KAZANMA HIRSIYLA YAKLAŞIK ÜÇ EV FİYATINDA BİR SERVET YOK OLDU
Yaşadığı zorlu süreci ve içine düştüğü büyük çıkmazı samimiyetle anlatan E.E, sanal spor bahisleri yüzünden tüm birikimlerini nasıl kaybettiğini gözler önüne serdi. Kumarı her zaman ekonomik sıkıntılardan bir kurtuluş çaresi olarak gördüğünü belirten E.E, “Ekonomik anlamda zayıfladığımı düşündüğümde kumarın bunu iyileştireceğini zannettim ve hep kazanma hırsıyla hareket ettim. Bu süreçte yaklaşık üç ev fiyatında büyük bir maddi kaybım söz konusu oldu. Her seferinde ailem beni düştüğüm yerden toparladı, yeniden oynamayacağıma dair sözler verdim ama bu lanet bağımlılık yüzünden sözümü tutamadım” diyerek yaşadığı derin pişmanlığı dile getirdi.
YEDAMA ADIM ATTIĞIM ANDAN İTİBAREN YENİDEN DOĞDUM
Sekiz ay önce yaşadığı son büyük maddi çöküşün ardından hayatını ilk kez ciddi şekilde sorgulayan E.E, son çare olarak YEDAM’a başvuruda bulundu. Merkezdeki uzmanların desteğiyle sanal kumardan tamamen uzaklaştığını ve artık hiçbir sapma yaşamadığını ifade eden E.E, “Dürüst şekilde sürecimi anlattım ve bana inanılmaz bir destek sağladılar. YEDAM’a geldiğim andan itibaren kendimi adeta yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Kendime bu hayatta verdiğim en güzel şans buydu” diyerek mutluluğunu paylaştı.
BAĞIMLILIK BİR İRADE SORUNU DEĞİL BİR BEYİN HASTALIĞIDIR
Süreç hakkında önemli bilimsel bilgiler paylaşan Klinik Psikolog Hikmet Mengi ise bağımlılığın kesinlikle bir irade meselesi olmadığını, tıbbi bir beyin hastalığı olduğunu vurguladı. Merkeze başvuran pek çok danışanın bu durumu bir irade zayıflığı olarak görerek suçluluk psikolojisiyle geldiğine dikkat çeken Mengi, “Bağımlılık aynı zamanda sinsi bir bahane hastalığıdır. Kişinin oynamaya devam etmek için her zaman kendince pek çok sebebi vardır. Biz uzmanlar olarak aslında bu bahanelerin hepsini birer birer danışanlarımızla birlikte masaya yatırıp yok ediyoruz” diyerek YEDAM’ın tedavi başarısının sırrını açıkladı.>>>AA
