
Bu yazımızda bir fotoğraf kullanarak başlayalım.
Hafta içinde medyada bir fotoğraf vardı. Küçük bir kız baretli ve yağmurluğu olan maden işçisi babasının ayaklarına sarılıyordu.
– Hadi Baba ıslandın eve gidelim artık.
– Yağmur değil yavrum. Yüreğimiz ıslandı.
– Özledik hadi baba eve gidelim…
– Az kaldı kızım az kaldı. Ben sizin için geleceğin için buradayım
– Ama ben anladım Baba. Ben sen gibi işçi olmayacağım. Okuyup zengin olacağım.
– İnşallah evladım inşallah…
Madenci Baba ile küçük kız arasında böyle bir konuşma geçti mi geçmedi mi bilmiyorum
Ben bu fotoğrafı kendimce dillendirmeye çalıştım.
AÇIZ EYLEMİ
Eskişehirli maden işçileri tam 17 gündür eylem yaptılar.
Soyundular ‘Açız’ diye haykırdılar.
6 aydır alamadıkları maaş ve tazminatlarını almak adına meydanlara çıktılar.
Şöyle kendinizi o işçilerin yerine koyun.
En zor şartlarda çalışıyorsun ve yaklaşık 200 gün elinize para geçmiyor.
Mutfak tam takır kuru bakır.
Kiralar birikmiş borçlar dağ gibi olmuş. Eş dostta yok olan da zaten ya altın ya da dolar veriyor.
Borç ödemesi yüzde 20/30 fazla oluyor. Yani sizin maaşın birisi faize uçtu.
İşte bu işçiler canlarını dişlerine takarak Ankara’ya kadar yürüdüler.
“Duyun sesimizi” dediler.
Kar yağmur demeden eylemlerini sürdürdü.
Burada birçoğu onlar gibi emekçi çocuğu olan polisler karşılarına çıktı.
Polis güvenlik adına siber gazı sıktı.
Cop kullandı.
Bir polisin bunu yaparken gözyaşlarını tutamadığını görüyorduk.
O polis de biliyordu ki bu cop vurduğu, biber gazı sıktığı maden işçisi doğup büyüdüğü köyünden de olabilirdi.
Belki amcası da olurdu, dayısı da olabilirdi.
O polise amirleri öyle emir vermişti.
Emir büyük yerden geliyordu. Ve görev de kutsaldı. Hak arayan işçi dövülmeli ki sermaye savunulmalı.
Sonuçta ‘Hak verilmez alınır’ sözü gerçekleşti. Madencilerin eylemi olumlu sonuçlandı.
Sendika ve ilgili bakanlık yetkilileri ile patron masaya oturdu.
Ödemelerin bir kısmı yapıldı.
Kazasız şükür ki bir eylem sona erdi.
1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI
Şimdiden tüm emekçilerimizin bu mücadele ve dayanışma gününü kutluyorum.
Bu fotoğrafa çok dikkatli bakarak emek sermaye çelişkisini görelim. Emeğin en yüce değer olduğunu da anlayalım.
1 Mayıs sebebiyle ilgilisinden ilgisizine kadar yerel ve genel anlamda bir sürü mesaj ve açıklama yayınlanacak.
Emekçilerin çok az kısmı
“Yaşasın 1 Mayıs” sesleri göğe yükselecek.
Nazım Hikmet’in sözü ile noktayı koyalım:
“Yaşamak
şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi meselâ,
yani,
yaşamanın dışında ve ötesinde
hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı
ciddiye alacaksın…”
Mutlu aydınlık yarınlara…

YORUMLAR