35 yıllık sektör tecrübesine sahip olan Çekiç, ihracatçıların tamamını kapsayan, daha rekabetçi ve katılımcı bir yapı hedeflediklerini belirtti.
Çekiç, birlik yönetiminde “ortak akıl” anlayışını ön plana çıkaracaklarını vurgulayarak, İMİB’in yalnızca belirli bir grubun değil, tüm ihracatçıların söz sahibi olduğu bir yapıya dönüştürüleceğini ifade etti.
Açıkladığı programda öne çıkan başlıklar arasında komite bazlı yönetim modeli dikkat çekti. Bu modelle, ihracat hacmine bakılmaksızın her ölçekteki firmanın karar alma süreçlerine dahil edilmesi planlanıyor.
Öte yandan, “Turkish Stone” markasının küresel pazarda yeniden konumlandırılması hedefleniyor. Türk doğal taşının yalnızca ham madde olarak değil, mimari ve tasarım odaklı “premium” bir ürün olarak öne çıkarılması amaçlanıyor.
Çekiç’in projeleri arasında yer alan “İhracat Akademisi” ile KOBİ’lere, kadın girişimcilere ve genç ihracatçılara yönelik eğitim ve dijitalleşme desteklerinin artırılması planlanıyor.
Maliyet baskısına da değinen Çekiç, enerji, lojistik ve işçilik giderlerini azaltmak amacıyla kamu kurumlarıyla iş birliği içinde stratejik adımlar atılacağını söyledi.
Çekiç, “Sektörün tamamını temsil eden, hızlı aksiyon alan ve dijital dönüşümü merkezine alan bir İMİB hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
