Keneden değil geç kalmaktan korkun
Türkiye’de ilk kene vakalarının 2002 yılında Tokat’ta görülmeye başladığını ve bugüne kadar birçok ilde can kayıplarına yol açtığını belirten Eroğlu, hastalığın insanlarda yüzde 5 oranında ölümle sonuçlandığını ifade etti. Kene kaynaklı ölümlerin önüne geçilebileceğini vurgulayan Eroğlu, “Kamuoyuna her zaman söylediğimiz bir söz var; keneden korkmayın, geç kalmaktan korkun. Gerekli bireysel, mekanik ve kimyasal önlemler alınırsa bu tehlikeyi en aza indirebiliriz” dedi.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin, “Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor. Havalar ısınmaya başladığı andan itibaren kasım ayına kadar devam ediyor” dedi.
Doğru bilinen yanlış virüsün yayılmasına yol açıyor
Kene ısırmalarında halk arasında doğru bilinen en büyük yanlışın “keneye dokunmadan hemen hastaneye gidilmesi” yönündeki inanış olduğunu belirten TVHB Başkanı Eroğlu, bu durumun hayati risk oluşturduğunu şu sözlerle açıkladı:
“Kene vücuda yapıştığı an hemen virüsü vermiyor. Yaklaşık 12 saat boyunca sadece kan emiyor, iyice şiştikten sonra etkeni vücuda salgılıyor. Biz kenenin vücuda ne zaman yapıştığını bilemeyiz. Bu yüzden keneyi görür görmez hemen müdahale edip çıkarmak gerekir. Ancak bunu kesinlikle çıplak elle yapmamalıyız. Bir poşet, eldiven ya da bez parçası yardımıyla keneyi ezmeden, dikkatlice çekip çıkarmalıyız.”
Açık renk kıyafet giyin ve çorapları pantolonun üzerine çekin
Özellikle kırsal alanlarda, tarla, bağ ve bahçe işleriyle uğraşanların alması gereken bireysel önlemlere değinen Eroğlu, hayati tavsiyelerde bulundu. Riskli alanlara giderken açık renkli ve uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Eroğlu, pantolon paçalarının mutlaka çorapların içine sokulmasını ve eve dönüldüğünde vücutta detaylı bir kene taraması yapılmasını önerdi.>>>İHA
