Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Akar
İsmail Akar

BU SON OLSUN

 

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen saldırı sonrası okulların güvenliği meselesini de yeniden gündeme getirdi.

Ülkemizi yasa boğan olayları kısaca hatırlayalım:

Şanlıurfa’da, okulun eski öğrencisi olduğu öğrenilen 19 yaşındaki saldırgan Ömer Ket, pompalı tüfekle 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis, 1 kantin işletmecisi olmak üzere 16 kişiyi yaralayarak kendi yaşamına son verdi.

Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıda ise, 14 yaşında bir öğrenci, 1’i öğretmen 8’i öğrenci olmak üzere 9 kişinin ölümüne sebep oldu. Daha sonra kendisini hedef alan öğrenci, yaşamına son verdi.

OKULLARDA ACİL DURUM

okullarda 2026 yılının ilk 4 ayı içerisinde 16 şiddet ve silahlı saldırı olayı yaşandı.

2023 yılının eylül ayından bu yana 6 öğretmen, 10 öğrenci, 2 okul çalışanı ve 1 veli öldürüldü.

Mesleki Eğitim Merkezlerinde (MESEM) çalışırken ölen ise 18 öğrencimiz var. Milli Eğitimde 16 yıldır üst düzeyde ve sonrasında 2 yıldır bakanlık yapan Yusuf Tekin döneminde okullar da 37 kişi hayatını kaybetti.

Burada liyakati de hatırlamak lazım.

Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu kim biliyor musunuz?

Karaman’daki Ensar Vakfı’na bağlı yurtlarda 45 çocuğa tecavüz edilmesi olayında hakkında soruşturma açılan ve sonra İl Milli Eğitim Müdürü yapılarak ödüllendirilen kişi.

Yönetici ve idareci, iktidarın arka bahçesinden derlenirse, onların başarısı bilgi beceri ve aldıkları puan dışında Milli Eğitim adına işadamları ve velilerden en fazla bağış alan kişiler el üstünde tutulursa sonuç olumlu mu olur?

Bu iki olay kafası bozulan iki çocuğun yaptığı eylem olarak görülemez.

Toplumsal bir yaranın gün çıkmasıdır bu yaşananlar.

EĞİTİMİ ISKALAMAK

Önce Eğitim ve öğretimin anlamını verelim.

Eğitim, bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bilgi, beceri, değer ve tutumlar kazanarak davranışlarında kasıtlı ve istendik değişimler meydana getirme sürecidir. Okul gibi yapılandırılmış ortamlarda veya günlük yaşamda gerçekleşebilen bu süreç, bireyin hem kişisel gelişimini sağlar hem de toplumsal uyumuna katkıda bulunur

Öğretim: Daha kısa süreli, okul içi, akademik bilgi ve beceri kazandırma odaklıdır.

Bakanlık, müdürlük, okul, öğretmen veli ve öğrenci herkesin bu eğitim ve öğretimde payı ve rolü vardır.

Eğer siz eğitimi ıskalarsanız toplumda böylesi yaralar açılır.

Eğitilmiş toplumlarda bir emniyet mensubu evinde bu kadar (5 adet) silah bulundurmaz.

Eğitilmiş bir ailede çocuğun sosyal medyası kontrol edilir ve ABD de çocukları katleden katilin profil fotoğrafı görülür o çocuk derhal tedavi altına alınır.

Eğitilmiş toplumlarda müdür yapılacak kişiler iktidarın arka bahçesinden toplanmaz.

Liyakat esastır. Bilgi birikim esastır.

Eğitilmiş toplumlarda çocuklar şiddete yönelmez. Öfke, dışlanmışlık, değersizlik hissi ya da bastırılmış travmalar yaşamaz.

Aileler çoğu zaman “bizim çocuk yapmaz” diyemez.

Bugün birçok çocuk evde yalnız büyüyor; fiziksel olarak aile var ama psikolojik olarak ne yazık ki yok. Bakın çevrenize kalabalık ailelerde büyüyen ebeveynlerin gözetip kolladığı çocuklar daha başarılı hayatta.

NELER YAPILMALI?

Bunları yaşamamak adına neler yapılmalı?

İşte burada herkese çok büyük görevler düşüyor.

Sanal medya üzerinden yapılan tehditler tespit edilmeli ve bölgedeki güvenlik birimleri harekete geçirilmelidir.

Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir.

Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir.

Okul polisi uygulaması yaygınlaştırılmalıdır.

Her okula rehber öğretmen normu verilmeli, okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır. Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır.

Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır.

İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir.

Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir.

Yazımıza eğitim ve adaletin önemini kayda alarak bitirelim.

Bir toplumda adalet bozulursa, toplumsal güven sarsılır, huzur ve refah azalır, devlete olan inanç zayıflar ve bireyler kendi haklarını aramaya çalışırken kaotik bir ortam oluşur. Suç oranları artar, kayırmacılık ve liyakatsizlik yaygınlaşır, insanların adalet mekanizmasına güveni kaybolur ve toplumsal barış ciddi bir tehdit altına girer.

Eğer bir toplumda eğitim bozulduğunda; eleştirel düşünme yeteneği kaybolur, ekonomik kalkınma durur, suç oranları artar ve toplumsal huzur bozulur. Ezberci ve niteliksiz eğitim, yaratıcılığı öldürerek bilimsel gerilemeye ve yoksulluğun artmasına yol açar. Ne yazık ki kültürel yozlaşma, adaletsizlik ve toplumsal bölünme kaçınılmaz olur.

Mutlu ve aydınlık yarınlara…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER