Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yargıtay’dan milyonlarca işçiyi sevindiren tarihi yıllık izin kararı!

Milyonlarca işçi ve işvereni doğrudan ilgilendiren, çalışma hayatındaki yıllık izin hesaplamalarında ezber bozan emsal niteliğinde bir yargı kararına imza atıldı. Resmi Gazete’de yayımlanan Yargıtay kararına göre; yıllık izin hesaplamalarında hafta tatiline denk gelen günler, hiçbir şekilde yasal izin süresinden düşülemeyecek. Büyük önem taşıyan bu yeni karar, iş sözleşmesi sonlansa dahi geçmişte eksik hesaplanan tüm izin sürelerinin işçiye nakden ve ücret olarak geri ödenmesini yasal bir zorunluluk kılıyor.

Milyonlarca işçi ve işvereni doğrudan ilgilendiren, çalışma hayatındaki yıllık izin

BAKANLIK ÇALIŞANIN HAKKI İÇİN DEVREYE GİRDİ

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışanların yıllık ücretli izin haklarını kullanırken yapılan yaygın hesaplama hatalarına dair tarihi bir adım attı. 9 Haziran tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan bu son karar, yıllık izin günleri ile hafta tatillerinin iç içe geçirilerek eritilmesi uygulamasını kesin olarak yasaya aykırı buldu. SGK uzmanı İsa Karakaş’ın köşesinde aktardığı detaylara göre hukuki süreç; bir işçinin açtığı alacak davası ve hemen ardından Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusu yapmasıyla Yargıtay gündemine resmen taşındı.

YEREL MAHKEMENİN İZİN HESAPLAMASI HATALI BULUNDU

Davanın arka planındaki süreç, bir işçinin üç farklı dönemde çalıştığı şirkette kendisine yıllık izin hakkının kullandırılmadığını ve iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsili talebiyle İş Mahkemesinde dava açmasıyla başladı. Davalı konumundaki işveren ise mahkemede kendisini savunarak, işçinin istifa ettiğini ve şirketten herhangi bir yıllık izin alacağı bulunmadığını iddia edip davanın tümden reddini talep etti. Dosyayı titizlikle inceleyen yerel mahkeme, işverenin istifa iddiasını destekleyen herhangi bir resmi belge bulunmadığını tespit etti. Ancak yıllık izin alacağı konusunda, dosyadaki belgelere dayanarak işçinin toplam 24 gün izin kullandığını ve bakiye bir alacağı kalmadığını belirterek davanın yalnızca kısmen kabulüne karar verdi.

İlk derece mahkemesinin miktar itibarıyla kesin olarak verdiği bu karara karşı mevzuat gereği doğrudan istinaf yolu kapalı olduğu için, çalışan haklarının korunması adına devreye Adalet Bakanlığı girdi.

ADALET BAKANLIĞI KANUN YARARINA TEMYİZ İSTEDİ

Adalet Bakanlığı, yerel mahkemenin verdiği bu kararda açık bir yasa ihlali ve usul hatası yapıldığını tespit ederek dosyayı “Kanun Yararına Temyiz” yetkisi kapsamında en üst yargı merci olan Yargıtay’a taşıdı.

Bakanlığın mahkeme kararına karşı sunduğu itiraz gerekçelerinde; işçinin hizmet süresine göre yasal izin hakkının 24 gün değil aslında 28 gün olduğu, işçinin izinli olduğu günlere rastlayan hafta tatillerinin (pazar günleri) yıllık izin süresinden düşülmesinin mevcut iş mevzuatına tamamen aykırı olduğu açıkça belirtildi.

YARGITAY YILLIK İZNİN ALTIN ESASLARINI HATIRLATTI

Önündeki dosyayı derinlemesine inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma hayatındaki izin kullanımı ve hukuki ispat yükümlülüklerine dair şu temel yasal kuralların altını çok net bir şekilde çizdi:

  • İspat Yükü İşverendedir: İşçinin yıllık izin kullandığını işveren; imzalı izin defteri veya eş değer hukuki bir belge ile kanıtlamakla yükümlüdür.

  • Sözleşme Bitiminde Ücrete Dönüşür: İş sözleşmesi hangi nedenle sona ererse ersin, kullanılmayan izinlerin ücreti son brüt maaş üzerinden nakden ödenmelidir.

  • Kanun Maddesi Açıktır: İş Kanunu’nun 56/5 maddesi uyarınca; yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

HAFTA TATİLİ İZİN SÜRESİNE DAHİL EDİLEMEZ

Önündeki somut olayı bu yasal kurallar çerçevesinde inceleyen Yargıtay, davacı işçinin kâğıt üzerinde toplam 28 gün izinli gösterildiğini ancak bu izin süresinin içerisine tam 4 gün hafta tatilinin (pazar günü) denk geldiğini tek tek belirledi. Yargıtay, hafta tatilinin işçinin anayasal ve yasal hakkı olduğunu, bu nedenle yıllık izin süresiyle iç içe geçirilemeyeceğini kesin bir dille hükme bağladı.

Bu doğrultuda işçinin 4 günlük yıllık izin hakkının daha saklı bulunduğu ve bu sürenin brüt ücretinin işçiye ödenmesi gerektiği belirtilerek, İş Mahkemesinin vermiş olduğu hatalı karar oy birliğiyle kanun yararına bozuldu. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bu yeni kararla birlikte, şirketlerin insan kaynakları departmanlarının izin hesaplamalarında pazar günlerini ve tüm resmi tatilleri yıllık izin süresinden tamamen ayrı tutması artık yasal bir zorunluluk haline geldi. >>>ŞAHAN KARTAL