı tehditlerini içeren tek taraflı zorlayıcı tedbirleri ağırlaştırarak, asil Küba halkına yönelik uygulanan acımasız ve kolektif cezalandırmayı meşrulaştırma çabası içindeki Küba karşıtı odakların, düzmece bir anlatı inşa etmeye yönelik çaresiz girişimlerinin bir yenisidir.”
Rodriguez, Castro’ya “tam ve koşulsuz” destek verdiklerini vurgulayarak, “Küba, barışa olan bağlılığını ve Birleşmiş Milletler Şartı tarafından tanınan, devredilemez meşru müdafaa hakkını kullanma konusundaki kararlılığını bir kez daha teyit ediyor. Küba halkı, Vatanı ve Sosyalist Devrimi savunma konusundaki sarsılmaz kararlılığını, Küba Devrimi’nin lideri General Raul Castro Ruz’a olan tam, koşulsuz ve değişmez desteğini en güçlü ve en kararlı şekilde yeniden ilan ediyor.” açıklamasında bulundu.
KÜBA’DAN 1996’DA DÜŞÜRÜLEN BROTHERS TO THE RESCUE’YA AİT UÇAKLARLA İLGİLİ AÇIKLAMA
Prensa Latina’da yer alan habere göre Küba hükümeti, ABD Adalet Bakan Vekili Todd Blanche’nin, eski Küba lideri Raul Castro ve bazı yetkilileri, 1996’da “Brothers to the Rescue (Kurtarma Kardeşleri)” grubuna ait uçakların düşürülmesiyle bağlantılı suçlamalarla itham ettiğini açıklamasının ardından konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.
Küba hükümeti açıklamasında, “Daha önce, yerel saatle 10.15 ile 11.27 arasında aynı tipten üç uçağın daha Küba hava ve deniz sahasına girdiği bildirilmişti. O sırada Hava Kuvvetlerine ait bir uçak bölgeye sevk edilmiş ve korsan uçakların geri çekilmesi sağlanmıştır.” ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, Küba hükümetinin bu tür ihlallere artık müsamaha gösterilmeyeceği yönünde Washington’ı defalarca uyardığı belirtilerek, 24 Şubat 1996’daki olaydan önce de benzer ihlallerin birçok kez yaşandığı kaydedildi.
ABD’de konuşlu Küba karşıtı grupların hava sahası ihlallerinin Washington yönetimine bildirildiğini vurgulayan Havana yönetimi, yaşananların ciddiyeti ve olası sonuçları konusunda ABD makamlarının zamanında uyarıldığını savundu.
Küba hükümeti, olayın önüne geçebilmek amacıyla ülkenin sivil havacılık yetkililerinin ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) yöneticilerine iki kez resmi başvuruda bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Tüm uyarı mekanizmaları tüketildikten ve ABD’de faaliyet gösteren Küba kökenli terör örgütlerinin tekrarlanan saldırgan açıklama ve eylemleri karşısında, Küba hükümeti ülkenin egemenliğini ihlal eden ve vatandaşların hayatını tehlikeye atan uçuşlara son verme kararı aldı. Küba, bu olayda yaşanan can kayıpları nedeniyle üzüntüsünü dile getirdi. 1996’daki uçakların düşürülmesi keyfi bir saldırı değildi. Küba’nın egemenliğini korumak için alınmış bir güvenlik önlemiydi. ABD ise provokasyonları engellemedi ve hatta dolaylı şekilde destekledi.”
Küba yönetimi, uçakların düşürülmesinden önceki 20 ay içinde ABD’den gelen 25 hava unsurunun Küba hava sahasını ihlal ettiğini hatırlatarak, Washington’ın bu ihlallere kayıtsız kaldığını iddia etti.
CASTRO’YA SUÇLAMA
Blanche, Küba Bağımsızlık Günü kutlamaları çerçevesinde Florida eyaletinin Miami kentinde düzenlenen basın toplantısında konuşmuştu.
Küba’nın eski lideri Castro hakkında ABD Adalet Bakanlığının iddianame duyurusu yapan Blanche, “Bugün, Raul Castro ve diğer bazı kişileri 4 ABD vatandaşını öldürmek amacıyla komplo kurmakla suçlayan bir iddianameyi duyuruyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.
Blanche, Fidel Castro’nun kardeşi olan 94 yaşındaki Castro ve isimlerini belirtmediği bazı diğer kişilerin, Küba’nın 1996’da insani yardım grubu “Brothers to the Rescue’ya (Kurtarma Kardeşleri) ait uçakları düşürmesi ve başka suçlarla” itham edilmekte olduğunu söylemişti. >>>AA
