Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Süleyman Demirel, vefatının 11. yılında anıldı

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 9. Cumhurbaşkanı ve eski Başbakan Süleyman Demirel’i vefatının 11. yılında Isparta’nın İslamköy beldesindeki anıt mezarı başında andı. Anma programına partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 9. Cumhurbaşkanı ve eski

Demirel’in Türk siyasi hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Uysal, merhum liderin demokrasi, kalkınma ve millet iradesi mücadelesiyle hafızalarda yer edindiğini söyledi. Demirel’in hayatı boyunca çeşitli siyasi engellerle karşılaşmasına rağmen demokrasiye olan bağlılığından vazgeçmediğini ifade eden Uysal, onun Türkiye’nin demokratikleşme sürecine büyük katkılar sunduğunu dile getirdi. Anma programında, Demirel’in demokrasiye, özgürlüklere ve ekonomik kalkınmaya verdiği önem bir kez daha vurgulanırken, katılımcılar merhum devlet adamını rahmet ve minnetle andı.

“SÜLEYMAN DEMİREL’İN VEFATININ ÜZERİNDEN 11 YIL GEÇTİ”

Uysal, Demirel’in yalnızca siyasi başarılarıyla değil, halkın içinden gelen bir devlet adamı olarak da örnek bir isim olduğunu vurgulayarak, “Milletin dediği olur” anlayışının Demirel’in siyaset anlayışını özetlediğini kaydetti: “Dokuzuncu Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Süleyman Demirel’in vefatının üzerinden 11 yıl geçti. Bizlere bir siyasi deha ve devlet tecrübesinin çok ötesinde bir inancı ve mücadele azmini miras bırakan Merhum Genel Başkanımız Türkiye’nin demokrasi hikayesinin bir özetiydi. Ülkenin kalkınmasını, Milletin zenginliğini engellemek isteyen kim varsa önce onu hedef seçmişti. Hayatı boyunca yasaklara, tutuklamalara, darbelere maruz kaldı. Sadece bir iktisadi kalkınmayı değil içtihadi bir kalkınmayı da kendine dert etmişti. Milletin sesine kulak kabartmış, ‘Milletin dediği olur’ diyerek demokrasiye bakışını en veciz biçimde anlatmıştı. Ama bizlere bıraktığı asıl anlatı top yekün hayatıydı.”

“CUMHURİYET, ÇİMENTODUR, KİREMİTTİR, FABRİKADIR, YOLDUR, BARAJDIR, KALKINMADIR, REFAHTIR”

Cumhuriyetin sunduğu fırsat eşitliğinin Demirel’in hayatında somut karşılık bulduğunu belirten Uysal, merhum Cumhurbaşkanı’nın ülkenin kalkınması için gerçekleştirdiği yatırımlarla da iz bıraktığını söyledi: “Mücadelesini ve serüvenini şöyle izah ediyordu; ‘Biz henüz tanesi dolmadan kurumuş başakların arkasından geldik. Bu başaklar kurumamalıydı, ona su lazımdı. Bizim kavgamız; bozkırla yeşilin kavgasıydı.’ Kendisine bayrağı devreden Menderes’in, Bayar’ın fikrini sahiplenmiş, Cumhuriyetin demokrasi ile taçlanacağını bilerek mücadele etmişti. Cumhuriyet onun için fırsat eşitliği, fırsat eşitliğinin en büyük misali ise kendisiydi; Çoban Sülü Cumhuriyet sayesinde, Cumhuriyeti Türk Milletine hediye eden Mustafa Kemal Atatürk sayesinde Çankaya’ya çıkmıştı. Bugün Cumhuriyet’i kendi keyiflerinin, keyfiyetin ve sadece tek bir zümreye ait servetin önünde engel bilerek bir ‘karşıt’ ideoloji belleyenlere karşı, Türkiye için nasıl bir şans ve değer olduğu bilerek şöyle nitelemişti; ‘Cumhuriyet, çimentodur, kiremittir, fabrikadır, yoldur, barajdır, kalkınmadır, refahtır.’ Zira kendisine çimento kardıran, kiremit kavurtan, fabrika yaptıran, yol döktüren, baraj kurduran cumhuriyet ve cumhuriyetin değerleriydi. Cumhuriyet pekişmeliydi. Onu pekiştirecek olansa daha fazla demokrasi, daha fazla hürriyet ve daha fazla zenginlikti. Geldiği yeri, içinden çıktığı coğrafyayı ve şartları unutmayarak, kendi şartlarını değil o şartları iyileştirmekti derdi. Ekonomik büyüme diye dertlenen, yani sayısal bir kaç veri ile kendini eyleyen, Milletle eğlenenlere karşı ‘kalkınma’ diyerek politika üreten 9. Cumhurbaşkanımız o günden bugüne ne derece haklı olduğunu göstermişti.” >>>Ferhat YÜKSEL